Aydın’ın sorunlarına kafa yoranların çözümlerine kolayca ulaşacağı projelerden bahsederim hep.
Kişiyi şekillendiren biraz da mesleğidir.
Hele gazetecilik gözlemi de eklenince , sorunların tespiti ve çözümü birlikte daha kolay ve yerinde ortaya çıkıyor.
Yıllar önce 2000’li yıllarda YEREL GÜNDEM 21 adı verilen sivil oluşum ile AYDIN BELEDİYESİ için fikirler ürettik yıllarca.
Bu oluşumun yerini alan KENT KONSEYLERİ yürürlüğe girince , 5 yıl EFELER BELEDİYESİNE proje ürettik yine devamında.
Aydın’a ilk kez KENT MÜZESİ niteliğindeki AYDIN KENT BELLEĞİ VE ARAŞTIRMA MERKEZİ açılmasında büyük desteğimiz oldu.
Böylece, EFELER BELEDİYESİNE ısrarlı önerim ve Kent Konseyi desteği ile 180 bin liralık tescilli tarihi yapı bedavaya kazandırıldı.
Daha ileriye bakınca, nice projeler ve yapacak onca şey var dağarcığımda.
Her ne kadar , oldu bittiye getirilen , komedi bir genel kurul ile anti demokratik bir yeni kent konseyi yönetimi oluşturulmuş ise de, bu projelerimizi bu köşeden yazarak , çizerek sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
İçinde yaşadığımız kenti, “Aydın elini” masaya yatırdık, sizler için “çekap “ tan geçirdik.
Bugüne dek, Aydın’ı “mış gibi” , “ miş gibi ” yaparak idare eden işgüzarlar sorunların etrafından dolanan yerel ve merkezi idarecilerin zaman zaman şehir de Osmanlı hanlarının yaptığı gibi tebdili mekan edip gezdiğinde bu tespitleri görecektir.
Ama bu köşe yazarı bir Aydın sevdalısı olarak , içinde doğduğu , yaşadığı ve doyduğu bu kent’e ahde vefa duygusuyla her ortamda düşünce ve önerilerini dile getirmeye devam edecektir.
EGE DE VE AYDIN DA DEPREM GERÇEĞİ.
Yakın zamanda Ege bölgesinde yer sarsıntıları deprem’in varlığını hissettiriyor.İtalya daki Stromboli yanardağı yine faaliyette birer ay ara ile, bu da depremlerin tetiklenmesine neden olacaktır.
Topraklarında en zengin tarım arazileri, biraz altının arkeolojik kalıntılarıyla, daha derinlerinden Jeotermal fışkıran ve “en güzel gökyüzünün altındaki yeryüzü “ diye sakız gibi dillendirilen Aydın, tüm bu ilklere ve birinciliklerine rağmen , birinci derece deprem bölgesinde olmasıyla da, nimetlerin yanında külfetlerinden habersiz yaşıyor önlem alınmadan yıllardır.
Verimli zirai arazileriyle bilinen tarım şehri ilimiz, bir dönem Çukurova ile baş başa yarışan Menderes ovası üzerine kurulu ilçelerimiz ve köylerimiz ile yıllardır bir tehlikenin de üzerinde yaşamaktayız.
SALLANINCA HATIRLADIĞIMI TEHLİKE DEPREM.
1970 li yılların başından itibaren Aydın merkezinde Menderes ve Gazi bulvarları, Nazilli’de Atatürk, Hürriyet ve Ordu caddeleri, Söke’de Aydın caddesi, çok katlı yapılaşmaların merkezi oldu.
Düne kadar yığma yapıları yapan ustalar ve kalfalar, betonarme yapılarla tanıştıktan sonra, çıraklık döneminde binlerce apartman inşa ettiler.
Sokak aralarında el ile karışım yapılarak hazırlanan betonlar, çıraklık dönemindeki yapıcıların en acemi eserleridir.
2000 yılında görev yaptığım resmi kurumda bürokrat olarak hazırladığım ve Valilik genelgesi ile yürürlüğe giren , sonrasında teknik literatürde uygulanması zorunlu hale dönüşen hazır beton zorunluluğu depreme karşı en etkili önlemdir. Milat kabul edilen 2000 Nisan ayından önce yapılan binalar ve bu yapılarda yaşayan insanların can güvenliği halen risklidir.2000 yılından daha önce elle dökülen betonla yapılan çok katlı apartmanlar ne zaman patlayacağı belirsiz birer saatsiz bombadır.
Bu nedenle halen İlimizdeki eskiden ve elle dökülen betonla yapılan yapı stokları , gelecekte olası depremde acılara neden olabilecektir.
BELEDİYELER NE YAPMALI.?
Acilen kentlerdeki sokak sokak tüm yapılar yerinde incelenerek kentlerdeki en riskli yapıların belirlenmesi için karot testlerinin yapılarak beton dayanımlarının isteğe bağlı olmadan acilen tespiti gerekmektedir.
İskanında sakıncalı görülen bu yapıların acilen, daire sahiplerine, durumun açıklıkla ve gereği yapılacak şekilde bildirilmesi gerekli ve zorunludur.
