Siyaset insanlık tarihinin neredeyse en başından beri toplumların yönetilmesi, ülkeler hakkında kararlar alınması ve daha bir çok konuda söz sahibi olan bir oluşumdur. Asıl konuya gelelim siyasetle meşgul olan kişiler yeri geldiğinde yalanların en mesnetsizlerini kullanarak adeta şeytana hizmet etmeye başlar ama bunu asla kabul etmez. Siyaset sahibi kişi ya da kişiler yüzünden çıkan kavgalar hatta savaşlar dünyanın her yerinde halen yaşanıyor değil mi?
Siyaset sahnesinde iktidar sahibi olan nice krallar, padişahlar, şahlar, devlet başkanları tarihte yaşanan en kanlı savaşların müsebbibi olmadı mı? Örneğin Alman diktatör Adolf Hitler’i sanırım bilmeyenimiz yoktur. Sırf dini inançları yüzünden yüz binlerce Yahudiye soykırım yapmadı mı? Siyasetin en karanlık tarafı olan ırkçılık ve milliyetçilik kisvesine sığınan kim olursa olsun daima ellerinde masumların kanlarını taşamaya devam edecek. Hitler, Yahudilerden başka Avrupa’nın diğer ülkelerine saldırdı ve Alman ırkının diğer tüm ırklardan üstün olduğunu haykırdı düzenlediği tüm propaganda mitinglerinde. Üstelik Hitler tarafından kurulan Nazi Partisi’nin tam adı, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisiydi. Bu partinin üyelerine çoğu zaman kısaca Nazi deniliyordu. Naziler aşırı sağcı olup Yahudi, komünist ve demokrat karşıtıydı.
Adolf Hitler, insanlık tarihinden bir kesit olarak aktarmak istediğim siyasetin karanlık kişilerinden biriydi. Siyasetle iştigal eden kişi ya da kişilerin asıl vazifesi tebalarını korumak, onlara en iyi şekilde hayat sürebilmeleri adına çalışmalar yürütmektir. Ancak siyasetin karanlık dehlizlerinde benliğini ve asıl vazifesini unutan o kadar çok siyasetçi var ki çirkefleşmekten ve bulundukları makamların koruması ardına saklanarak halklarına zulüm etmekten çekinmiyorlar.
Siyaset dünyasında pek tabiî ki iyi niyetli siyasetçiler de var. Yaşanan ve yaşatılan çirkinlikleri ellerinin tersiyle iten dürüst ve kişilik sahibi olanlar da var ama sayıları çok az maalesef. Cılız kalıyorlar zayıf kalıyorlar diğer kötü siyasetçilerin arasında kayboluyorlar. Onların iyi söylemleri yoldan çıkmış ve şeytani düşünceler taşıyan siyasetçiler tarafından adeta yutuluyor. Şeytani düşünceler dedim, zira gerçek şeytan ve onun havarileri insanoğluna yapılabilecek bütün kötü olayları bu tür siyasetçileri kullanarak körüklüyorlar. Kendi kötü düşüncelerini empoze edebildikleri insanları siyaset sahnesinde diledikleri gibi kullanıyorlar. İç savaşları çıkartmak, dinler arasında fitne çıkartmak, kimyasal savaşları körüklemek, insan haklarına tecavüz edilen tüm olayları siyasetçileri kullanarak adeta zevkten kuduruyorlar. İşte kendini iblise teslim eden tüm siyasetçiler yalan denizlerinde kulaç atmaya devam ediyor. Kötülükte sınır tanımayarak karanlık güçlere itaat ettiklerini bile bilmiyorlar. Siyaseti insani iyilikler adına kullanan herkese selam olsun, kötülüğe kapı açanların üzerine de yüce Allah’ın laneti uğrasın…