Aydın, yazları sıcak ve kurak kışları da ılık ve yağışlı havasıyla tanımlanan Akdeniz iklimi kuşağında yer alan bir ildir. Tabi ki bu eski zamanlar için söylenen bir betimleme artık. Kışlar ılık ve az yağışlı, yazlar ise çok aşırı sıcak ve kurak geçmeye devam ediyor maalesef…
***
Son 30 yıldır gerek ilimizde gerekse ülke genelinde mevsimsel yağışlar normallerinin baya alt seviyelerine geriledi. Öyle ki ilimizde yaz aylarında bile görülen yaz yağmurları artık hiç yağmazken birde normal mevsimsel yağmurlar da yağmayınca endişelenmekten başka çare kalmadı. Ülkemizin iç kesimlerinde büyük oranda görülen karasal iklim şartları bile değişiklik yaşıyor. Kışlar kısa soğuk ama kar yağmadan kuru ayaz şeklinde ayrıca bahar ve yaz yağmurları da yeterince yağmıyor. Durum böyle olunca ülkemizde ve dünya çapında tanınan birçok göl ve gölet kurudu. Göçmen kuşlara ev sahipliği yapan bu göllerin kuruması yaban hayatını da olumsuz etkiledi. Bilim insanları yaptıkları geniş araştırmaların ardından bu durumların maalesef küresel ısınma kaynaklı olduğu sonucuna vardı. Kuzey ve Güney buz denizlerindeki buz dağları eridi yok olup gitti. Bazı buz dağlarının büyük buzul çağından beri var olduğu biliniyor. Buzul dağlarının varlığı milyonlarca yıldır var olan mevsim olaylarının en uygun ve düzenli yaşanmasına neden oluyordu. Şimdilerde ise buz dağlarının hızla yok olması mevsimlerin kaymasına, ya da gerektiği gibi değil de tam aksi şartlarda yaşanmasına neden oluyor. Aşırı sıcaklar ve buzulların erimesi nedeniyle, Sonbahar, Kış, İlkbahar ve Yaz mevsimleri tam manasıyla yaşanamaz oldu. Kış ayları aşırı sıcak yaşanırken, yaz ortasında dolu ve hatta kar yağması mevsimlerin bile pusulasının şaştığı gerçeğini gösteriyor.
***
Buraya kadar anormal olan ne varsa yazdık, ancak olumlu adımlar derhal atılmazsa küresel ısınmaya engel olunmazsa (tabiî ki olumlu duruma gelmesi) bizim elimizde. İşte o zaman yandığımızın resmidir. Düşünün yağmurlar yağmıyor, sürekli kasvetli pis bir sıcak hava hüküm sürüyor, topraklar çatlıyor, dereler, çaylar, nehirler, göller kuruyup gidiyor. Bırakın temizlenmeye, içmeye bile su yok…
O zaman felaketler ardı adına gelecektir. Salgın hastalıklar (Kolera, tifus, sıtma, verem vd.) aşırı bir yayılma gösterecek ve toplu can kayıpları yaşanmaya başlayacak. Temiz su yoksa buğday yok, ekmek yok kısacası hayat yok… Bundan sonraki dönem için ülkelerin acil önlemler alarak küresel ısınmayı durdurmak için çaba göstermeli. Yağmurlar yağmazsa kıtlık dolayısıyla ölüm kapılarda…