Ağustos ayına da, el salladık geçtiğimiz Cumartesi.
Dün Sonbahar’ın ilk günüydü, bugün ikincisi.
Kendi gitti ama ,devam eden sıcağı ile böcekleri kaldı Ağustos ‘un.
Vızır vızır sazını çalan garipler soğuklar gelince fıkradaki gibi soluğu kışlık hazırlığı yapanların kapılarını çalacaklar.
Bugün yılın kalan son dört ayının yani sonbaharın 2. günü..!
Deniz ve tatil düşünenler benim gibi tam bu ayda çıkmalı izne.
Çünkü her yer Sakin ve asude..!
Sonrasında Ekim, Kasım ayları Sonbahar’ın sonu , ardından Aralık ayında gelsin kış..!
Kış istesek de istemesek de nasılsa gelecek ama,
İçinde dün Pazar günü anılan 1 Eylül Dünya barış günü bulunan,
Eylül ayında , Dünya’ya Barış’ın gelmesi öyle pek beklenen bir şey değil..!
Okyanus ötesinden Trump adında birinin atıp tuttuğu salvolar,
Dünya da her yerde Trampetlerin çalınmasına , gürültüye neden oluyor..!
Geldi geçti ama , özel günlerin neden , nasıl ortaya çıktığını merak ederim.
Sizlerle de paylaşmak istedim.
1 eylül. ,tarihte takvimlerde “dünya barış günü” olarak not düşülmüş.
İlki 1914-18 yılları arasında 4 yıl süren ve yanıp yıkılmış acı dolu dünya bırakan 1. Dünya savaşından tam 25 yıl sonra bundan ders alınmamış gibi,
İkinci Dünya Savaşı 1 Eylül 1939 günü bundan tam 80 yıl önce Nazilerin Polonya'yı işgaliyle başladı.
Ardında 52 milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bıraktı 1. Dünya savaşı gibi.
Tam 5 yılı aşkın devam eden anlamsız savaş , 1945'de son bulduğunda ilkinden daha fazla ve 6 yıl sürmüştü.
İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesini bugün bir daha hatırlamak gerekir.
“Barış istiyorsanız her an savaşa hazır olmalısınız” demişti ulu önder ve devam ederek, “ gerek olmadıkça savaş bir cinayettir “ .
Barış gününde ne değişti dünyada..?
Koca bir hiç.
Çıkarlar ve vahşi ekonomik ilişkilerin devletlerarası ilişkilerde koz olarak kullanıldığı günümüzde, barış sadece bir gün ..o da bugün olarak anılıp geçecek.
Tıpkı diğer günlük kutlamaların yapıldığı ütopya günleri gibi.
Dünyada kalıcı bir barışın olması asla mümkün değildir olmayacaktır.
Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında beş devletin tüm dünyaya hükmetmesi barış’ın önünde engeldir.
Objektif olamayan dünya devletleri, kararlarını ekonomik çıkarlar gözetilerek verdikleri sürece barış bir hayaldir.
Bırakın barış’ı , insan ölümlerinin acımasızlığına suskun kalan kimi ülkeler aslında insanlıklarını yitirmişlerdir.
İşte onun için dünya 5 den büyüktür.
Filistin’e ayrı , İsrail’e ayrı gözlüklerle bakan ve mazlumu haksız , diğerini haklı bulan bir dünya adaleti barışı sağlamaktan uzaktır.
Çünkü,
BİR YANLIŞI TEKRAR EDİP DURUYORSANIZ ,
ARTIK O BİR YANLIŞ DEĞİL , SİZİN KARARINIZDIR. ,
Birileri kendi parasını , kendisi için harcarken ,
alacakları şeyin hem fiyatını hem de kalitesini araştırır,
Başkasının parasıyla kendine bir şey alacaksa, fiyatını değil sadece kalitesine bakar,
kendinin parasıyla başkasına , bir şey alacaksa, kalitesine değil sadece fiyatına bakar,
Birilerine başkasının parasıyla , başkalarına bir şey alacaksa,
ne fiyatına ne de kalitesine , hiçbir şeyine bakmaz.
İnsanoğlu işte böyle insanlıktan çıkar.
Bugün de yaşanan işte budur..!
****
Aydın da yazdığım yazılarda değindiğim konularda , herkesin kapı arkasında konuştuğu gibi hala bir yönetim krizi maalesef hala devam etmektedir.
Bu çok acı ve düşündürücüdür.
ADÜ ‘ den emekli bir Profesör dostum beraber olduğumuz bir sempozyumda bu yönetim dağınıklığını kast ederek kulağıma eğilip ,
-“ Aydın’dan , Aydınlılardan ne bir yay olur ne de ok “ dediğini hiç unutmam..!
Ne demek istediğini kibarca düzelterek yazdım ,ama anladınız siz onu..!
O an şaşırmış, ve ilkeli bir Aydın Sevdalısı olarak,
“neden öyle düşündünüz hocam “ dedim kısık bir sesle..!
Cevap vermedi başını salladı.
-“anlarsın “ der gibi..!
Ne dediğini şimdi anlar gibiyim.
Meğer ben giderken , o geri dönüyormuş, aynı yolda..!
Aydın’ın fiziki haritasına bir bakın..!
Sizce Aydın il sınırları Türkiye ‘ye ana karaya , Trakya bölümü hariç Anadolu’ya benzemiyor mu..?
Türkiye’nin gündemi neyse, bizde de aynısı.
Enerjimizi , projemizi Aydın için harcayacağımıza , patinaj yapıp avara kasnak , boşuna dönüyoruz.
Tüm sorun , kişisel ve siyasi kaygıları temsil ettiğimiz makamlardan uzak tutamamak..!
