MATBAA ÇAĞININ BAŞLAMASI

Abone Ol

İlkçağ'da Batlamyus başlangıç meridyeninin yerini net tespit edemediği için yaptığı haritalar hatalarla doludur. Batlamyus'un haritası sadece Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarını gösterir. Ancak dünyanın şeklini temel alarak enlem-boylam bilgisini haritasında işlemesi ilginçtir. Bu harita Yeni Çağa doğru Avrupa'da yayımlanır. Harita, kâşifleri cesaretlendirir. Kristof Kolomb Hindistan'a ulaşma ümidiyle sürekli batıya giderek Amerika'ya ulaşır. Aynı dönemde Piri Reis'in Dünya haritası 1513'te yayımlar. Bu haritada Amerika ile Afrika arasındaki uzaklık nerdeyse günümüzdeki ölçümle aynıdır. Sadece yarım mil hata vardır. Böylesine bir coğrafyacı olan Piri Reis'in idamı onu gözden düşürür. Çalışması ise 250 yıl kadar Osmanlı'da medyada yer almaz. Yine 17. ve 18. Yüzyılı içine alan 200 yıl boyunca Osmanlı'da benzer bir çalışma yapılmaz. Sonuç olarak Bireysel çabalar medya tarafından desteklenmezse ve pek faydaya dönüşmediği söylenebilir.

Piri Reis Hint Deniz Seferleri sırasında hizmette kusur ile suçlanarak 80 yaşını aştığı bir dönemde 1554 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanıyla idam edilmiştir. Piri Reis, denizcilik alanında zamanının en önemli bilim adamları arasında yer almıştır. Ana dili dışında Rumca, İtalyanca, İspanyolca hatta Portekizce bildiği anlaşılmaktadır. Dünya haritasını hazırlarken, bu dillerdeki eserlerden yararlandığını kendisi yazmıştır. Piri Reis idam edilmek kalmadı tüm terekesine (mirasına) devletçe el konuldu. Bu itibarsızlaştırma aslında Piri Reis'in şahsında onun çalışmalarının da itibarsızlaştırılması anlamına gelmektedir. Batlamyus'un hatalı haritaları matbaa döneminde elden elde dolaşırken Piri Reis'in haritalarını gündeme getirecek irade de onları çoğaltacak matbaa da Osmanlı'da yoktur. Baskı (matbaa) “modern dünyanın” başlangıcı kabul edilebilir çünkü matbaa ile bilginin aktarılma şeklini değiştirir. Okuryazarlık her ne kadar ulus devletlerin kurulma aşmasında kitlesel hale geldiyse de bunun başlangıcı veya hazırlayıcısı matbaadır.

Avrupa'da, mekanik hareketli tip baskının gelişi, toplumun yapısını kalıcı olarak değiştiren kitle iletişim çağını başlatır. Bilgi ve (devrimci) fikirlerin nispeten sınırsız dolaşımı hızlanır. Reform sürecinde matbaa kitleleri ele geçirmiş ve siyasi ve dini otoritelerin gücünü tehdit etmiştir. Okuryazarlıktaki artış, okuryazar seçkinlerin eğitim ve öğrenim tekelini bozar (din adamları ve aristokrasi). Burjuvazi matbaayı ve bilimi destekler. Burjuvazinin talebi görsel okumayı dahi olumlu etkiler.

Daha fazla insan okumayı-yazmayı öğrendikçe, onların düşünceleri kilise ve hükümet kısıtlamalarından kurtulur. Toplumda yeni siyasi ve dini fikirler dolaşmaya başlar. Matbaanın veya basılı materyallerin kullanılması sonucunda Avrupa ve Amerika'da devrimci hareketler ortaya çıkar. Bunu gören kimi rejimler kısıtlamaya gider. Genel olarak, toplum ne kadar açık olursa, iletişim teknolojisi o kadar yüksek potansiyele sahip olacaktır. Daha kapalı veya baskıcı rejimler, teknolojiyi kullanmanın yollarına gelişmeyi sınırlandırır veya sınırlar koyar.

