NORMALLEŞMEYİ ABARTMAYALIM

Abone Ol

Ülke ve toplum olarak yeni tip koronavirüsle mücadelede Mart'ın 11'inden beri önemli bir savaşım veriyoruz. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devletin tüm kurumları virüsün yayılımını durdurmak, can kaybını en aza indirip mümkünse sıfırlamak için canla başla çalışıyor. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları da bu süreçte boş durmuyor. Herkes kendi olanakları çerçevesinde ülke ve toplum olarak koronavirüs belasından kurtulmamız için mücadeleyi sürdürüyor.

Ancak göz ardı etmememiz gereken bir husus daha var ki, o da bu süreçte yalnızca kamu otoritesine değil, toplumun her bir ferdine de önemli görevlerin düştüğüdür.

Malumunuz, 1 Haziran'da 'yeni normalleşme süreci' başladı. Bu sürecin kodları maske, mesafe ve temizlik. Yetkililer, salgının kontrol altına alındığını ancak tam anlamıyla bitmediğine mutlak surette dikkati çekiyor. Durum böyle olunca rahatlığa kapılmamak gerektiğini üstüne basa basa bir kez daha hatırlatalım.

Toplumun önemli bir bölümü maske takarken, sosyal mesafe kurallarını gözetirken bir bölümü ise umursamaz tavırlar içinde, 'bana bir şey olmaz' mantığıyla hareket ediyor. Pazar günü Adnan Menderes Bulvarı'nda kısa bir yürüyüş yaptım. İnsanların büyük bölümü maskeliydi. Öte yandan, maske takmayarak hem kendi sağlığını hem de toplumun sağlığını hiçe sayan bir grup da yok değildi. Maskeyi usulüne uygun olarak takmayıp çene altında veya bileğinde taşıyanlara da sıkça tanık oluyoruz.

***

Yine celp dönemi olması nedeniyle bazı asker uğurlama törenlerinde sosyal mesafenin dikkate alınmadığını görüyoruz. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca da bu konuya işaret ederek, asker uğurlaması ve hasta ziyareti nedeniyle 248 kişinin enfekte olduğunu açıkladı. Bakan Koca, tedbir azaldıkça tehdidin arttığına vurgu yaptı, tedbirli olunmasını istedi.

Bütün bu gelişmeler ışığında, 'Nasılsa yaz geldi, bildiğimizi okuyalım' mantığı yanlıştır. Yetkililerin ve uzmanların uyarılarına kulak vermeli, kalabalık ortamlardan kaçınmayı sürdürmeliyiz.

Salgın yalnızca ülkemizi değil tüm dünyayı tehdit ediyor. Bu yüzden yeni normalleşme sürecine alışmaktan, kişisel ve toplumsal önlemleri almaktan başka çaremiz yok. Umarım, salgına karşı 'cahil cesaretiyle' hareket eden 'maskesiz ve mesafesiz' bireyler ise aklını başına toplar ve önlemlere uyar. Bunları yapmadığımız takdirde yarın çok geç olabileceğini unutmayalım.

Sağlıklı, güzel günlere…