Temmuz ayının başlamasıyla birlikte televizyon kanallarında yayınlanan diziler ve programlar tatile çıktı. Evet buraya kadar her şey gayet doğal tabiî ki yüz binlerce lira kazanan oyuncular çok yoruldu. Şaka bir yana yaz ekranlarında tam bir tekrar yayınlama çılgınlığı yaşanıyor. Diziler ve programlar eski bölümlerini temcit pilavı gibi dönüp dolaşıp yayınlıyor. Bazı diziler adeta naftalin kokuyor, öyleki o diziler yayınlandığı yıllarda yeni yetme tıfıl olanlar şimdilerde orta yaşa yaklaştı ya da daha da yaşlandı. Yakın tarih dizilerin tekrarlanmasını bir nebze anlarım ama 15/20 sene önceki dizileri de yayınlamak izleyicilerle dalga geçmek bana kalırsa. Oysa yaz ayları için bazı yeni programlar yapılsa ve yahut sahillerde çekilen kısa diziler olsa tadından yenmez.
Ülkemizde ilk olarak 1990 yılında açılan özel televizyon kanalları, yayınladıkları dizi, sinema ve programlarla televizyon izleyicilerinden tam puan almıştı. Özel kanallar sayesinde izleyiciler zenginleştirilmiş televizyon yapımlarıyla adeta ekranlara abone olmuştu.
Şimdilerde o özel televizyon kanallarından yüzlercesi var, ancak ekranları adeta çöplük ve naftalin kokan yapımlarla dolu. Sosyal aktivitelerden ve uzun yaz tatillerinden yana şansı olmayan televizyon izleyicileri için kanallar adeta işkence, kalitesiz yapımlar, sinemalar ve kalitesiz müzik yayınları tekrar üstüne tekrarlarla gına getiriyor. Televizyon kanalları son bir iki yıldır ekonomik
zorluklar ve reytigler nedeniyle dizileri bir bir sonlandırdı. Öyle ki bazı dizi ve tv programlarında ekran yüzü olan ünlülerle çalışmalar yapmalarına rağmen istedikleri başarıları yakalayamadılar. İşte bu sebeplerden dolayı şimdilerde tekrar yayınlara yöneldiler, ama bu sadık televizyon izleyicilerinin hiçte hoşuna gitmiyor.