28 Haziran’dan beri İsviçre’nin Crans Montano Kentinde Kıbrısmüzakereleri devam ediyor. Ancak Rumların niyeti 50 yıl önce neyse bugün dedeğişmedi. Tek kelimeyle Megalo idea mı dersiniz, yoksa ENOSİS mi dersiniz, nederseniz deyin Rumlar Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istiyorlar. Yalnız onlardeğil yüz elli yıldır her konuda onlara destek olan Avrupalı devletler vararkalarında.
1974 yılına kadar Kıbrıs’ta kaç Türk öldürüldüğünü bilen var mı?Kaybolanların sayısı hala bilinmiyor. Masa başına oturmuşlar garanti vegüvenlikleri kaldırmaktan söz ediyorlar. Nüfusa bakarak Türkleri azınlık olarakgörüyorlar ve azınlık statüsü konusunda fasıllar açıyorlar. Onlara göregarantiler çağ dışı! Ancak garantiler olmasaydı Kıbrıs’ta Türk diye bir milletkalmazdı.
Bugün Kıbrıs’ın en büyük garantisi Türkiye Cumhuriyetidir. ÇünküRumlar hiçbir zaman güven vermiyor. İlk değerlendirmemde de belirtmiştim.Rumlar güvensiz insanlardır. Bu yapılan müzakereler güvensiz insanlardır. Buyapılan müzakerelerde açık seçik görülüyor. Hiç konuşulmayacak fasıllar elealarak taviz koparmaya çalışıyorlar.
Türkiye her zaman, her sorunda yurttaşlarının yanındadır. Bin yılınprojesi olarak adaya Anadolu’dan su ulaştırdılar. Bu Kıbrıs’a yapılacak enbüyük hizmettir. Su, Kıbrıs için bir hayattır. Sulama projesi başlayınca adanınçehresi değişecek. Güzelyurt ve Meserya sulama projeleri devreye girecek veadanın kuzeyinin çevresi olumlu şekilde değişecektir.
Artık adadaki çeşmelerden sular kesilmeden akıyor. Türklerinasaletine bakın ki Rumlara “Bu sudan sizde faydalanın” dediklerinde onlardanzarar işitmişlerdir. “Türk suyu içeceğimize zehir içeriz” demişler.
Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ önceki gün yaptığı açıklamasında“Kıbrıs müzakerelerinin Türkiye’nin lehine gitmediğini, Rum liderAnastasiadis’in açıklamaları Türk varlığını tehlikeye atıyor. Adayı Rumyerleşimine açan, AB üyesi olması nedeniyle Yunan yerleşimine açan biryapılaşma. Türklerin yönetime etkin katılımı engellenmiş. Mülkiyet hakkıdikkate alınmadan Rum isteklerine göre dizayn edilmiştir. Türklerin masayaoturmasındaki neden Kıbrıs devletindeki haklarını geri almaktı. Bu fikirlemüzakere, Akıncı’nın bazı ilkelerden taviz vermiş veya vazgeçtiği görüldü.Türklüğün Kıbrıs’tan tasfiye edilmesinin önünü açan bir yapı ortaya çıktı”dedi. (AA)
Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, devam eden Kıbrıs konferansıkapsamında yoğun diplomasi trafiğini sürdürüyor. Kongre merkezinde dün sabahyapılması planlanan toplantılar ertelendi. Buna rağmen Türk heyetinin yoğungörüşme trafiği devam ediyor. Konferansta Türk heyetine başkanlık eden Dışİşleri Bakanı Çavuşoğlu, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı SerdarDenktaş ve Dış İşleri Bakanı Tahsin Eroğlu ile birlikte kahvaltı yaptı.Kahvaltı sonrası İngiltere’nin Avrupa ve Amerika’dan sorumlu Devlet Bakanı AlanDucan ile görüşen Çavuşoğlu, ardından sırasıyla BM Genel Sekreterinin KıbrısÖzel Danışmanı Espen Barth Eide ve Yunanistan Dış İşleri Bakanı Nikos Kotziasile buluştu. Çavuşoğlu bu görüşmeleri takiben KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncıbir araya geldi. Görüşmelerde konferansın gidişatına ilişkin değerlendirmelerdebulundu.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı müzakere, heyetiyle çalışmalarına sabahınerken saatlerinde başlanıldı. İngiliz Bakanı Duncan ile Kıbrıs konferansındagelinen son noktayı ele alın Akıncı konferans için Crans Montana’ya gelenKKTC’li siyasetçilerle bilgilendirme toplantılarını sürdürüyor. BakanÇavuşoğlu, önceki gün yaptığı açıklamada BM Genel Sekreteri Gutterres’inkonferansa katılmak üzere yeniden Grans Montana’ya geleceğini bildirmişti.Guterres geçen Cuma konferansa üçüncü gününde dahil olarak başkanlık etmiş veCumartesi günü İsviçre’den ayrılmıştı.
Kıbrıs Milli bir davadır. Kesinlikle hafife alınacak bir sorundeğildir. Bu yüzden Kıbrıs sorunu kesinlikle taviz vererek çözülecek bir meseledeğildir.
Türkiye Kıbrıs’ı kaybedemez. Çünkü Ege Denizi bir Yunan Gölü halinegelmiş ve Türkiye’nin dünyaya açılış kapısı Kıbrıs’tır. Önümüzdeki yıllardaKıbrıs’ın önemi daha çok artacaktır. Uzun yıllar bir türlü çözülemeyen budavaya Türkiye tam anlamı ile sahip çıkacaktır. 1974’de adaya yürüdük. Türkaskeri gerekirse yeniden yürür.
Rumlar masaya niçin oturdular? Amaçları “Garantiler ve güvenlikhaklarını” kaldırmaktı.
Türkiye’nin adada kırmızı çizgileri var. Bu çizgiler asla müzakeremasasında görüşülemez. Bunlar eğer güvenlik masasında görüşmeye açılırsa,tavizi baştan vermiş oluruz.
Onun için bu gibi konular hiçbir zaman müzakere masasındakonuşulamaz. Türkiye Kıbrıs’ta toprak tavizi de veremez. Yönetimde eşitlikesastır. Ama Rumlar ona da yanaşmıyorlar. Türk heyetinin burada yapacağı birhata halka nasıl anlatılır?
Artık Akdenizin pozisyonu çok değişti. Kıbrıs Akdenizin batısındabir uçak gemisi pozisyonunda. Artık ortadoğuya sadece karadan değil denizden demüdahale edilecek. Kıbrıs bu nedenle önemli bir üs! Adanın Türkiye için önemibunun için çok büyüktür. Bu nedenle Türkiye adadan hiçbir zaman asker çekemezve masada müzakere bile edilemez.
Türkiye Katar’a bile asker gönderirken, yurttaşlarımızın yaşadığıbir adayı niye bıraksın. Dünyanın süper güçleri Akdenize asker yığıyor üslerkuruluyor. Rumların hatırı için Türkiye ise adadan askerini çekeek. Yunanaskeri adadan gitmesi için fasıllar onlar için açılamaz mı? Ama Avrupa’nınşımarık çocuğuna gelde bunları anlat.
ABD nerede, Kıbrıs nerede, İngiltere nerede, Kıbrıs nerede. Rusya’daAkdeniz’e yuvalanmış durumda. Bütün bu olaylar yaşanırken, Türkiye’ye müzakeremasasında “Asker çekin” diyemezler.