NORMALLEŞMEYİ YANLIŞ MI ANLADIK ACABA?

Abone Ol

Hükümetin ''1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren normalleşme takvimini başlatıyoruz'' açıklamasının ardından ülke genelinde sanki eski normale dönüş yapıyoruz algısı oluşunca koronavirüs salgın tedbirleri çoğu vatandaş tarafından adeta askıya alındı. Maskeler çıktı, sosyal mesafeler kalktı herkes iç içe ve daha bir önemsemez tavırlar takınmaya başladı.

Oysa her başta konuya hakim olan bilim insanları ve uzman doktorlar ekranlardan avaz avaz sesleniyor: ''Salgın tedbir kurallarını göz ardı etmeyelim, henüz salgın bitmedi hatta varyant virüs hem çok fazla yayılıyor hem de daha çabuk can alıyor'' diye. Ama güzel ülkemizin güzel insanları her konuda bilgi sahibi oldukları için hemen en eski normale dönmekte de sakınca görmüyor.

Ülke nüfusunun 60 milyonu geçen kısmı birinci ve ikinci doz hatta üçüncü doz aşılarını yaptırdı. İşte bu gelişmelerin ardından tam bir gevşeme yaşanmaya başladı. Okullar tatil oldu, bayram tatili ve yıllık izinler başladı. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Ancak yazıyı yazmaya başladığım gün vaka sayılarında artış rakamı 7 bin civarındaydı. Türk halkı olarak çoğunluğumuz gelenek ve göreneklere hala bağlıyız, bayramlaşmak, el öpmek, sarılmak, toplu yemek davetleri ve daha pek çok şey… Yani tam da koronavirüsün bayram edeceği durumlar yaşanıyor maalesef. Aydın ülkenin en sıcak illerinin başında geliyor, sıcak havayla boğuşan halk bir de maske takınca bayılacak kadar oluyor. Ama maske takmayanlar o kadar çok ki söylenecek söz çok olsa da sözü anlayacak kimse yok…

Halkın büyük bölümü aşılarını yaptırdı ve gevşemeler başladı, ''Aşımı oldum bana bişi olmaz'' kafası yaşanıyor. Bilim insanlarının anlattıkları kulakları teğet geçerek havada kayboluyor. Herkes doktor, herkes bilim adamı, herkesin her konuda uzmanmış gibi anlattıkları cümleler tam bir garabetlik örneği. Cahillik okuma yazma bilmemekle olmuyor, nice okumuş insanlar var kara cahillik örneği sergiliyor. Yani normalleşmeyi bile anlamak istediğimiz, yaşamak istediğimiz gibi yaşıyoruz. Yarın vakalar artarsa, üstüne yeniden kısıtlamalar gelirse hiç şaşırmayalım, çünkü görünen köy kılavuz istemez.