17. yy'e kadar Osmanlı Devleti'nde matbaa uzun süre gelmez. Çünkü Osmanlı Devletinin kapalı bir toplum olduğu söylenebilir. Bu durumdan yarar sağlayanların uzun süre Osmanlı'ya matbaanın gelişini engelledikleri bilinmektedir. Gutenberg'in matbaayı kullanmaya başladığı yıl 1434'tür. Matbaa Osmanlılara ise özel şartlarla 1729'da ancak gelebilmiştir. Matbaanın Lale Dönemi'nde İbrahim Müteferrika öncülüğünde Osmanlı'ya getirildiği bilinmektedir. Matbaa 295 yıl sonra Osmanlılara gelir. Yaklaşık bu 3 asır demektir.

Söz konusu üç asırda Avrupa'da 1,5 milyon tür kitap basılır 1,5 milyar adet de baskı yapılır .

Matbaa sürecinde Batıda Coffeshoplar açılır. Burada kitap ve gazeteler(yerel) eşliğinde tartışmalar yapılır. Osmanlı'da kitap, gazete zaten yoktur. Kahvehaneler, miskinlik yeridir. Tütün, ot ve kahve tüketilen mekânlardır. Aynı yıllarda Anadolu insanının en büyük bilgi edinme yöntemi olan sözlü kültürde de aşınmalar olur. Coğrafi Keşiflerle birlikte Anadolu'da enflasyon yükselir. Vergiler artar. Çiftçiler ve köylüler topraklarını terk ederler. Büyük kaçgun denen bu olayda şehirlere yığılma olur. Bu süreç sözlü kültürde aşınmaya yol açar. Onun yerini matbaa da doldurmaz. Celali isyanlar, enflasyon, ağır vergiler aynı zaman bir takım etik aşınmalara da sebebiyet verir. Kişiler, süreçte yeni ortaya çıkan cahilliği pompalayan kişilere

kulak vermeye başlarlar.Düşünce, düşünceyi ifade ve eylem özgürlüğü, matbaa ve diğer medya araçlarının gelişmesi adına önemlidir. Matbaanın Osmanlı'ya gelişini statülerini kaybetmekten çekinen kâtipler engeller. Padişah da bu baskıya hemen boyun eğer. Çünkü çok güçlü bir gurup vardır. Bunun yanında matbaayı talep eden sosyal bir taban da yoktur. Oysaki batıda matbaanın kullanılmasını yazı tekelini elinde tutan kilise direnir. Ancak bu direnci kıracak burjuva denen yeni bir sosyal taban vardır. Bu nedenle şiddetli sosyal çatışmalar ve din savaşları batıda kendini gösterir. Kilise bu çatışmalardan sonra gücünü kaybeder.

Padişahların kimisi Osmanlı Devleti'ni eski gücünde görmek istedikleri için devlet içinde birtakım reformların yapılmasına inanırlar. Ancak Yeniçeriler ve Kâtipler buna karşı çıkar. Çatışmayı çoğu zaman padişahların kaybettiği görülür. Çünkü padişahların uzun süre yaslanacakları bir sosyal taban yoktur. II. Mahmut sosyal tabana dayanma hususunda oldukça başarılıdır. 19. Yüzyılın ortasıdır. İşin ilginç yanı padişah bu tabanı harekete geçirirken de dini kullanmak zorunda kalır. Tam bir manipülasyon yapar. Başka da bu toplumu harekete geçirmenin yolu da yoktur. Batı tipi kurulan orduya Muhammed'in Zafer Kazanmış Ordusu adı verilir. Mustafa Kemal Atatürk, bu nedenle II. Mahmut üzerine çok okumalar yapar. Mustafa Kemal ideallerini gerçekleştirmek için dirençle karşılaşacağının farkındadır. Onun yaslanacağı bir sosyal taban var etme konusunda II. Mahmut'tan öğreneceği çok şey vardır