Gençlik caddesi üzerindeki tarihi 90 yıllık Şehir klubü bugün öğleden sonra kapılarını tekrar açıyor Aydınlılara.

Zaman tüneli içinde bir çok kişilere, olaylara ve ünlülere tanıklık eden Macar ustalar tarafından yapılan tarihi Şehir Klubü yine eski günlerindeki gibi kafe ve restoran olarak hizmet verecek.

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane, Gönül tatlı dil ve sohbet ister kahve bahane” demiş eskiler… !

Osmanlı toplum hayatında iletişim ve sosyalleşme mekânları arasında hayli önemli bir özelliğe sahip olan kahvehaneler aynı zamanda bir konuda yapılan görüşmeler, işyeri olmayanların adresi kirasız büroları, işçi ve işveren pazarı, buluşma ve yapılan iş görüşmeleri ve pazarlıklar ile adeta bir büro ve ofis gibi kullanılır ve bu nedenle kamusal ve sosyal alana dönüşmüştür kıraathaneler.

Osmanlıdan bu yana geleneğimiz okuma mekânı şeklinde hizmet veren kahvehanelerin , “kıraathane “ diye adlandırılması Tanzimat sonrası döneme rastlar.

Bu dönemde Avrupa’daki kulüp ve okuma salonlarında olduğu gibi bazı kahvehaneler, müşterilerin çeşitli konulardaki bilgi ihtiyaçlarının karşılanması için bünyelerinde gazete ve mecmua gibi yayınların olduğu, geleneksel sahne sanatlarının icra edildiği kültürel mekânlara ve belli meslek ve ileri gelenlerin buluştuğu kulüplere dönüştürüldü.

Bir kentteki ileri gelenlerin yemek ve çeşitli oyunlar oynayarak eğlenmek amacıyla bir araya geldiği yerin adıdır Şehir Kulübü.

NEDEN ŞEHİR KULÜBÜ..?

Genel de şehrin ileri gelen, işadamı, tüccar, esnaf, daire müdürleri, resmi ve askeri personel ile hakim savcı ve kaymakam gibi, ayanlarından ve akillerinden eşrafın bir araya geldiği ayrıcalıklı kıraathanelerdir.

Neden ayrıcalıklı ..?

Çünkü bu özel mekanlara üye olamayan giremez..!

Girişi için yapılan müracaatlar Kulüp Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilir, şartları uyan ve kuralları benimseyen elit kesim üye yapılırdı.

Dernek statüsündeki Şehir kulüpleri, açtığı lokallerde işletmeci tarafından servis edilen yemek ve içkilerle, genel de mesai sonrası, müdavim üyeleri arasında sosyal ve ekonomik dayanışmayı arttırır, günün olayları değerlendirilir, sohbetler edilir ve poker ve diğer kâğıt oyunları oynanırdı.

Televizyonun olmadığı siyah beyaz yaşanan yıllarda şehirlerde duman altındaki kenar köşe kahvehanelere gidemeyen kentin ileri gelenleri bir araya gelerek daha nezih bir ortamda avam kişilerden ayrı bir mekânda buluşmak ve vakit geçirmek için kendi sosyal statüsüne uygun kişilerle bir araya gelerek kurdukları şehir kulüpleri, genel de her kentte ve büyük ilçelerde yakın zamana dek sosyal bir ihtiyaca cevap vermiştir.

Dernek tüzükleri genel de “Dernek amacı çevresinde sosyal ve kültürel bir varlık oluşturarak, üyeler arasında sosyal, kültürel ve toplumsal ilişkileri geliştirmek, karşılıklı sevgi ve saygıyı yerleştirmek, dinlenme, okuma, eğlenme ve spor yapma imkânlarını sağlamak, kütüphanesinde her türlü kitap, gazete ve dergileri bulundurarak üyesinin yararlanmasına sunmak, toplantılar yapmaktır. “amir hükümleri içermekteydi.

Derneğin kurucu üyeleri dışında ayrı statüye tabii, Asıl Üye, Fahri Üye, Geçici Üye ve Misafir Üye olmak üzere dört grup üyesi vardır.

Giriş ve Üye aidatları ile üst düzeydeki üyelerine hizmet veren ve dernek statüsündeki Klüpler, Genel kurullarında seçimle gelen yönetimler tarafından idare edilirdi.

Hatta içki satışı serbest olan lokallerinde taşkınlık yapanlar, önce ihtaren uyarılır, devamı halinde ise kınama, geçici olarak üyelikten çıkarma ve sonunda süresiz olarak dernekten ihraç edilirdi.

Fatih Sultan Mehmet zamanında Bizans Surlarını dövmek üzere ordunun toplarını döken Macar ustaların, beceri çalışkanlıkları Cumhuriyet sonrası yapılarda ve özel konutlarda devam etmiştir.

1928 yılından itibaren Atatürk tarafından Ülkemize davet edilen Macar ustalar inşaat yapımında bir çok eser ile erken dönem Cumhuriyetin Mimarisinde damgasını vurmuşlardır. İlimiz Merkezinde de 1922 Yunan işgalinden sonra yakılıp yıkılan şehirde 1930 lu yıllardan sonra gelen Macar ustaların inşa ettikleri evler , kentin silüetine ayrı bir güzellik ve farklılık kazandırmaktadır.

