TÜRK EĞİTİMİNDEKİ DÖNÜM NOKTALARI

Abone Ol

* Sadece İstanbul ile sınırlı kalsa da ilköğretim ilk kez, 28 Temmuz 1808/2 Temmuz 1839 arasında padişahlık yapmış olan Sultan II. Mahmut zamanında zorunlu hale getirilmiştir.

* 1857 yılında yüzünü her yönüyle batıya çevirmiş ancak toplumunun büyük bir kesiminin gelenekle modernite arasında git gel yaşadığı Osmanlı Devleti’nde bugünkü Milli Eğitim Bakanlığı’nın temeli oluşturacak olan Maarif-i Umumiye Nezareti kurulmuştur.

* Her ne kadar kimilerince Padişah II. Abdülhamit’in istibdat yanlısı olduğu söylense de, II. Abdülhamit döneminde eğitim alanında çok büyük atılımlar gerçekleştirilmiştir. Örneğin Osmanlı Devleti tarihinde ilk dilsiz ve sağırlar okulu bu padişah döneminde yaptırılmıştır.

* Eğitim o denli önemliydi ki Kurtuluş Savaşı’nın en zor şartları altında 23 Nisan 1920’te Meclis’in açılmasından hemen sonra 2 Mayıs 1920 tarih ve 3 sayılı yasayla “Maarif Vekâleti” TBMM tasarrufunda örgütlenmiştir.

* Eğitim işleri, Kurtuluş Mücadelesi sırasında Ankara’da TBMM’ye bağlı Maarif Vekâleti ile İstanbul’da Osmanlı hükümetine bağlı Maarif Nezareti tarafından yürütülmüştür. 1922 yılında Saltanatın Kaldırılması’yla Osmanlı Devleti resmen sona ermiş oldu. İşlevsiz ve yetkisiz kalan İstanbul’daki Nezaret ise 1923 yılında kaldırılmıştır.

* Eğitim yönetiminin bakanlık düzeyinde iki başlılığı sona erdirildikten sonra 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Türkiye’deki tüm okulların denetimi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Böylece eğitim ve öğretimin birliği sağlanmakla beraber medreseler de kaldırılabilmiştir.

* 1923 yılında ilköğretim(ilkokul) süresi 6 yıl olarak belirlenmiş ancak bir yıl sonra ülke şartları göz önüne alınarak bu süre 5 yıla çekilmiştir. Hal böyle olmasına rağmen özellikle köylerde çocukların okula devamında sorun yaşanmıştır. Ülkemizde uzun süredir tartışılan zorunlu ilköğretim süresinin artırılmasına ilişkin tartışmalar kimilerince post-modern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat süreciyle bambaşka noktaya taşınmıştır. Ülkemiz bu süreçten hemen sonra 18 Ağustos 1997 yılında çıkarılan 4306 sayılı yasa ile Türkiye’ de “ilköğretim kurumlarının sekiz yıllık okullardan oluşması, bu okullarda kesintisiz eğitimin yapılması ve bitirenlere ilköğretim diploması verilmesi” hükmü getirilmiştir. Ancak ülkemizde hale kız çocuklarının değişik nedenlerle okula gönderilmemesi sorunu yaşanmaktadır.