Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD) bu haftaki Çarşamba Söyleşilerinde Kuşadası Kemerönü için korunma çağrısı yapıldı. Söyleşide, doğal botanik parkla birlikte Kemerönü mevkiinde yer alan doğal alanların taşıdığı ekolojik değerler ve bu alanlarda süren yapılaşma faaliyetleri gündeme getirildi.
Söyleşide, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait olan ve 103 ada 16 ile 76 parselleri kapsayan ağaçlandırma ve rekreasyon alanlarının, kentin içinde kalan nadir doğal alanlardan biri olduğuna dikkat çekildi. Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Çelik ve EKODOSD iş birliğiyle yaklaşık 7 yıl süren bilimsel çalışmalar sonucunda, bölgede 400’e yakın bitki türünün varlığı tespit edildi.

Akdeniz Foku ve Tepeli Karabatakların Yuvası Risk Altında
Söz konusu alanın aynı zamanda Kuşadası kıyılarında bozulmamış kayalık kıyı ekosistemlerini barındırdığı belirtilirken, yapılan araştırmalarla nesli tehlike altındaki Akdeniz Foku (Monachus monachus)’nun bu kıyılarda yaşadığı belirlendiği ifade edildi. Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında “Sıkı Korunan Türler” arasında yer alan bu türün varlığı, alanın uluslararası öneme sahip olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
Toplantıda, bölgede ayrıca Tepeli Karabatak (Phalacrocorax aristotelis) gibi korunması gereken deniz kuşlarının ürediği; tilki, sansar, yaban tavşanı, domuz ve porsuk gibi memelilerin yanı sıra çok sayıda sürüngen ve yırtıcı kuş türünün de bu habitatta yaşamını sürdürdüğü belirtildi.

400 Bitki Türünün Yaşadığı Kemerönü İçin Koruma Çağrısı
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nden söyleşide yapılan açıklamada; “Tüm bu bilimsel verilere rağmen, doğal alanın ortasında yüksek katlı ve yoğun yapılaşmaların devam ettiği; proje faaliyetlerinin zaman zaman sınırların dışına taşarak nadir ve korunması gereken bitki türlerine zarar verildiği ifade edildi. Konuyla ilgili olarak Kuşadası sivil toplum platformu üyelerinin ilgili kurumlara başvurularda bulunduğu ve bölgede çeşitli basın açıklamaları gerçekleştirildiği bildirildi.
Denize bakan 103 ada 16 parselin, Kuşadası’nın en önemli panoramik bakı noktalarından biri olduğu; aynı zamanda nadir bitki türlerini ve kıyı mağaralarında üreyen Akdeniz Fokları ile Tepeli Karabataklar ve Kaya Güvercinlerini barındırdığı vurgulandı.
Sürdürülen inşaat faaliyetlerinin denizle doğrudan bağlantısı bulunmamasına rağmen, ilerleyen süreçte kıyıya ulaşım amacıyla yeni bir yol açılabileceği ve bunun kıyı ekosistemi üzerinde geri dönülmez tahribatlara yol açabileceği yönündeki endişeler dile getirildi.
Kuşadası’nın karasal ve denizel biyoçeşitliliği açısından en zengin ve korunması gereken kıyıdaki son doğal alanlarından biri olan Kemerönü mevkiinin korunması için tüm Kuşadalılar ve ilgili kurumlar duyarlılığa davet edildi” ifadeleri kullanıldı.