Kişisel hırs ve tutumlarımızı ,işimize yansıtmak..!
Kısacası hep yazdığım gibi,
Büyükşehirde küçük düşünmek..!
Büyük olamamışız demek..!
***
Kuşadası Caferli köyü, yeni söylemle mahallesi boyuna posuna bakmadan iki gün şenlik düzenliyor her eylül ayında.
Gazetemiz erken baskıya gireceğinden daha sonra paylaşmak istiyorum.
Kuşadası Caferli köyü güzelleştirme ve dayanışma derneği ve özellikle bu köy’e yıllar önce yerleşen Sevgili nazlı deniz Kuruoğlu tarafından düzenlenen ve Belediyelerinde destek olduğu 4 . Güz şenliği, 14-15 Eylül 2019 tarihinde köy de yapılacak .Bundan öncekilerini izlediğim Festival şirin ve küçük yörük köyü olan Caferli’ye güzel bir 2 gün yaşatıyor.
Kuşadası ve Söke Belediyeleri,Tema, Kuşadası Ticaret odası,Kuşadası esnaf Sanakkarlar odası ile Caferli köy derneği işbirliği ile güzel bir Sivil toplum birlikteliği sağlanmış.
Sevgili Nazlı Deniz Kuruoğlu , Sivil toplum kuruluşu olarak bu etkinliğe büyük emek veren bir köy sevdalısı.
İstanbul’daki hayatını buraya taşıyan Nazlı hanımı bürokrat olarak görev yaptığım 1990 lardan bu yana tanırım.
33 yıl önce Türkiye güzeli ardından Avrupa güzeli seçilen Nazlı hanım , İstanbul’u terk edip, Aydın’a Caferli köyüne yerleşmeye karar veriri.
İnşa edeceği köy evinin işlemleri için yasal prosedürlerin ardından köyün havadar bir tepesinde butik pansiyonunu inşa ettikten sonra artık Aydın’lı oldu.
Güzel bir çevresi , İstanbul’dan yakın dostları ile köye tek başına çok şey kazandırıp, imajını değiştirdi.
Tabii bu işleri yürütürken , karşısına hem de köyden ve köylülerden çıkan engelleri , ve olumsuzlukları traji komik olayları biliyorum.
Buna rağmen pes etmeden ,çektiği acılardan sonra , artık köy onu , o da zaten çok önce köylüleri benimsedi.
İlimizin kültür elçisi oldu.
ADÜ deki emekli hocamızın dediği geldi aklıma.
-“ Aydın’dan , Aydınlılardan ne bir yay olur, ne de ok “
Oluyormuş be hocam…!
Her ne kadar Aydın ‘lı olmasa da,
İşte örneği , Nazlı hanım’ın çabası.
Sabretti, yılmadı,sonunda köy şenliği düzenledi.
Çevreden yüzlerce kişiyi küçücük köyde ağırlamayı başardı.
Demek ki, istemek , ilk yenilgide pes etmemek ,
Başarının sırrıymış demek..!
***
Eylül ayı bir anlamda Aydın ve Egenin en kutlu ayıdır.
97 yıl önce düşmandan ,Yerel kurtuluş günüdür.
Bu hafta sonunda Cumartesi günü 7 Eylül’ü kutlayacağız.
Efelerimizin , Kuvvayi Milliye ruhunun 1919-1922 arasında 3,5 yıl süren Yunan ,işgaline karşı hiçlik ve yokluktan diriliş günüdür.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Ağustos ta başlattığı harekatla sırasıyla 5 Eylül de Nazilli, 7 Eylül de Aydın ,9 Eylül de İzmir , Ege’nin yeniden doğuşunun yıldönümüdür.
Geçtiğimiz 30 Ağustos törenleri gibi sönük geçmemesi için en görkemli kutlamalara hazırlanılmalıdır.
Kutlamaların tören ve eğlence faslına bir şey dediğimiz yok , ama gelecek nesillere bugünün anlam ve önemini anlatacak toplantı, konferans ve sempozyumla taçlandırılmalı, yerel tarih gençlerimize anlatılmalıdır.
Yaklaşık 3 yıl sonra 2022 de 7 Eylül’ün 100. Yıldönünümüdür.
100. yılında “Dalya “ diyeceğimiz o günde hatıra pulu ve parası basılıp, mutlaka bir kurtuluş günü anısına belgesel çekilmeli, tarihi fotoğrafların yer aldığı albümler basılarak yayınlanmalı özellikle AYDIN MİLLİ MÜCADELE MÜZESİ açılmalıdır.
Başta yerel yönetimler olmak üzere , bu projenin gerçekleştirilmesi ,bu kente olan borçlarıdır.
*******
Bugün aynı zamanda yeni Adli yılı açılışı günü.
Toplu tatil yapan Adliye için yeni yasamanın ilk günü.
Aydın barosu bugün saat 10.30 da Valilik önünde koyacağı Çelenk ve tören ile tüm yargı çevresini ve protokolünü ağırlayacak.
Tören de bu yıl da baro başkanı sevgili Gökhan Bozkurt kardeşimin konuşmasını dinlemek üzere Valilik önündeki törende olacağım.
Yeni adli yıl açılışı nedeniyle , tüm Hukukçu camiasını kutluyorum.
Haftanızın iyi geçmesi dileklerimle.
SÖZÜN ÖZÜ :
YANLIŞI CAHİLLE , YALANI YALANCI İLE TARTIŞMA
ÇÜNKÜ CAHİLE DOĞRUYU , YALANCIYA GERÇEĞİ ,ANLATAMAZSIN.
MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
P.K:110 EFELER – AYDIN
GSM : 0.532.3722627