Bu yeni sistemde, vatandaşların hangi sosyal güvenlik statüsüne tabi oldukları ve çalışma hayatına ilk adımlarını ne zaman attıkları, maaşa bağlanma sürecinin en kritik kriterleri haline geldi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatına göre her statünün kendine has yaş ve prim günü zorunlulukları bulunuyor. Bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışan 4A sigortalıları için emeklilik kapısı, 7.200 prim günü ve 20 yıllık hizmet süresi şartıyla kadınlarda 58, erkeklerde ise 60 yaşında açılıyor. Kendi nam ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkarların oluşturduğu 4B (Bağ-Kur) grubunda ise cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin emeklilik yaşı 60 olarak sabitlenmiş durumda ve yine 7.200 gün prim yatırılması isteniyor. Öte yandan tarım işçilerini kapsayan 4C statüsünde şartlar biraz daha yumuşatılarak, 15 yıla karşılık gelen 5.400 prim gününü dolduran kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşında emekli aylığına hak kazanması sağlanıyor.
EYT Düzenlemesiyle Gelen Avantajlar ve Kademeli Sistem
Milyonlarca çalışanın umutla beklediği EYT yasası, Türkiye'nin sosyal güvenlik tarihinde tam anlamıyla bir milat olarak kabul ediliyor. Ekonomi ve çalışma hayatı uzmanlarının paylaştığı istatistiklere göre 2,2 milyondan fazla vatandaşı doğrudan sevindiren bu yasa, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigorta tescili yapılmış kişileri yaş takıntısından tamamen kurtardı. İlgili yasal düzenleme çerçevesinde, belirtilen o kritik tarihten önce çalışma hayatına atılan kadınlar 20 yıllık hizmet süresini (7.200 gün), erkekler ise 25 yıllık süreyi (9.000 gün) tamamladıkları andan itibaren yaşlarına bakılmadan doğrudan emeklilik dilekçesi verebiliyor.

E-Devlet Kayıtlarındaki Eksikliklere ve Hesaplama Araçlarına Dikkat
Emeklilik planlaması yapan vatandaşların ilk adımı her zaman dijital platformlardaki kayıtlarını incelemek olmalıdır. Uzmanlar, e-Devlet kapısı üzerinden alınacak hizmet dökümlerinin satır satır kontrol edilmesi gerektiği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Zira istatistikler, her on çalışandan üçünün resmi kayıtlarında sistemsel hatalar veya eksik prim günleri bulunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle iş değiştirme dönemleri, vatani görev için ayrılan süreler veya kadın çalışanların kullandığı doğum izinleri sisteme hatalı yansıtılabiliyor ve bu durum emekliliği yıllarca geciktirebilecek sinsi bir riske dönüşebiliyor.
Geçmişte yaşanan bu tarz kesintiler nedeniyle prim günü eksik kalan vatandaşlar; askerlik, yükseköğrenim veya doğum borçlanması gibi yasal haklarını kullanarak bu boşlukları telafi edebiliyorlar. Diğer yandan, vatandaşların internette karşılarına çıkan kaynağı belirsiz emeklilik hesaplama robotlarına kesinlikle itibar etmemesi gerekiyor.





