YILIN EN ACI AYI 'DIR EYLÜL

Abone Ol

7 Eylül ülkemizi işgal edenlere karşı kurtuluşun adıydı. Eylül ayında , 7 Eylül den , 58 yıl sonra yine bir başka karanlık günlerin askeri darbe ile sonlandırıldığı , demokrasiye ara verildiği GÜNDÜR 12 Eylül.

7 Eylül vatanımızı işgal eden askeri emperyal güçlere karşı verilen bir savaş olmasına rağmen, 12 Eylül, aynı işgalcilerin bu kez kendi içimize soktukları bir nifaktan ibarettir. Her iki olay da da, Türk askeri filmin başrolüydü. Türk siyaset tarihinde askeri darbelerin biriydi geçtiğimiz Cumartesi 40 . yılını yaşadığımız 12 Eylül..!

Bizi yönetenlerin , bir askeri darbe ile alaşağı edildiği 1980 ihtilali tam 40 yıl önce bir Cuma gecesinde ve Cumartesi sabaha karşı , sokaklarda askerlerin dolaştığı , demokrasinin geçici olarak rafa kaldırıldığı , kardeş kavgasının bıçak gibi kesildiği 1980 de , 23 yaşında Üniversite mezunu bir genç olarak , 80 öncesinde yaşadığımız acı günlerin canlı tanığı olarak hayatımıza damgasını vurdu.

78 kuşağının 70-80 yıllar arası büyüklerimizin dediği gibi “ anarşiden “ başımızı kaldıramadığımız , gençliğimizi yaşayama-dığımız karanlık yıllar.40 yıl ve daha öncesinde yaşanan , sağ ve sol görüşlülerin aynı tabanca ile vurulduğu , milletin birbirine kırdırıldığı ,Türkiye' nin geleceği için gençler üzerinden karanlık pazarlıkların yapıldığı , polislerin bile saflara ayrıldığı , yaşanan acı ve gergin günlerden sonra gelen gündüzü bile karartan geceler.

Bugün 70 li yıllardan 80 lere uzanan on yılımızı çalan provakasyonlara aldanan ve yanımızda , başı omzumuza düşen gençlerimizi, arkadaşlarımızı anmak istedim yazımın başında.

Siyaset hizmet aracı olmalıdır, ama bizde düşmanlık ve ötekileştirmek yolunu açmıştır maalesef.

Olan kime oldu..?

kazananlar kimlerdi..?

sonradan anlaşıldı ama,

Kaybeden milletçe biz olduk maalesef.

Evlat acısının dinmeyecek yaslara büründüğü, nice ocakların söndüğü, kardeş kavgasının ardından , mapuslarda ayar verilen gençlerin çilesi bitmemişti.

Yeni sabıkalıların yaratıldığı gençlik dışlandı, acısını da bir ömür boyu taşıdı.

Tam 650.000 gözaltı,210.000 açılan dava , yargılanan 230.000 kişi,517 kişiye idam cezası ve 50 idam infazı,işten atılan 30.000 kişi, görevine son verilen 4.000 memur, Vatandaşlıktan çıkarılan 14.000 kişi, Yurt dışına siyasi mülteci olarak kaçan 30.000 kişi, 950 şüpheli ve açlık grevi ölümleri ile 40 yıl önce ülkenin üzerine çöken karanlık yıllar.

Allah bu ülkeye bir daha istiklal Marşı yazdırmasın , diyenlere ilave olarak , gerisinde bir çok acılar bırakan bir daha 12 Eylüller yaşanmasın.

*****

AYDIN DA KADIN SİYASİLER

İstanbul da bir semtin adıdır , Şehremini.

” Şehriemin “dir bu sözün aslı. Yani şehrin en güvenilir kişisi. Şehremini, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet öncesi Türkiye'sinde belediyelerin işlevlerini gören şehremaneti idaresinin başı. Şehremanetleri 16 Ağustos 1854 tarihli bir fermanla, Fransız komün idareleri örnek alınarak kurulmuştur.

Osmanlı'da sarayların ihtiyaçlarıyla kamu binalarının tamir ve inşasına gereken malzemeyi temin eden görevli ve 1855'ten sonra belediye başkanı için kullanılan unvandır.

Cumhuriyet sonrası URAY olarak değişen bu sözcük ,

Yıllar sonra Belediye , o merkeze de BELDE denmeye başlandı.

Belediye Reisi , belediye başkanı , derken günümüze gelindi.

Aydın da” ilk ve en “kadınları yeniden hatırlayalım. Aydın ilk kadın muhtar Gül Esin 'in 1933 yılında Karpuzlu ( eski adıyla Demirci ) köyünde seçildiği

dönemde Atatürk tarafından ödüllendiril-mişti. Muhtar olmasının ardından kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklayan Gül Esin, kız kaçırma olaylarını önlemiş ve nikah işlerini düzene sokarak da büyük başarı elde etmişti.

11 Aralık 1933'te Halkevi Gazetesi'nde çıkan haber de , 'Büyük inkılabın ilk kadın muhtarı, vazifen kutlu ve mutlu olsun' manşetiyle verilmiş. 32 yaşında muhtar seçilen Gül Esin, yaklaşık 500 oy alarak bu görevi üstlenmişti.

Onlarca yıl sonra Türkiye nin değil ama , Aydın'ın ilk kadın Milletvekili Piraye Levent 1957 yılında Demokrat partiden milletvekili seçilerek gittiği Ankara da 1960 ihtilaline dek görev yapmıştı.

