Suyumuzu tasarruflu kullanalım. Öyle bir zaman gelecek ki şimdilerde düşüncesizce tükettiğimiz bir damla suyu bile arar olacağız. Neden mi? Çünkü su konusunda müsriflikte sınırımız yok maalesef. Oksijenden sonra su da yaşamamız için olmazsa olmazımızdır. Bir insan aç olarak 7 gün yaşayabilirken susuz en fazla 3,5 – 4 gün yaşayabilir ancak. İnsanoğlunun nefes almaktan sonra duyduğu en önemli ihtiyaç maddesidir su. Doktorların tavsiyesi günde 2,5 – 3 litre su içilmesi yönünde. Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığına bağlı olarak terleme yoluyla vücudumuzdan çok fazla su atıyoruz. Bölge olarak Ege Bölgesi’nin en sıcak illerinden biriyiz. Uzun yaz günlerinde sıcaklığın üst seviyelere yükseldiği zamanlarda terlemeden dolayı oluşan sıvı kaybını önlemek için bol su tüketmeliyiz. Bunun yanında yaz sebze ve meyvelerin oluşumunda tarlaya veya bahçeye dikilen fidanlar için sulama çok önemli. Su olmadan yaşam olmaz. Gıda olarak tükettiğimiz bazı sebze ve meyveleri yetiştirirken fazla sulama suyu kullanmak zorundayız. Yaz aylarının öncelikli tercih edilen sebze ve meyvelerinden domates, patlıcan, biber, kavun, karpuz, şeftali, salatalık, börülce, bamya, fasulye gibi daha birçok ürün yapılacak olan sulamayla oluyor. Vahşi sulama sisteminden kurtulup son teknoloji yöntemlerle damlama sulama işlemini gerçekleştirirsek sulardan tasarruf etmiş oluruz. Bunun yanında evlerimizde ve iş yerlerimiz de biz de su tasarrufu yapabiliriz. Banyoda daha az vakit geçirmek, diş fırçalarken ve sakal tıraşı gibi günlük basit işlerde bizde tasarruflu su kullanarak hem kendi ekonomimize katkıda bulunuruz, hem de suyu israf etmemiş oluruz. Benzinliklerde araba yıkamak, dükkânların camlarını yıkamak beni üzüyor. Boşa akıp giden su bir daha geri gelmeyecek. Oysa bir kova su yapıp bezle camları ve arabayı temizleyebiliriz. Küçük bir dokunuş olacak ama bunu yapmak yine bizlerin elinde. Ayrıca yaz tatili için tercih ettiğimiz kentlerden Kuşadası ve Didim güzergâhı üzerinde bulunan veya İzmir, Denizli, Muğla istikametine gittiğimiz yönlerde bulunan yerel işletmeler yasak olmasına rağmen açtıkları kuyular ile arabaların geçişlerde yıkanması için o güzelim artezyen sularını boşa akıtıyorlar. Bu da beni üzüyor. Sabahtan akşama kadar gün boyu yere akarak su heba oluyor. Çeşmelerden akan şebeke sularını içemeyenler genelde damacana su ile evlere ve işyerlerinde su ihtiyaçlarını giderirler. İçme suyu çıkan bilinmiş Yenipazar, Çine, Bozdoğan, İsabeyli, Dalama, Atça, Nazilli gibi merkezlerde su satışları yapılıyor. Yaz aylarında belirli zamanlarda su kesintisi oluyor. Yeterli su gelmiyor. Yeraltından sular daha da aşağıya çekilince depoların dolması zorlaşıyor. Bidon doldurmak bile herkes alsın diye sayı ile veriliyor. Su kıtlığı açısından sıkıntılı günlere girmiş bulunuyoruz. Mevsimsel yağışlar yeterince olmadığı için kuraklığa doğru hızla ilerliyoruz. Eskiden yağmurlar geç kalırsa ya da yağmazsa insanlar yağmur duasına çıkardı. Onlar daha dua yerinden geri dönmeden bereketli yağmurlar yağardı. Tabi ki bu bir inanç meselesi. Sahibi yani yaradan Allah’ın belirlediği vakit ve günde zaten yağmur yağar. Biz yine de dualarımızı etmeye devam edelim. Allah’a yakaralım. O da bizleri rahmetiyle bereketlesin. Amin…