Bu keyfiyet kentsel dönüşüm yasası ile vatandaşların iradesine bırakılmamalıdır.
Bedelleri mal sahiplerinden alınmak üzere resen yapılacak test ve deneylerden sonra, en dayanıksızlardan başlayarak, genel ve bölgesel kentsel dönüşüm planları hazırlanmalıdır.
Hatta İmar barışına girmekle kurtulduğunu sanan yapı sahipleri iki kere daha risklidir.Çoğu mühendislik hizmeti almadan yapılan bu yapılar için risk 2 kat daha fazladır.
İŞSİZLİK VE BEYİN GÖÇÜ.
Aydın nüfusunun ortalamasına bakıldığında genelde emekliler kenti olmuştur.
Üniversitelere giden gençlerin; okul bittiğinde Aydın’a dönmek yerine, büyük kentlere gittikleri açık bir gerçektir.
Oysa İlimiz ,Tarım , sanayi kenti ve 7 adet ( Astim, Umurlu, Nazilli, Buharkent, Çine, Söke, Ortaklar) Organize sanayi Sitelerinin yer aldığı, Turizm hizmetinin kıyılarda yaygın olduğu, istihdam kaynakları, potansiyeli yüksek olan bir ildir. Buna rağmen bir türlü helvayı yapacak ustayı bulamayan ilimiz, nitelikli meslek sahibi eğitimli olan gençlerini dışarıya göç vermektedir.
Oysa Aydın tüm bu beyaz ve mavi yakalılara bağrına basacak doğal kaynaklara sahiptir.
JEOTERMAL VE ÇILDRI HAVALANI.
Geçen hafta davetli olmadığımız bir gezi düzenlenerek, JES-DER tarafından bazı basın mensupları Jeotermal konusunda inceleme gezisi yapılmış.Haangi kriterlere göre yapıldığını bilemediğimiz bu gezi sonrası basın 600 milyon dolar kazanç diye manşet atmışlar.Ama Türkiye nin bu kazancına rağmen, Aydın’ın kaybını neden hesaplamadılar , anlaşılamadı.
ÇILDIR havaalanı için ise AYDIN’da iktidar partisinin en önde gelenleri bile inanmamış , hala İzmir yakınlığı ile geçiştirilmeye çalışıyor.Ne diyelim , onlar inanamasa, da bugün bir referandum yapılsa, çıkan sonuç inanıyorum ki, Aydın İktidar partisinden farklı ve aksi düşüncede olacağına inanaıyorum.
Bilgi kirlenmesine son verilerek bilimsel bir çalıştay ile Aydın’ın Jeotermal gerçeği ve sorunları ile NEDEN ÇILDIR KONUSUNDA acilen taraflar masa başında buluşmalıdır.
İŞTE AYDIN’IN ÇÖZÜM BEKLEYEN VE DAHA AYDINLIK YARINLARA GÖTÜRECEK PROJELER.
**Aydın’ın Büyükşehir Belediyesi oluşumuyla beraber, her kademesinde büyük düşünen , Aydın’ı bilen tanıyan potansiyelinin farkında AYDIN ‘lı yerel bürokrat yöneticilerle yönetilmesi ve STK larla bir arama konferansları düzenlenmelidir.Ayda en az 1 kez belediyeler HALK GÜNÜ düzenleyerek , yöneticilerin sırça köşk ve saraylarından çıkıp halkı bu toplantılarda dinleyerek , çözüm bulmalıdır.
**Kurumlar arası iletişim eksikliğinin giderilerek, resmi ve sivil tüm kurumlar arası en verimli işbirliğinin sağlanması,
** Zafer meydanındaki trafik rezaletine son verilmeli, kangren’ dönüşen kent ve yollarını , araç parklarına tahsisi ile belediyeler eliyle artan Trafik sorununun, daha modern yönetim anlayışı ile giderilmesi,Kalfaköy yolundaki belediye su deposunun karşısından , Zafer mahallesi, Üniversite alanına, köprü yapılarak , şehir içi trafiği rahatlatılmalıdır. Tekrar gündeme gelen ve Zafer meydanında , eski minibüs garajı ile , ESKO karşısına , yapılacak DİM-1 ve DİM -2 İş merkezleri , Aydın için zamanlama açısından çok yanlış bir tercihtir. Trafiği olumsuz etkileyeceği ve Aydın’ın ekonomisin durumu incelendiğinde , her işyerinin zaten fabrikası içinde iş merkezi mevcut olduğundan ve İşhanı niteliğinde İş merkezlerinin mevcut olanlardan , ESKO, BEDESTEN, VARDAR ve SABUNCUOĞLU vb. çoğunun boş olması ve POTANSİYEL TALEP OLMAYACAĞINDAN , bu aşamada gerekli de değildir. Kent içine asla DİM yapılmamalıdır.
