KENTSEL DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE MAHALLELERİN ESKİ DOKULARI KAYBOLDU GİTTİ

Abone Ol

Mahallelerin sokakları arasında gizlenmiş çeşmeler, camiler, kendine özgü mimarisi olan evler, soğuk sular içilen tulumbalar, Arnavut kaldırımlı sokaklar ve yazlık sinemalar…

İşte bir zamanlar Aydın'ın hemen hemen tüm mahallelerinde var olan şehrimizin geçmişine tanıklık etmiş, anıların biriktirildiği objeler vardı. Hızlı kentleşme ile birlikte tek tek yitirilip giden değerler arasında yerlerini alıp gittiler. Örneğin Ata Mahallesi'nde her sokakta birkaç tane tulumba vardı. Emme basma şeklinde tek kollu insan gücüyle su çıkartılan tulumbalar. Buz gibi serin sular çıkardı.

Orta Mahalle'nin ara sokaklarında su kuyuları vardı yaz kış hiç kesilmeden akar mahalle halkı sularını içerdi, çocuklar için de birer oyun alanı olurdu sıcak yaz günlerinde. Hele ki Soğukkuyu çeşmeleri buz gibi sularını oradan gelen geçen herkese sunardı.

Eski evler vardı Osmanlı mimarisi ile bezenmiş cumbalı evler, Macar mimarisini temsil eden Avrupayi evler. Şimdi onların yerinde yeller esiyor demek bile yetersiz kalır. Betonlaşma aldı başını gitti. Anadolu'da pek çok şehir ve kasaba eski değerlerini korurken Aydın'da bunun yapılmamış olması gerçekten çok üzücü değil mi? Örneğin Eskişehir'in Odunpazarı ilçesi'ndeki evleri , Ankara Beypazarı evleri, Karabük Safranbolu evleri kurtarılmış, restore edilmiş ve turizme açılmış değerlerimiz. Saydığım örneklerin hiç biri maalesef Aydın'da yok ya da parmakla sayılabilecek kadar az.

Aydın'da son yıllarda kentsel dönüşüm adı altında tabiri caiz ise facia yaşanıyor. Hızlı bir şekilde yok edilen kentin eski dokusuna sözüm ona yenilenme hareketi deniliyor. O değil de yenilendiği söylenen bütün binalar tıpa tıp birbirlerinin aynısı bir görünüm sergiliyor. İnsanın göz zevkini bile bozmasının yanı sıra keşmekeşlik örneği sergiliyorlar.

Yukarıda saydığımız eski değerlerimiz sadece anılarımızda kaldı maalesef, gün geçtikçe de kalan bir kaç varlığımız da yok olup gidecek. Şimdi yapmamız gereken şu olmalı elimizde kalan kentimizin değerlerine sahip çıkmak, en azından gelecek nesillere miras bırakmak için.