TARTIŞMA PROGRAMLARI VE ŞİDDET

Abone Ol

Televizyon kanallarının hemen hepsinde her akşam bir tartışma programı ekrana geliyor. ‘Merkez medya’ veya ‘ana akım medya’ olarak nitelendirilen televizyon kanallarında genellikle farklı siyasî görüş ve yelpazeden konuklar, ‘tartışmacı’ olarak ekrana çıkarılırken, ideolojik çizgisi ağır basan televizyon kanallarındaysa durum biraz daha farklı. Oralarda genellikle ‘aynı mahalleden’ konuklar, programa davet ediliyor ve deyim yerindeyse kendileri çalıp kendileri söylüyorlar. O ideolojinin taraftarları da kendi zihin dünyalarına paralel söylemlerde bulunan televizyon yorumcularını dinleyip, görüşlerine meşruiyet kazandırıyorlar. ‘Yorumcu da benim gibi düşünüyorsa doğru noktadayız’ inancını pekiştiriyorlar.

Demokratik toplumlarda tartışma, eleştiri, görüş alışverişi elbette olmazsa olmaz. Tabii bunu yaparken uygar dünyanın gereklerine göre hareket etmek, tartışmayı bir laf dalaşına ve daha ötesinde fizikî şiddete erdirmemek son derece önemli.

***

Önceki günlerde bir televizyon kanalında hiç de demokrasi kültürüyle bağdaşmayan bir tartışmaya tanık olduk. Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt’la Gazeteci Latif Şimşek, programda birden kavgaya tutuşuverdi. Yayının kesilmesinin ardından da kavganın devam ettiğini öğrendik. Darp raporu alan Şimşek, Enginyurt’tan ve yanındaki kişiden şikâyetçi oldu, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Peşinen belirteyim ki, Latif Şimşek’ten ve savunduğu görüşlerden zerre haz etmem. Ama bu tutumum, şiddetin her türlüsüne amasız, fakatsız, kayıtsız – koşulsuz karşı olmamı engellemez.

Düşünce planında tartışmanın yapıldığı bir ortamda söz bitip, sözün yerini kaba kuvvet alıyorsa bunun kabul edilebilir yönü yoktur.

***

Toplum olarak aynı eksende düşündüğümüz, bizimle ‘aynı mahalleden’ biri şiddete uğradığında kıyametleri koparıyor, ‘karşı mahalleden’ birisi şiddete uğradığında çeşitli gerekçelerle şiddet eylemine haklılık kazandırmanın yarışına giriyorsak bu tutum, demokratik olamaz aksine çifte standarda girer.

Fikrî tartışmaların söz düzeyinde yapıldığı, kaba kuvvete dönüşmediği ortamları görmek dileğiyle…