Hükümet yetkilileri, Türkiye’nin ihracatının arttığını, şimdilik 150 milyar dolar civarında olan ihracatın 2023’de 500 milyar dolar seviyesine ulaşacağını övgüler düşerek anlatıyor.Oysa bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. Günümüz ihracat rakamlarında bir sorun yok. Ama Türkiye’deki sanayinin çarkları ithalatla dönüyor. Bu konuya fazla değinen yok. Eğer Türkiye yılda 250 milyar dolar civarında ithalat yapıyorsa, bu konu etraflıca tartışılmalı. Çünkü Türkiye ekonomisi böyle bir dış ticaret açığını kaldırması kolay değildir.Çünkü Türk Sanayisinin çarkları ithalata bağımlılığı kıramadı. Yani Türkiye ithalat yapamazsa ihracat yapamıyor.Türkiye 2016’da toplam 36 milyar dolardan fazla dış ticaret açığı vermemiştir.

Bu açığı, TUİK verilerine göre dış ticaret açığını yüzde 45.29 ile sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler yaratmıştır. Çünkü bu işletmeler, yukarıdaki satırlarda ifade ettiğim gibi ithalat yapmadan ihracat yapamıyorlar. Uzmanların açıklamalarına göre, ihracat yapılan malların yüzde 67 civarında ithal malları oluşturuyor. Bu mallar yarı mamul ara malı olarak ülkemize girmektedir.Bu sistemin mucidi Kemal Derviş’tir. O gün bugün yüksek cari açık veren bu sistemden ülkemiz kurtulamamıştır.Elimdeki TUİK verilerine göre Dış ticaret performansında 2016 görünümü şöyle; “2016 toplam 56.12 dolarlık dış ticaret açığının 25.42 milyar dolar ile yüzde 45.29’unu sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler yarattı.250 ve daha fazla çalışanı bulunan sanayi devlerinin yarattığı dış ticaret açığı 25,51 milyar dolar ile sanayici girişimlerin toplamının da üzerine çıktı.Sanayi devlerinin toplam dış ticaret açığındaki payı yüzde 45.45’i buldu.Çalışan sayısı 50-249 arasında olan orta ölçekli sanayi girişimleri de 1.91 milyar dolar dış ticaret açığı yarattı. Bunun toplam dış ticaret açığındaki payı yüzde 3.40 ile sanayi devlerine göre önemsiz sayılacak boyutta.1-9 çalışanı bulunan küçük ölçekli sanayi girişimleriyle çalışan sayısı 10.49 olan küçük ölçekli sanayi işletmeleri ise orta ve büyük sanayi girişimlerinin tersine dış ticaret fazlası verdi.

Küçük ölçekli sanayi girişimleri, toplam dış ticaret açığının yüzde 3.56 kadar dış ticaret fazlası verdi.Orta, küçük sanayi girişimlerinin toplam ihracattaki payı, ithalattaki paylardan daha yüksek oldu. Buna karşın sadece sanayi devletinin ithalattaki payı, ihracattaki payların üzerine çıktı. Sanayi devlerinin ihracattaki payları yüzde 39.14 ile bunun 2.49 puan üzerine çıktı. Buna bağlı olarak sanayi ihracatın ithalatı karşılama oranı en düşük grupta yüzde 67.18 ile sanayi devleri oldu.Buna karşın ihracatın ithalatı karşılama oranı küçük ölçekli sanayi girişimlerinde yüzde 124.21, mikro işletmelerde ise yüzde 109.95 oldu.Sanayi girişimlerinin ticaret dengelerine ürün gruplarına göre baktığımızda dış açıkta yatırım mallarının payının düşük olduğu, asıl açığın hammaddede aramalı ve tüketim mallarında ortaya çıktığı görülüyor.Bu veriler, ekonomi ve sanayideki yapısal ve çok ciddi bir sorunu ortaya koyuyor. Sanayi, işletmelerimiz üretimlerini sürdürebilmek için yaptığı ihracattan daha fazla ithalat yapmak zorunda kalıyor.Bu konuyu işaret ederken şaka yaptığımı sanmayın.

Çünkü Türkiye’deki büyük ölçekli işletmeler ihracattan çok ithalat yapıyor. 15 yıldır bir türlü yakamızı koparamadığımız cari açık da bu düzensiz ortamdan kaynaklanıyor.Konuyu biraz daha açayım: Mesela bir işletme düşünün ve bu işletme, bir yıl içinde 100 milyar lire mal satıyor, ama sattığından fazla mal alıyor. Ama yeni yılda borçlanarak yoluna devam etmek zorunda kalıyor. Yaratılan cari açık da başlı başına bir sorun oluyor.TUİK’in resmi verilerinde görüldüğü gibi ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 67.18. Bu konuyu da biraz açayım: “Türkiye’nin yaptığı ihracat mallarının yüzde 67.18’i ithalat yolu ile ülkemize giren mallardır. Yani bu mallar Türkiye’de üretilmemiş yarı mamul ithalat aracılığıyla ülkemize dışarıdan giren mallardır. Türkiye’de sanayinin çarkları ithalatla dönüyor. İthalat yapamazsa ihracat yapma şansımız hemen hemen hiç yok.Yine TUİK’in verilerine göre, çarpıcı iki çelişkiyle karşı karşıyayız. Birincisi dış ticaret açığının çok büyük bölümünü ticaret ve diğer sektörlerde faaliyet gösteren girişimler değil, bizzat sanayi girişimleri yaratıyor.İkincisi sanayi devleri, sanayi girişimlerinin yarattığı dış ticaret açığının toplamından bile fazla dış ticaret açığı yaratıyor.

Ülkemizde enflasyonun bir türlü düşmemesinin nedeni de budur.

Aynı zamanda açıkları kapatma uğruna ülke sürekli borçlanıyor. Artı cari açığın birinci nedeni de dış ticaret açığıdır. 15 yıldır ülkenin değişmeyen ekonomik modeli maalesef budur.”

Son söz: Üretmeyen bir ülkenin tüketme hakkı yoktur.