MASKELİ GÜNLERİN SONUNA MI GELİYORUZ

Abone Ol

Tüm dünyayı ve ülkemizi kasıp kavuran koronavirüs salgını halen devam ediyor. İlk görülmeye başladığı 2019 Kasım ayından bugüne kadar geçen süre içerisinde 5 milyondan fazla insan yaşamını kaybetti. Ölüm sayılarında Amerika Birleşik Devletleri 950 bin kişi ile listenin başında yer alırken, ABD’yi sırasıyla Hindistan, Brezilya, Fransa, Birleşik Krallık, Rusya, Almanya ve Türkiye takip ediyor.

***

Salgın ilk olarak Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkmıştı, iddialara göre bir tür yarasadan insanlara bulaşmıştı. Zira Çinliler neredeyse her türlü hayvanı besin olarak tüketen bir millet. Wuhan’daki canlı hayvan pazarında yarasadan bir insana geçtiği söylense de bu iddia halen tam olarak netlik kazanmamış olarak görülüyor. Öyle ve yahut böyle koronavirüs zaten var olan bir virüs iken ve domuz gribinin meydana gelmesine neden olurken, mutasyon (değişim-başkalaşım) göstererek çok daha ölümcül bir hal aldı. O kadar hızlı yayılım gösterdi ki ilk olarak Wuhan’da vakaların artmasının ardından bir aydan kısa bir süre içerisinde tüm dünyaya yayıldı.

***

Amerika kıtası salgında en fazla can kayıbı yaşayan kıta oldu. Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya ve Meksika kalabalık nüfus oranlarına sahip oldukları için koronavirüs ölüm oranlarında da hem kıta hem de dünya genelinde başı çekti diyebiliriz. Öte yandan Avrupa kıtasında İtalya, Fansa, İspanya, İngiltere ve Almanya da da virüs nedeniyle ölenlerin sayısı bir hayli yüksekti. Türkiye’de ilk vaka 6 Nisan 2020’de yurt dışından gelen ve koronavirüs testi pozitif olarak tespit edilen vatandaşın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamasıyla ülke kamuoyuna duyurulmuştu. Zaten ardından öyle büyük bir hızla yayılım oldu ki, halkımız ne olduğunu bile anlamadan virüsle temas kurmuş oldu. Sonrası malumunuz olduğu üzere, tanıdıklarımızı, arkadaşlarımızı, büyüklerimizi, kısacası insanlarımızı bu illet hastalığa kurban verdik ve halen de vermekteyiz.

***

Dünya genelinde isim yapmış üniversiteler ve ilaç şirketleri koronavirüse karşı çare olması, tedavisinin yapılabilmesi için aşı çalışmaları başlattı. Ülkemizde bu çalışmaları yürütenler arasındaydı. Tıp dilinde faz denemeleri yani insanlar üzerinde yapılan deneme aşı çalışmaları da başarılı sonuçlar verince acil kullanım onaylarıyla derhal seri aşı üretimi başlatıldı. En nihayetinde koronavirüs aşıları birer birer üretilmeye hızlı bir şekilde dünya geneline dağıtılmaya başlanınca salgının seyri de değişmeye başladı. Tabii ki aşılarını tam olarak yaptıranlar ilk aşılarının ardından hatırlatma aşılarını yaptıranlar bu hastalığı en hafif şekilde atlatıyor. Ancak eksik aşı yaptıranlar ve hiç aşı yaptırmayanlar yüzünden salgın değişik mutasyonlarıyla insanlar arasında dolaşımına devam ediyor.

***

Toplumsal sürü bağışıklığı diye bir terim koronavirüs salgınının başladığı ilk günlerden beri konuşuluyor. Sürü bağışıklığı ne demek, onu araştırdığımda; ‘’ Yeterli sayıda kişinin aşı olma ya da hastalığı geçirip atlattıktan sonra salgına karşı dirençli hale gelerek virüsün düzensiz yayılma hızının sonlanması" şeklinde açıklanıyor. Buraya kadar koronavirüsün başlaması gelişimi ve aşının bulunma sürecinden bahsettim. Son aylarda bazı Avrupa ülkeleri salgın tedbirlerini gevşetmekte ve maske kullanımı gibi konularda zorunlulukları kaldırmakta. Kamusal alanlarda maske kullanımı artık mecbur değil ayrıca PCR testleri de sadece hastaneye yatan kişilere uygulanıyor, karantina sadece hasta kişilere uygulanıyor. Ancak o ülkelerde aşılanma ve hatırlatma dozunu yaptıranların sayısı bir hayli yüksek. Bizim ülkemizde ise hiç aşı olmayanlarla, eksik doz aşı yaptıranların sayısı da bayağı fazla. İşte bu yüzden geçtiğimiz Ocak ve Şubat aylarında günlük koronavirüs vaka sayıları yüz bin sınırını aşmıştı.

***

ÜLKEMİZDE DE AÇIK ALANLARDA MASKE KULLANIMI KALKACAK GİBİ

Geçtiğimiz günlerde Bilim Kurulu’nda yer alan bazı doktorlar ülkemizde de maske kullanımının kalkabileceğinden söz etti. Ancak bunun kararının salgının seyrine göre alınacağını da belirttiler. Az önce de bahsettiğim gibi ülkemizde sürü bağışıklığının kazanılabilmesi için aşılama oranlarımızın yüzde 75/80 üzerinde olması gerekiyor. O da aşı dozlarının eksiksiz olarak yapılması kaydıyla. Umarım herkesin aklı başına gelir de aşılarını tam ve güvenli bir şekilde yaptırır. İşte o zaman kamusal alanlarda ve kapalı ortamlarda maske kullanmaktan da kurtuluruz hep birlikte…