Macar ustaların ülkelerinden esinlendikleri farklı mimariyi de beraberinde Aydın’a getirerek dik çatılar inşa edilmiştir.

Ancak ilimizde kar yağmadığından bu çatı sistemi yerini kırma çatılara bırakmıştır.

Nazilli’de “Anayurt Oteli” filminin de çekildiği ve ilçenin İstasyon meydanındaki ünlü Ankara Palas Oteli’nin sahibi Demirci Mehmet Efe’nin sağlığında 1930 yılında yaptırılan ve projesi Ruslar tarafından çizilen otelin inşaatını Macar ustalar yapmıştı.

Veysi Paşa Mahallesi’ndeki , mahalleyle aynı isimli caminin karşısındaki EYÜP ŞAHİN KONAĞI,Hasan Efendi Mahallesi 1902 – 1905 sokak köşesindeki EMİNAĞALAR KONAĞI, Veysi Paşa Mahallesi, Sakarya, Fevzi Çakmak ve Çankaya caddeleri üzerindeki sivil konutlar ve AYTO kahveci Bilal ağa Kültür Evi , Macar ustaların eseridir.


Gelelim AYDIN ŞEHİR KULÜBÜNE ,

Aydın da yeni şehir klubü, Efeler ilçe kent merkezinde Hasan Efendi mahallesinde, Gençlik caddesi üzerinde ve 1904 sokak köşesinde, bir Macar ustanın elinden çıkan tarihi evde uzun yıllar hizmet vermiştir.

.Yapıldığı ilk yıllarda MUĞLA OTELİ olarak kullanılan bina 1930 lu yıllardan sonra yapılmış bir Macar usta eseridir.

Aydın’ın ileri gelen işadamları , resmi ve mülki amirleri, varlıklı esnaf ve meslek adamlarının üye oldukları Klubün müdavimleri arasında , Eczacı Metin Taş, işadamı Ethem Şahin gibi bir çok ünlü isimler de derneğin yöneticiliğini yapmışlardı.

Sokak içinden girilen ahşap oyma masif kapısı ve geniş olmayan merdivenlerinden çıkılan birinci katta açık terasa açılan ve içinde nohut oda bakla sofa süs havuzu bulunan yazlık kısmı ile içerde bir mutfak, üç odadan ibarettir. Masif ahşap ve kabartmaları yaldızlı boyanmış iç kapıları , zeminde eski tip desenli yer karoları ve kenarlarında menderes kıvrımı motifli süsleri, Atatürk ‘ün yemek masasındaki arkadaş grubu ile anı fotoğrafı ve bir reprodüksiyon Mona Lisa tablosu duvarları halen süslüyor. Bir köşede gramofon da Münir Nurettin Selçuk ve Sultanahmet Cami Şerifi İmamı ve Hatibi Meşhur Bestekâr Hacı Hafız Sadettin Kaynak besteleri hala duvarlarda çınlıyor…!

İç salondan çıkılan merdivenle birinci kattaki tek oda da ise özel misafirlerin ağırlandığı kapalı sinemalarda da yer alan özel misafirlerinin loca bölümüydü.

Aydın’ın bir dönem tarihine tanıklık edenlerin müdavimi ve yüksek nostalji değeri olan şehir klubü ,1970 lerin ilk yarısında kentimize gelen siyah beyaz televizyonlar, değişen yaz tatili tercihleri ve aslında yanlızlaşmaya iten medya araçlarının yaygınlaşmasıyla , sona eren sosyalleşmeye yenik düştü gitti..!

Terk edildiği yıllarda sahip çıkıp sakladığım Şehir klubünün kırık mermer levhası bir anı olarak kaldı..!

Ama artık bu binanın yüzü gülüyor.

Bir ara satılığa çıkarılan kültür varlığı bina tarihe duyarlı , Sevgili kardeşim ve meslekdaşım Fatih Erkul ve ortağının titiz çalışmaları ile , 5 ay gibi kısa bir restorasyon ile bina yeniden ayağa kalktı.

Hatta binaya zarar verdiği gerekçesiyle uzmanların kesilmesini istedikleri, binanın yazın açık alanını çatı gibi saran Akasya ağacını özel önlemlerle koruyarak hayatta tutan arkadaşlarımı ÖZEL OLARAK kutluyorum.

Tümüyle her tarafı elden geçirilen 90 yaşındaki bina , kentin her karesinde , eski Aydın fotoğraflarında yer aldığı gibi renkli yüzüyle Aydınlılara merhaba diyecek.

Artık o masalarda yeniden sohbetler , muhabbetler, devam edecek.

Bugün zemin katı simit sarayı olarak düşünülen tarihi ve tescilli yapının 1. Katı tekrar kafe restoran olarak hizmet vermek üzere Aydın Kültür varlıkları Koruma kurulunca onaylanan projeye göre restore inşaatında artık sona gelindi.

Bu tarihi bina içinde , anılar yeniden kaldığı yerden devam edecek ve şehir güzel bir mekan daha kazanacak.

Açılışını heyecanla beklediğimiz Şehir Klubü Aydın’ a şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun.

SÖZÜN ÖZÜ :

EN TEHLİKELİ İNSAN TİPİ , AZ ANLAYAN ÇOK İNANANDIR.

O NEDENLE OKUNACAK EN ÖNEMLİ KİTAP , İNSANDIR.

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM : 0.532.3722627

P:K:110 EFELER – AYDIN