Bu ülkede basın hiçbir zaman konusuz kalmaz.
Siyaset başta olmak üzere , salgın, magazin, mizah iç içe her gün yeni bir konu.
Çok tuhaf ama son günlerde akıl tutulması olaylar, söylemler izliyoruz.
Unutulan eski söylemler, bunlar barışmaz dediklerimiz sıcak tebessümler,
Belki doğruyu gördükleri için sevinmeli miyiz bilmem, Sadece siyaset mi, mevsimlerde bir başka tuhaf bu yaşlı dünyamızda,
kısa kollarla gezerken , ABDE de aniden bastıran kış ve yağmur ve kar..!
Birbirimize benzettik , siyasetle havaları ..!
Cumhurreisi ve karşısındakiler esip gürlüyor, ardından güneşli günlerin ortasında birden sağanak dolu boran..!
İktidar ve Muhalefet konuştukça başlıyor fındık büyüklüğünde dolu ve yağmur ..!
Aniden bastıran kış ve değişen yaz ,
Havalar ve siyaset , bu ara köşe yazımızın başlığındaki gibi..!
Kısa kes AYDIN HAVASI OLSUN .
Yazlıklar OUT kışlıklar İN anlayacağınız..!
Yaz sonu kesif bir naftalin kokusu sarar evleri.
Kalkan kışlıkların içine konan beyaz ama, keskin güve ilacı. Aynı kokuyu bu kez kış geri geldiğinde dolaplardan çıkardığımız
Kışlıkları havalandırırken soluruz. Kısır bir döngüdür işte…! Yitirilen zaman, akan saatler, günler, aylar, farkında olmadan geçen yıllar ..! Ben kışı daha çok seviyorum.
Gerçi rahmetli babam “kış zenginin , yaz fakirin işidir “derdi. Yazın bir penye ve şort tamam. Yattığın yer yorgansız balkon teras.
Ama kış öyle mi ?
paltosu var , kömürü doğalgazı, uzun gecelerde ısınması, yemeği, kışlık hazırlığı , hep cüzdana bakar…!
İnsan bedeni kışın çalışarak bedeni ısıtır, ama, Yazın serinlemek ayrı bir emek ve mesai ile ayrı bir sorun..! Klima artık çok lüks olmasa da, Doğal bir serinleme değil..!
Hatta bu nedenle yazın sıcak günlerde , kış hastalığı nezle ve grip olanlar, sağlık sorunları yaşayanlar Kıştan kalma ilaçlarda çare ararlar. Hayat işte böyle,
Kışla yaz, anılar arasında salınan bir metronom misali, Gidip geliyoruz…!
Aslında biz yerimizde duruyoruz , Zaman her şeyi ezip ,geçerken,
Değişen ise mevsimler ve çevremiz..! Bu fani dünyada, aslında , bir hoş seda hepimiz..!
Ne demiş Yunus Emre,
“Mal sahibi, Mülk Sahibi,
Hani bunun ,ilk sahibi,
Mal da yalan mülk de yalan, Var biraz da , sen oyalan.”.! Sözüm siyasetçilere, Nazillili hemşehrimiz gazeteci ve Politikacı, Mustafa Balbay'ın geçtiğimiz yıllarda cezaevinden çıktığı gün dediği gibi,
“cezaevinde iken siyaseti biraz sevdim , ama cezaevinden çıkınca, yanılmışım siyaseti sevmedim, DAHA ÇOK SEVDİM , gazetecilik sorunları tespit etmek , siyaset ise çözüm üretmek olduğu için , siyaseti çok sevdim .” makam hırsına kapılmış, siyasilere sözüm....! Kimselere kalmayan bu ıssız acun ,
Size de kalmaz , istediğiniz kadar avunun..!
Ama önce ne yaptıklarınız ve ne yapmadıklarınızı ile projelerinizi duyalım..!
başkasına kara çalmaktan vazgeçin , Siz yeni neler vaad ediyorsunuz ondan söz edin..! eskiden oylar cepteydi, ama artık arkadan gelen genç seçmenleri ikna etmelisiniz şimdi.