**Otopark bedellerinin neden otopark yapılarına dönüşemediği, Apartmanların zemin katlarının otoparka tahsisi ile bina zayıf kat oluşumuna neden olunan sorunla daha da karmaşıklığa dönüşen otopark sorununun , artık bölgesel otoparklarla giderilmesinin sağlanması,belediyelerin ayrı bir otopark hesabında toplanan paraların mutlaka yatırım ve inşaat olarak Aydın’a hizmet vermesi,
**Kent merkezine yakın Okulların geniş bahçelerinin altlarına ve kent içindeki Kipa AVM açık park alanına ikişer katlı otopark yapılarak , olası afet zamanlarında genel sığınak olarak ta kullanmak üzere, bu alanların üstlerine basket sahaları, tören alanları yapılarak gelir paylaşımı yoluyla işletilmesi,
**Kentin en merkezi yerinde bulunan Tralleis’in hazin ve trajik öyküsüne son verilerek , birinci derece sit alanında yer alan tarihi kentten tüm resmi ve sivil yapılarak taşınmalı ve Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilerek ören yeri kimliği kazandırılarak Alanya kalesinin işletmesini üstlenen MHP li Alanya Belediyesi gibi Aydın Büyükşehir belediyesi veya işletme şirketleri tarafından yerel yönetimlerce Turizme açılması,
**Pınarbaşı mesire alanının aylardır metruk durumu ve yetersiz kullanımına son verilerek, bu alanda ortalama bir Aydınlının gidebileceği cep sinemaları, sahaflar , antikacılar ve ikinci el pazarı açılarak , geliştirilmesi, cazibe merkezi haline getirilmesi,
**Şehir içindeki 1957 yılında İsmet SEZGİN ‘in belediye başkanlığı döneminde yapılan ve 5 yıl önce yıkılan atıl durumda bırakılan eski minibüs garajının altına 2 katlı bodrum katında otoparak, üzerine iki katta Salı pazarı KAPALI PAZAR YERİ yapılması,
**Bir tatil cenneti PAŞAYAYLASI ‘na dinlenme tesisleri yapılarak yayla, yaz ve kış turizminin geliştirilmesi
**Aydının doğal ve organik ürünleri ve özellikle ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ değerlendirilmelidir.
**Çok geç kalan tarihi eser bilinci ve kültür değerlerimize sahip çıkılması, kent içinde dağınık 20’ye yakın macar ustalar tarafından yapılan yapıların işadamları tarafından satın alınarak hibe desteklerle konut veya iş merkezi olarak, Turizme ve Aydın’a kazandırılması
**Aydın’ın marka değer ve isimlerine sahip çıkılması , şehir içine Aydın lı hemşehrilerimizi ve ilkleri tanıtan bir parkta anıları ve büstleri sergilenmelidir.
** Kamuya kazandırılan Milli Aydın bankası benzeri, kentimizin bir Kurtuluş mücadelesi verdiği 1919-1922 yıllarını yansıtan Kuvayı Milliye Müzesi ile bir EFE ve ZEYBEK kültürü arşivi oluşturulması,
**Aydın Adnan Menderes Stadı’nın kent dışına taşınması ve Çine yolu kenarındaki yeni otogar alanı yanında olimpik standartta yeni bir stadyum inşaatı; mevcut alana takas yoluyla bol rekreasyon ve yeşil alanlı düşük yoğunlukta rantı yüksek reazidanslar inşaatı,
**Ayter alanına artık yapılacak olan tesise karar vererek, bu alanın atıl kullanımına son noktanın konması,
**Ilıcabaşı’nda ve Kemer Çakırlar Çayında, 1. sanayi sitesinde ACİLEN KENTSEL DÖNÜŞÜM projesinin uygulanması ,
**Yeni Adliye binasının, teknik olarak çok yanlış bir yere karar verilmesinden vazgeçilerek , ORMAN FİDANLIK alanında veya MİMAR SİNAN MAHALLESİNDEki Büyükşehir belediyesinin gösterdiği stadın yerine yapılmasına karar verilmesi,
**Karayolları Şube müdürlüğünün geniş arsasına Şükran Güngör Tiyatrosu ile beraber, konser alanı, açık hava sineması, kompleks bir kültür-sanat, eğlence ve dinlenme alanı oluşturulması,
**Umudumuzu kesmeğe başladığımız Çıldır havalanının 50 – 60 kişilik uçaklarla trafiğe açılmak üzere Valilik kaynaklarından pistin uzatılarak SADECE YURT İÇİ sivil havacılığa açılmasının bir an önce sağlanması ,
**Güzelhisar mahallesindeki tarihi Taşdöner ( kapalı hisar) sinemasının Aydın Belediyesi tarafından Tiyatro ve gösteri salonu olarak bir an önce onarımı ve hizmete açılması ,
**Bir kentin gelişmesinde ve tanıtımında çok etkili olan Spor Klüpleri arasında, özellikle üst liglere yakın olan klüplere tüm kurumlar ve meslek odaları tarafından destek olunmalıdır.
Kesip saklayın BU YAZIYI lütfen,
bakalım neler değişecek bir sonraki yazıma kadar Aydın da..?
SÖZÜN ÖZÜ :
EN FAKİR İNSAN PARASI OLMAYAN DEĞİL ,
HAYALİ OLMAYANDIR.
Mehmet ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
PK:110 EFELER – AYDIN
GSM : 0.532.3722627