TARIM ÇÖKÜYOR

Abone Ol

Son günlerde tanzim satışların üzerinde fiyat tartışmaları var. Üreticinin ve tarımın sorunlarını çözmeden yapılan tanzim satışları kesinlikle ürün fiyatlarını düşürmeyecek. İlgililer ekim alanlarının düştüğünü ve sorunların tarımda mevzuatların tam olarak uygulanmamasından kaynaklandığı görülüyor.

25 Nisan 2000 de 26149 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’ Tarım Yasası’’ hükümlerine uyulmadı. Tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın, milli gelirin yüzde 1’inden az olmaması gerekir. Tarımsal desteklemelerin 2007 yılından itibaren söz konusu yasaya uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken verilen desteğin milli gelire oranı yüzde 0,4 – yüzde 0-6 aralığında kaldı. Hiçbir zaman genel bütçenin yüzde 1’i olmadı.

İlgili yasa çerçevesinde 2018 yılında tarıma verilmesi gereken destek 37,4 milyar olması gerekirken yaklaşık 14,6 milyar TL. de kaldı. Çiftçiye aldığından daha fazla bir miktar 22,8 milyar TL. eksik ödeme yapıldı. Buna karşın tarıma verilen desteğin 5 kat fazlası faiz ödemelerine ayrıldı.

Tarımsal desteklerde aradığını bulamayan çiftçinin gittikçe artan miktarda banka kredisine yöneldi. BDDK’ya göre çitçilerin bankalara kredi borcu 102 milyar liraya ulaştı. Çiftçinin aylık kullandığı banka kredisi 2018 yılının Haziran ayına kadar 89 milyar liradan, 98 milyar liraya yükseldi. Bu artış eğilimindeyken Temmuz’dan itibaren yükselerek yıl sonunda 3 milyar dolar 8 milyon liraya ulaştı.

İcra takibine düşen kredi miktarı kamu bankalarında yüzde 37, yabancı bankalarda yüzde 33 ve yerli özel bankalarda yüzde 30 oldu. Yerel özel bankalardan kredi kullanan çiftçiler daha büyük bir mağduriyet yaşadı.

Uygulanan politikalar sonucu çiftçilerin alım gücünün gerilediği görüldü. Türk Lirası değer kaybetti, dolayışıyla dışarıya bağlı olduğumuz girdiler, tohum, gübre, ilaç ve mazotu dolarla aldığımız için zamlandı. Dolayısıyla üretici bu girdilerden yeterli derecede yararlanamadı. Ama yükselen fiyatlar karşısında çiftçi tarım ilacı ve gübreye ulaşmakta güçlük yaşadı. Tarım sektörünün sürüklendiği bu durumda ithalatın çözüm yolu olmadığı artık anlaşılması gerek. Bu veriler ışığında tanzim satış noktaları bir seçim yatırımıdır. Üretim olmadan gıda fiyatları nasıl düşer? Gıda fiyatlarını önlemek için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekir. İklim değişikliği konusunda da çalışılmalı, ürünün üreticiye ulaştırılmasında yaşanan sıkıntılar çözülmeli, üretim uzun vadeli desteklenmeli. Üretim planlanması yapılmalı, kooperatifçilik geliştirilmeli, ithalatın bir çözüm yolu olmadığını kabul ederek, üreticimize yeterli destek verilmelidir.

BUĞDAY YOK, UN OLMAYACAK

CHP’den buğday ithalatı ve çiftçinin üretim maliyetleriyle ilgili şok bir iddia gündeme geldi. CHP Edirne milletvekili Prof. Dr. Okan Kaytancıoğlu; ‘’ Şu anda 200 liraya mal oluyor. Çiftçinin gübre ve mazot maliyeti sadece buğdayda destek 19 lira bu olur mu? Buğdayın maliyeti çok pahalı olacak. Kesinlikle bir kıtlık var, üretimde yüzde 40 düşüş olacak. Dünya ülkeleri bunun önlemini çoktan aldı, Türkiye’ye buğday satmayacaklar. Ya da ciddi sıkıntılar çekeceğiz, buğday bulmak için ekmek 2 lira olur, böyle bir acı reçete olacak. Buğday yok, un olmayacak, ekmek nasıl olacak? İthalatta zorlanacağız. Bunları şimdiden görebiliyoruz.’’ Trakya da köyleri gezdiğini belirten Kaftancıoğlu şunları söyledi; ‘’ AKP artık tüketiciye oynuyor, yaklaşık 57 milyon seçmen oyunu nasıl fazlasıyla alabilirim diyor. Çiftçinin de oyunu almak istiyor, çiftçi çok tepkili. Borçlanıyor, üretmek istemiyor, tarlayı sürmek istemiyor ve toprağa küstü’’.

NARENCİYE ÜRETİCİSİ ZORDA

Chp Mersin milletvekili Cengiz Gökçel son dönemde narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılması için verilen önerge üzerine TBMM Genel Kurulunda söz aldı. Narenciyecilerin dalından sofraya her aşamasında çekilen sıkıntıların etraflıca araştırılıp çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Gökçel, narenciyenin 1,6 milyon tonluk ihracat ile herhangi bir ürün olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Narenciyenin milyonlarca kişinin geçimini sağladığı bir ürün olduğunu belirten Gökçel, Mersin’de 2004’de 40 Kuruşa satılan portakal bugün 60 Kuruş. Burada bir sorun yok mu sizce? Aydın ili sınırları içinde bulunan narenciye üreticileri de büyük sıkıntı çekiyor. Düşük fiyat yüzünden bir çok üretici bahçesini kökledi. Bu kıyım hala devam ediyor. Tarım girdileri on kat pahalılaştı ama ürün fiyatları dalında 30 – 40 Kuruşu geçemiyor.