Türkiye’yi sarsan önce Şanlıurfa daha sonra Kahramanmaraş’ta 1 öğretmen ve 10 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan okul saldırılarına tepki göstermek ve yaşamını yitirenleri anmak için Efeler’de toplandı. Atatürk Anıtı’na karanfiller bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu.

“BU GÜNLERE BİR ANDA GELİNMEDİ”

Açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Aydın Şubesi Başkanı Veli Yıldırım, şiddetin yıllar içinde öğretmenden tüm eğitim camiasına ve öğrencilere doğru yayıldığını belirterek, “Geçmişte defaten uyardık. Gündeme taşıdık. Bugünlere bir anda gelinmedi. Tehlike adım adım geliyorum dedi. Geçmişte yaptığımız açıklamalarında, sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda önce öğretmene yönelen bir şiddet vardı. Sonra tüm eğitim camiasına, eğitimcilere sıçradı, sonra öğrenciye. Bugün geldiğimiz noktada öğretmen, öğrenci, okul yönetimi, çalışan fark etmez, o saatte herhangi bir sebeple okulda bulunan herkese bu menfur saldırının doğrudan bu tehdidin hedefi haline geldi. Olay sıradan menfur bir olay gibi geçiştirilecek bir konu değildir. Bugünlere nasıl geldiğimizi herkes biliyor. Sosyal medya, sınırsız internet kullanımı, denetimsiz içerikler, televizyon yayınları ve daha nice etkenler var. Bu saatten sonra bir adım atacaksak, çözüm üreteceksek. Toplumun tüm kesimleri tüm kurumlar elini başının arasına alıp, biz nerede hata yaptık? Neyi eksik yaptık? Neyi yanlış yaptık sorusunu kendisine sormalı. Ve herkes kendi payına ne düşüyorsa bunun gereğini yapmalı” dedi.

Bir okulda daha silahlı saldırı! Çok sayıda yaralı var
Bir okulda daha silahlı saldırı! Çok sayıda yaralı var
İçeriği Görüntüle

"ÇOCUĞUNUN GÖZÜNDE OKUL VE ÖĞRETMEN İMAJINI YOK EDEN VELİLER DÜŞÜNSÜN"

Yıldırım, velilerin çocuklarının yanında öğretmeni ve okulu hedef alan tutumlarının tehlikeli sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak, “Buradaki en önemli hususlardan birisi bizce şu. Geçtiğimiz 15 yıllık süreci göz önüne aldığımızda ALO147 ile başlayıp CİMER'le devam eder. Her durumda öğretmeni, okulu, yönetimi, idareyi değersizleştiren, çocuklarının yanında aleni bir şekilde bunların eleştirisini tartışmasını yapan çocuğunun gözündeki öğretmen ve okul imajını yok eden velilerimiz bunu bir düşünsün. Bu çocuklar bugün okulda, yarın toplumda ama yaşadıkları sürece ailede. Dolayısıyla bu tehdit, bu vurdum duymazlık, ben bir özgür bireyi yetiştiriyorum değil. Ben benim çocuğum her şeyi yapmaya hak ediyor, kimse benim çocuğuma müdahale edemez, diye böyle bir anlayış yok arkadaşlar. Böyle bir anlayış olamaz. Çünkü o tehlike dönüp dolaşıp bugün masum diğer çocuklara ya da diğer öğretmen ya da kişilere ulaştığı gibi en yakınındaki hedefi unutmasın ki ailedir” diye konuştu.

“EN BÜYÜK TEHLİKE EVİN İÇİNDE”

Çocukların uzun saatler evde denetimsiz kaldığına dikkat çeken Yıldırım, “Diğer bütün kurumların üzerine düşen sorumluluklar, görevler önemli. Veliler üzerine düşen sorumluluğu bir kere de değerlendirsinler. Oradan da okulu, öğretmeni ve okul yönetimini vardır. Eksik vardır, hata vardır, yanlışlık vardır. Bize göre farklı uygulama yapılması gerektiğini düşündüğümüz konular vardır. Bunların muhatabı kimse gidip onunla görüşsünler. Öğretmeniyle görüşsünler. Okul yönetimiyle ya da üst yönetimler il ilçe, bakanlık neyse oralara iletsinler. Çocuğun yanında bu eleştiri yaparak onun gözünde eğitimi ve okulu değersizleştirmeyelim. Bu denetim yoksa birçoğumuzun da şöyle bir konumu var. Baktığımızda tamamen ilgisiz, bilinçsiz ailelerden söz etmiyorum ben burada. Anne baba eğitimli insanlar, çalışan insanlar sabah evden çıkıyor, çocuk öğleye kadar ya da öğleden sonra bütün gün evde tek başına. Bu çocuk güya evde güvenli zannediyoruz değil mi? En büyük tehlike evimizin içinde” dedi.

“BİR DAHA BÖLYE OLAYLAR YAŞANMASIN DİYE EYLEM YAPIYORUZ”

Sendikaların gerçekleştirdiği iş bırakma eylemine de değinen Yıldırım, “Üç günlük sendikalar niye iş bıraktılar? Okuldan mı kaçıyorsunuz? İşten mi kaçıyorsunuz? Hayır efendim. Eğitim çalışanı Türkiye'nin bütün coğrafi şartlarında bütün olumsuzluklarında dezavantajlı bölgelerinde her okulunda her kurumunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da özveriyle elinden geleni değil, elinden geleni çok daha ötesinde emek harcamaya eğitim için alın teri, fikir teri akıtmaya devam eder. Kimse de bundan kaçmaz. Ama burada mevcut bir olay var. Büyük bir olay var. Bunu da bunu da biz önümüzdeki süreçte benzer olayların yaşanmaması adına ne yapabiliriz? Kamuyla farkındalık uyandırmak, demin de bahsettiğim gibi herkesin üzerine düşen sorumluluk noktasında düşünmeye, harekete geçmeye, eyleme geçmeye teşvik bir amacıyla yapılan bir eylem. Yoksa pazartesi günü bizler hepimiz okullarda sınıflarımızda öğrencilerimizle eğitim öğretime devam edeceğiz. 3 günlük arayla çocuklarımızın eğitiminde bir şey kaybetmeyiz. Ama kaybettiğimiz bir canı, bir daha geri getiremeyeceğiz.”

Muhabir: KÜBRA DİLARA YERLİKAYA