Cumhuriyet döneminin Atatürk Türkiye'sinde kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1934 yılından buyana Aydının ilk seçimle Parlemento'ya gönderdiği bayan milletvekili Eczacı Piraye LEVENT'tir.

Piraye LEVENT 1915 yılında doğmuş ve Eczacı olarak Aydın'da bugünkü Sevgi yolu olarak bilinene eskiden İstasyon caddesinde eczanesinde çalışmıştır. Dönemin başbakanı Adnan Menderes Başbakanlığın-daki iktidarda 1957 yılındaki seçimlerinde 11. dönem Aydın Milletvekili olarak Parlemento'ya seçilmiştir. Yassıada da yargılanan Piraye Levent , acı günlerin ardından bugün Tellidede mezarlığında son uykusunda eşi ile yan yana yatıyor. Piraye hanım dan sonra 60 darbesinin Çine li demokrasi şehitlerinden Namık GEDİK ' in hanımı Melahat Gedik TBMM 12. Dönem Adalet Partisinden vekil seçilmişti.1961 genel seçimlerinde Adalet Partisi’nden Aydın milletvekili seçilerek meclise girdi. Bu dönemde Adalet partisinin Genel İdare Kurulu'nda üye olarak görev yaptı.

Gedik, 1965 genel seçimlerinde bu kez Samsun'dan meclise girdi. 1970'te Adalet Partisi'nden ayrılarak Ferruh Bozbeyli'nin kurduğu Demokratik Partiye'ye geçti.

1960'ta eşi Namık Gedik'i kaybeden Melahat Gedik, hukukçu bir anne olarak önce Ağır Ceza reisliği, ardından avukat olarak yıllarca görev yaptıktan sonra , 28 Temmuz 1999'da Ankara'da vefat etti.

Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Cebesi Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Sonrasında yine seçimlerle Meclise giden Dr. Sema PİŞKİNSÜT , Semiha ÖĞÜŞ ardından 4. Kadın vekil Özlem ÇERÇİOĞLU ve sonunda 5. Kadın vekilimiz Deniz DEPPOYLU dan sonra bir çok Kadın mahalle muhtarlarımız , kadın müdürlerimiz , kadın valilerimiz bu ülkeye hizmet etmeye devam edegelmiştir.

İlk Büyükşehir belediye başkanı namı diğer

Topuklu efe lakaplı Özlem Çerçioğlu ise hem kadın milletvekili hem de şehriemini olarak Aydın'ı idare eden Cumhuriyetimizin modern görüntülü kadınlarımızdandır.

Ne yalan söyleyeyim, bazen biz erkelerin bir araya gelmediği konuları kadınlar çekip çevirmekte erkeklerden mahirdir.

Söz gelimi oturduğum sitede , erkeklerin bir araya gelemediği işleri bir kadın komşumuz üstlendi de , bir çok hizmeti bir arada gördük. Kadınların daha dayanıklı , sabırlı oldukları bir gerçek. Erkekler “ baştır “, ama kadınlar “boyun “..!

Aslında baş her şey'i yönlendirir gibi görünse de, Gerçekte, Boyun nereye dönse ,baş da oraya dönmek zorundadır..!

Seçilenler toplumu , seçmenleri ,kurumları idare ederken , edindikleri huy, mizacından gelen ve takındığı tavırlar zamanla davranışları haline gelir.

Kendilerini idare eden, davranışlarına yön veren , kesinlikle bu mizaçlarıdır.

En büyük şehriemini söz gelimi, Topuklu efe Aslan burcu, Tıpkı Ormanların kraliçesi gibi, Esip gürlemesiyle nam salmış..!

Meclis'te muhalefet üyelerine uzun söz vermemesi, Kızınca agresif ve biraz da “astığım astık , kestiğim kestik “ tutumu, insanların doğum anındaki mizacından kaynaklanan pek değişmez karakterleridir.

Asla günlük fallara inanmam, ancak, doğum anında Yıldızname'nin sizi karakter olarak çok etkilediği Osmanlı zamanından beri ilim olarak kabul edilir.

Bakın Özlem hanımın ASLAN BURCU , kendine dahil kadınlar için ne diyor..?

Aslan burcu kadının en belirgin özelliği Liderlik özelliği ve cesaretidir.

Asla cimri değillerdir. Heyecanlı bir yapıya sahiptirler. Asla dar görüşlü değillerdir bu yüzden empati yapma yetenekleri yüksektir. Liderlik onların ana elementleridir. Heyecanlı tavırları ile etrafa neşe saçarlar.

Gelelim bir aslan olan Özlem hanımın yani aslan burcunun eleştirilen olumsuz özelliklerine ; Sabır nedir asla bilemezler. Kendine olan güvenlerin-den dolayı başkalarını küçük görebilirler. Kibirli olmalarından dolayı hayatlarında olumsuz gelişmelere sık rastlarlar. İnsanları yönetmek için boş yere çaba sarf ederler. İstedikleri olmayınca çılgına dönerler. Sevmediği bir insan olduğundan anında onu düşman olarak görürler.

İşte bu hain burçlar, yeri geldiğinde bizi hem vezir eder, hem de rezil eder...!

Siz hiç merak ettiniz mi hangi burçtansınız ve yazılanlarla örtüşen huylarınız..? Ünlü Hint düşünürü, politika adamı Gandhi ye ithaf edilen veciz sözdeki gibi; “Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere

dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür.

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”


SÖZÜN ÖZÜ :

TESTİDE NE VARSA DIŞINA O SIZAR,

EDEPLİ EDEBİNDEN SUSAR ,

EDEPSİZ DE BEN SUSTURDUM SANAR.

(MEVLANA)

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828