Köyde dedikodudan bıkan bir adam,köyün dışındaki çeşmenin yakınına çadır kurarak orada yaşamaya başlar. Adamçadırda yaşamaya başladıktan birkaç gün sonra her halinden tüccar olduğu belliolan bir atlı çeşmenin başına gelir. Atını sular, kendi eli-yüzünü yıkayarakserinler. Oradan ayrılırken bir kese altınını çeşmenin başında unutur. Daha sonra gelen diğer bir atlı bu keseyialarak yoluna devam eder. Köy köy dolaşarak mangal kömürü satan bir başka atlıelinin yüzünün karasını temizlemek için çeşmeye geldiği sırada altın kesesiniçeşmenin başında unuttuğunu fark eden tüccar oraya geri döner. Tüccar, mangalkömürcüye altın kesesini görüp görmediğini sorar. İşi biraz daha ileri götürüpmangal kömürcüyü suçlayınca olay kavgaya varır. Kavga sonucunda tüccar, kömürcüyükatleder.
Çeşme yakınında çadırda yaşamayabaşlayan adam olayı görünce şoka girer. Bu arada kavga haberini duyan köylüoraya yığılır. Çadırda oturan adam üzerindeki şaşkınlığı attıktan sonrayakınındaki köylüsüne:
-Degidedeh! Biz dedikodudan kaçtıkburaya, burada başımıza gelene bak der.
-Eee! Yağmurdan kaçan doluyatutulur biraderim!
-Allah’ın işine bak ya, kömürcüadamın bir suçu yoktu, yazık oldu adamcağıza, tüccar da öfkesine yenildi.Altını alıp gideni bulacaksın asıl.
-Öyle deme, kömürcü adamın babasıtüccarın babasını katletmişti zamanında, tüccarın dedesi de hani altını alıpgiden adam vardı ya onun dedesinin altınını çalmıştı. Etme bulma dünyası, budünya. Dedenin hesabını torun verir.