Dünyaca ünlü yatırımcı Jim Rogers, bir kahin mi, nedir bilinmez, aklını mı yemiş ne? Batı sisteminin bir iki yıl içinde iflas edeceğini yani batacağını söylüyor.
Bu yüzden Rogers, bütün yatırımını, güvenli ekonomi olarak gördüğü Çin’e taşıdı. Çocukları Çince öğreniyor. Bundan sonraki yaşamlarını Çin’de sürdürecekler.
Yalnız yatırımcı Rogers’in öngörüleri yabana atılacak cinsten değil. Ona göre dünya ülkeleri korkunç derece borçlanmışlar ve bu borçların altından kolay kolay kalkamayacağını iddia ediyor.
Rogers, en iyi durumda olan Çin’in bile bir miktar borcu olduğunu söylüyor. Ama dünyada en üretken ülkenin Çin olduğunu da iddia ediyor.
İpek yolu tamamlandığında Çin ürettiği ürünlerle Avrupa pazarını eline geçirecek. İpek yolunun bir güzergahı Türkiye’den geçecek ve Almanya ve İngiltere’ye kadar uzanacak.
Yani bu ne demek? Yeni gelişmeler karşısında dünyadaki cazibe merkezi, Altındakinden Pasifik okyanusuna dönecek.
Bu gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkiler? İlk önce Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu duruma bakalım. ABD, Suriye olayı ile Türkiye’yi kanlı bir planın içine sürükleyiverdi. Bu plandan Türkiye çok büyük zarar gördü. Sözde Cuma namazını Şam’da kılacaktık. Kılamadık. Ama Suriye bölündü. Bu bölünme Türklere değil Kürtlere yaradı. Sınırımızda yeni Kanton bölgeler kurmak için çalışmalar yapılıyor.
Demek ki ‘Arap Baharından Türkiye zararlı çıktı. Henüz Suriye savaşı bitmedi. Önemli olan bundan sonraki süreçte ülkemizin durumunun ne olacağı? Bölgemizde yaşananları gözümüzün önüne getirelim. Suriye’nin bölünmesi en çok ABD’ye yaradı. Ve Kürtlerde şimdilik ABD’nin en yakın müttefiki oldu.
Bu planı kim hazırladı? İsrafil! Dolayısıyla ABD! Kurulacak üç Kürt devletçiğinin toplam nüfusu 1,5 milyonu geçmiyor. Bu gelişmeler, Türkiye için büyük bir sıkıntı. Sınırlarımızı korumada büyük sıkıntı çekeceğiz.
Katar ile yakınlaşmamızda ileride sıkıntı yaratabilir.
Türkiye’ye göre orta doğu bölgesi.. Yani Arap dünyası ile ilişkiler vazgeçilmez bir tutku haline geldi. Oysa Türkiye orta doğuya bakacağına yönünü Çin’e çevirse daha karlı çıkar.
Yani Türkiye yönünü Kafkaslar, Azerbaycan ve Türkmenistan yönüne çevirmeli. Zira Çin ipek yolu ile bize doğru gelirken, biz de doğuya doğru yaklaşmalıyız.
Çin 21. Yüzyılda ipek yolunu yeniden hayata sokmak için 3 Trilyon dolarlık bir banka kurdu. Pekinden Hamburg’a kadar… Hatta Londra’ya kadar uzanan hatta hızlı trenler, orta yollar, limanlar gibi dev yatırımlara yöneldi. Avrasya’nın dört bir yanını Çinli şirketler şantiyeye çevirdi. Çin bu projeyi desteklemek için 5-6 trilyon dolar kaynak harcayacak. Projeyi desteklemek için 3 Trilyon dolar kaynak harcayacak. Projeyi desteklemek için 3 trilyon dolar Avrasya yatırım bankasını kurdu.
Amerikalı yatırımcı Jim Rogers, iddiasında haklı galiba. Çin’in yeni yol hikayesi Tarihi yeniden canlandıracak. Çin yönünü Avrasya’ya doğru döndü. Avrasya ülkeleri oldukça borçlu. Yeni yol Türkiye üzerinden geçecek.
Bu gelişme Türkiye için büyük fırsattır. Yani artık Pasifik bize doğru geliyor. Türkiye artık enerjisini orta doğuya harcamasın. Bizde yönümüzü pasifiğe doğru çevirirsek daha güçlü oluruz. Çünkü Asya’da en azından 300 milyonluk bir Türk nüfusu var.
Bu yüzden Kafkasya, Azerbaycan, Türkistan ve Çin bu çizgi çok önemli.
BÜTÜN DÜNYA BORÇLU
1980 Askeri ihtilalinde Türkiye’nin dış borcu 13 milyar dolardı, Özal hükümeti borcu 18 milyar dolarla devraldı. 2002 deki borç miktarımız ise 116 milyar dolar civarında oldu. Ancak bundan sonraki süreçte Türkiye hızla borçlandı. Şuanda yapılan resmi açıklamalara göre, Türkiye’nin dış borcu 415 milyar dolar. İç borçlar bu rakama dahil değil. Bundan 3 yıl önce borç rakamı 303 milyar dolardı. Ama izlediğimiz yanlış ekonomi modeli yüzünden 2017 Mart ayında borcumuz 412 milyar 400 milyon dolara yükseltti. İç borç konusunda bir rakam veremiyorum ancak, Yap-İşlet Modeli ile Türkiye’ye kazandırılan yatırımlar devlet bütçesini zorluyor ve ileride daha çok zorlayacak. Mesela Türkiye’nin yurt dışına sattığı mallar, yurt dışından aldığı malların parasının sadece yüzde 65 ini karşılıyor.
Bir Turizm, biraz yan gelirler çoğu borç harç. Bu tabloda ne eksik? Türkiye’nin hazine garantileri… Adamlara nükleer santral yap, üretebildiğini senden şu paradan alacağım; demişsin sonuç düşündükleri gibi olmuyor. Keşke iş nükleer santralle bitse. Türkiye yıl sonunda müteahhitlere 1 milyar dolardan fazla para ödeyecek. Ortaya öyle bir sonuç çıkmış ki iki boğaz köprüsünün geliri son yapılan Yavuz Sultan Selim köprüsünün açığını kapatamıyor. Borç görünmesinin sonucu bu. Kocaeli köprüsünün sömürdüğü para dillere destan.
Kısaca o kadar anlatılacak yanlışlar var ki bunları yazmakla bitiremezsiniz. Bir örnek daha vereyim 10 lira satılan sigaranın 8 lira 20 kuruşu vergi! Ama tiryakisi hala sigara içiyor. Dilerim ki varlık fonu Türkiye’nin çehresini değiştirir. Çünkü bu ekonomik ortamda aile kavramı ciddi bir sarsılma içinde. İşsizlik ve yoksulluk toplumu olumsuz şekilde etkiliyor. İşimiz Allaha kaldı.