İl olarak 2021 yazını oldukça sıcak ve kurak geçirdik. Öyle ki, kuraklık nedeniyle arazilere yeterli ölçüde su verilemedi, ‘kısıtlı sulama’ programları uygulandı. Bu durum kentteki tarımsal alışkanlıkların da bir ölçüde değişmesine neden oldu. Şimdiye kadar sulu tarıma alışan Aydın çiftçisi, kuraklık nedeniyle arazilerine yeteri kadar su verememe durumu ortaya çıkınca buğday, ayçiçeği gibi bitkilere yöneldi.
Aralık ayına kadar da ilimize ne yazık ki, yeterli yağış düşmedi. Ancak kış mevsiminin başlamasıyla birlikte etkili olan yağmur ve geçtiğimiz günlerde yüksek kesimlere düşen kar büyük bir sevince yol açtı. Şimdiye kadar düşen yağış elbette yeterli değildir ancak tabiri caizse hiç yoktan iyidir.
***
Önümüzdeki ocak, şubat ve mart aylarında eğer yeterli yağışlar düşerse geçen seneye göre daha rahat bir sezon geçireceğimiz kesin. Ancak bir gerçek var ki, ilimiz bu kış sezonunda bol yağış alsa bile ‘nasılsa su bol’ türünden bir rehavete kapılmamak gerekiyor. Su ne denli bol olursa olsun elimizdeki suyu idareli kullanmak kaçınılmaz. O nedenledir ki, vahşi sulamadan vazgeçip, modern sulama tekniklerini çiftçiyle buluşturmak olmazsa olmazlar arasında.
***
Bu yapılmadığı takdirde eldeki su kaynaklarının heba olup gitmesinin önüne geçmemiz mümkün gözükmüyor. Modern sulama teknikleri, teknoloji itibarıyla çiftçiye ayrı bir maliyet getiriyor. Çiftçinin bu maliyeti tek başına karşılaması olanaksız. Bu nedenle modern sulamanın yaygınlaştırılması noktasında çiftçiye destek sağlanırsa somut adımlar atılabilir. Bu destekler sağlanmayıp, çiftçiler kendi imkânlarıyla bunu yapsın noktasında hareket edilirse başarı elde etmek çok kolay gözükmüyor.
Yarın çok geç olmadan, elimizdeki su kaynakları yitip gitmeden bu mesele üzerine kafa yormak, bunun da ötesinde somut adımlar atmak şart.
Kalın sağlıcakla…