Son 2 gündür kentimizde sağanak yağış etkili oluyor. Aralık ayında 5 – 10 gün süren yağmurlardan sonra kurak bir döneme girmiş, kara kara düşünmeye başlamıştık.
Kuraklık riski karşısında endişelenmemek ne mümkün?
Anımsanacağı üzere, 2021’in yazında su kıtlığı yaşanmış, bu nedenle tarımsal arazilerde ‘kısıtlı sulama’ programı uygulanmıştı. Bu nedenle Aydın çiftçisi, az su isteyen ayçiçeği gibi ürünlere yönelmiş, tarlasına bunları ekmek durumunda kalmıştı.
***
2022’nin yazında kısıtlı sulama programı uygulanmadı. Su, geçen yıllara oranla daha boldu. Ancak 2022’nin sonbaharında ve kışın ilk günlerinde yeterli yağışı alamadık. Bu da ister istemez bizleri tedirginliğe sürükledi.
Yazımın başında belirttiğim gibi, en büyük dileğimiz, son günlerde etkili olan yağışın sürmesi. Önümüzdeki 3 – 4 ayda yeterli yağmur düşerse, tarım ve içme suyu alanı başta olmak üzere sulama konusunda umutlar yeşerecek.
***
Burada yeri gelmişken belirtmekte yarar var ki, suyun bir damlası dahi insanlık için hazine değerinde. Su zengini bir ülke olmadığımız aşikâr. İşte bu nedenle, suyun tasarruflu kullanımı, israfın önlenmesi ve tarımsal sulamada modern sulama tekniklerinin uygulamaya geçirilmesi yaşamsal öneme sahip.
Dilerim, bu anlamda çok geç olmadan gereken adımlar atılır. Aksi halde kuru tarım ve susuzluk, öyle kolay uyum sağlayabileceğimiz bir olgu değil.
Kış yağışlarının sürmesi ve bereket getirmesi dileğiyle…