SAVAŞA HAYIR

Abone Ol

Son günlerde her platformda ekonomik krizden sonra konuşulan Rusya’nın Ukrayna’ya yapacağı askeri müdahale sonunda başladı. Geçtiğimiz Çarşamba günü televizyonu açınca ‘SON DAKİKA’ yazısıyla Rusya’nın Ukrayna’ya karşı gerçekleştirdiği müdahalenin Putin’in talimatı ile başladığını gördüm. İlk önce aklıma dünyamızın iklim değişikliğine bağlı olarak yaşadığı kuraklık ve koronavirüs salgını ile mücadele devam ederken, şimdi de bu savaş yüzünden ekonomimizin ağır darbe alacağı aklıma geldi. Körfez Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı işgalinde yaşadığımız zorlukları hatırladım. En önemlisi de halkın can ve mal kaybıydı. Savaş bölgesinde bulunan masum çocuklar, anne ve babalar, yaşlılar ne yapacaklarını bilmeden çaresizlik içinde çırpınıyorlardı. Sınır komşumuz olan Suriye’nin lideri Beşar Esad’ın kendi ülkesi sınırları içindeki yaptığı katliamdan kaçan Suriyelilerin yaşadığı zorlukları her gün televizyonlardan izliyoruz, hatta görüyoruz. Canlarını kurtarmak için Türkiye üzerinden kendilerini Avrupa’nın diğer ülkelerine atmaları gibi zorlu yolculuklarını izledik. Bir de yaşadıkları zorlu müdahaleler ile insana yakışmayan görüntüleri ortaya çıkardı.. Yine olan masum çocuklara oluyor. Gelecekleri konusunda kimsenin hiç bir şey bilmediği gibi sadece canlarını kurtarmak için oradan oraya kaçıyorlar. Aynısını şu anda Ukrayna halkı yaşıyor. Sabah saatlerinde başlayan saldırıda birçok bölge vuruldu. Çatışmalar olağan gücüyle devam ediyor. Dünya liderleri saldırının derhal sonlandırılması çağrısında bulunarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğin altını çizdi. Can kayıpları giderek artıyor. Daha dün gibi hatırladığımız Sırpların Avrupa’nın göbeğinde Bosna halkına yaptığı soykırımda yüz binlerce kişi öldürüldü. Hatırladığımızda içimiz kan ağlıyor. Ne oldu. Koca bir hiç. Cuma günü acil koduyla toplanan NATO güvenlik toplantısından maalesef tatmin edici bir sonuç çıkmadı. NATO ülkelerinde yapılan açıklamalar Ukrayna’yı rahatlatmadı, sadece yaptırımların uygulanması kararlaştırıldı. Şimdilik savaş tüm şiddetiyle devam ediyor. Savaşan iki ülkenin liderleri söz düelloları yapıyor, siviller sınır bölgelerine giderek komşu ülkelere sığınıyor. Önümüzdeki günlerin ne getireceğini kestirmek pek mümkün değil, umutlar barıştan yana. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük sözü aklıma gelir. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” Savaşın kazananı olmaz. Aksine kaybedeni çok olur.