Çünkü her yıl üç milyon genç seçmen ilk kez sandığa gidiyor,
gençler bizlerden daha iyi gelecek için , çok daha ince eleyip sık düşünüyor.
Artık oylar , futbol taraftarlığı gibi sepette değil. seçmenler asla çantada keklik hiç değil …! Siyaseten ayrıştığımız bugünlerden , birbirimizi sevmeyi unuttuğumuz günlerden arınıp , huzur içinde yaşasak..!
Siyasette yeni bir gelişme , artık meydanlarda da güç birliği ile el ele.
Nazım Hikmet 'in özdeyişindeki gibi her siyasi parti “ tek başına ve hür “ ama gerektiğinde “ bir orman gibi kardeşçesine “
Bu kardeşlik biraz da zorunluluk , Çünkü yetmiyor her birinin tek başına varlığı ,
Bir deste gibi artık yan yana. Siyasette artık oy kardeşliği, Oylar yetmeyince zorunlu birlik beraberlik. Ticarette adı ise “ kazan , kazan “
Birbirilerinden şimdilik pek memnunlar anlaşılan.
Yarın neler gösterir , hep birlikte göreceğiz gelişen durumlardan..!
***
Dün Perşembe sabahı EFELER BELEDİYESİ kekik hasadı için ŞAHİNALİ , Aydın'lıların bildiği şekilde ŞAHNALI köyünde mütevazi bir tören düzenledi.
Köy mülkiyetindeki bir tarlanın büyükşehir yasası ile Efeler belediyesine devredilmesiyle yaklaşık dönüm arazi üzerine girişimci Reşat Sinan ile Efeler belediyesi işbirliği ile üretilen kekikler hasad edilip, önce yağı ve suyu , ardından yapraklarının kurusu ile ekonomiye katma değer olarak kazandırıldı. Lübnan dan getirtilen özel fidelerin dikildiği arazide damlama sulama sistemi ile tarımsal üretim ivme kazanmış oldu. Önce lavanta ekimi ile başlayan yerel tarımsal üretim , bekleneni vermeyince , bu kez kekik ile yağı , suyu ve kurusu tüketime sunulacak.
Kekik bilindiği gibi başta bakterileri yok eden yağ 'ı ile suy'u ve kuru kekikten yapılan çay'ı adeta bir ölümsüzlük iksiri.
Cilt sağlığından yüksek tansiyona, kolesterolden saç sağlığına ve kalp sağlığından akciğer sağlığına kadar çok geniş bir alanda sağlığımızı korumaktadır.
Kolon ve meme kanseri, cilt sağlığı , uçuklar, solunum hastalıkları , bronşit, kalp sağlığı , güçlü demir ve besin deposu , antiosidan özelliği göz ve ağız sağlığı, alzaymır, öksürük için bir şifa kaynağı .Kim bilir bu çok geniş antiseptik özelliği sayesinde Koronaya bile etkilidir..!
Yine Efeler belediyesi , Kültür yayını olarak hazırlanan Kemal Özkaynak 'ın “EFELERDEN HABERLER “ kitabını, okurlarıyla , kitap ve tarih severlerle buluşturdu.
EFELER BELEDİYESİNİ yerel tarımsal ürünlere desteği ile Kültür ve sanat dünyamızdaki yerel katkıları nedeniyle kutluyorum.
İyi yapılan güzel olan her şeye destek,
Doğru olmayanları ise iyi olması için eleştirmek,
Bu köşenin düsturudur.
Pazartesi görüşmek üzere sağlıklı ve iyi hafta sonları dilerim.
SÖZÜN ÖZÜ :
ESKİDEN İNSANLAR SEVİLİR , EŞYALAR İSE KULLANILIRDI.
BUGÜN , EŞYALAR SEVİLİR, İNSANLAR KULLANILIR OLDU.
MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
P K:110 EFELER – AYDIN
GSM : 0.505.8077828