Geçtiğimiz günlerde yayımlanan kamuda tasarruf tedbirlerine ilişkin genelgenin en çok tartışılan yönlerinden birisi de basınla ilgili olanı. Genelgeye göre, kamu kurum ve kuruluşlarının basını izleme ile ilgili birimleri ve kütüphane dokümantasyon merkezleri hariç günlük gazete alımı yapılmaması istendi.
Daha önce de belirttim, kamuda tasarruf nokta-sında lüks makam otomobillerinden, kalabalık davetlerden, çeşitli kalemlerdeki harcamalardan tasarruf edilmesini anlarız ama iş basına, gazeteye gelince şu tasarruf tedbirleri genelgesi bir türlü aklıma yatmıyor. Yalnızca benim veya Aydın bası-nının değil, yurdun dört bir yanındaki meslek-taşlarımızın bu konuda ses yükselttiğine tanıklık ediyoruz. Bu da gayet olumlu.
***
Atatürk'ün de ifadesiyle basın, milletin müşterek sesidir. Bir ulusu aydınlatma ve uyarmada, bir ulusa muhtaç olduğu düşünsel gıdayı vermede başlı başına bir okul, bir rehberdir. Bir yönüyle de yöneticilerle yönetilenler arasında köprü kurar basın. Dolayısıyla zaten kıt kanaat olanaklarla ayakta durmaya gayret eden basın kuruluşlarına köstek değil, destek olucu düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi şarttır.
Demokratik toplumlarda yaygın medya ve yerel medyanın her biri aynı ölçüde önemli ve gereklidir. Bizler yerel medya emekçisiyiz. Bu işin mutfağında çalışan, haber toplayan, yazan, sayfa tasarlayan, editörlük yapan, yazı işlerini yöneten, geçimimizi gazetecilikten sağlayan bireyleriz. Yaygın medyadaki arkadaşlarımızın, büyüklerimizin emeği de en az bizimkisi kadar kutsaldır.
***
Ancak yerel medyanın bir yönüyle yaygın medyadan ayrılan bir yönü vardır ki, onu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Ülkenin siyasal ortamı çerçevesinde bugün ideolojik anlamda kutuplaşmış bir yaygın medya vardır. Herkes siyasi görüşü doğrultusunda belli gazeteleri okumakta, belli televizyonları izlemektedir. Ancak yerel medyada bu durum biraz daha farklıdır. Bir yerel gazeteyi her siyasi yelpazeden vatandaş okuyabilmekte, bir yerel televizyonu izleyenler arasında çok değişik partilerin seçmenleri yer alabilmektedir. Bunu belirleyen en önemli etmen, yerel basındaki çoğulculuktur.
***
Bugün AK Parti'yi manşete taşıyan yerel medya, bir sonraki gün CHP'yi, diğer gün MHP'yi, öbür gün ise İYİ Parti'yi manşet yapabilmekte, bunu yaparken de siyasi tarafgirlikle, fanatik bir üslupla değil, son derece adil ve nesnel hareket edebilmektedir.
İşte bu yönüyle de yerel medya, toplumun bilgilenmesi adına son derece önemli bir işlevi yerine getiriyor.
O yüzden zaten sınırlı olanaklara sahip olan medyaya bir de tasarruf bahanesiyle çıkarılan genelgelerle darbe vurulmamalı, medyanın sesi kesilmemelidir. Bağımsız, adil, halkı bilgilendiren medyaya dün olduğu gibi bugün de ihtiyaç vardır. Gelecekte de ihtiyaç olacaktır.