Kentsel dönüşüm kavramı uzun yıllardır kamuoyunun gündeminde. Aydın'da da kentin köklü mahallelerindeki eski yapıların yıkılıp, yerlerine yenilerinin inşa edildiğine tanık oluyoruz. Bu mahallelerin başında Orta Mahalle ve Cuma Mahallesi geliyor. Söz konusu 2 mahalle, geçmişi çok eskiye dayanan, 'eski Aydın' diye tabir ettiğimiz yerleşim yerlerinden. Geçmişte 2 – 3 katlı, yer yer bahçeli evlerin sıklıkla bulunduğu bu mahallelerde günümüzde 4 – 5 katlı apartmanlar, 1 + 1 tarzı stüdyo daireleri barındıran yapılar yükseliyor. Geçen zaman içinde binalar yenileniyor yenilenmesine ancak kişi başına düşen yeşil alan miktarı neredeyse sıfır!..
***
İnanır mısınız, Orta Mahalle ve Cuma Mahallesi sokaklarından her geçişimde bu tablo içimi acıtıyor. 'Sokakların geniş olduğu, çocukların oyun oynayabileceği, insanların dinlenebileceği parklar inşa ederek bir kentsel dönüşüm olamaz mı?' sorusu hep aklıma geliyor. Şehrin mevcut planı ve hâlihazırdaki koşullar nedeniyle şimdiye dek gerçekleştirilen uygulamalarda buna dikkat edilmemiş olmasına karşı yapılabilecek bir şey yok. Ancak bundan sonra yapılacak bina yenileme çalışmalarında yeşil alan kültürüne önem verilmesi inancındayım.
Kentte bahçeli, çok katlı olmayan evlerin bulunduğu semtlere ne zaman uğrasam içime bir huzur doluyor. Komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu, insanların birbirini tanıyıp, selamlaştığı, şehir hayatıyla doğallığın iç içe olduğu yerler o mahalleler.
***
Aslına bakarsanız kentsel dönüşümün sağlıklı biçimde yapılması konusunda tek sorumluluk, yöneticilerde değil. Bence yöneticiler kadar mülk sahipleri de bu konuda duyarlı olmalı. Bir daire daha fazla alalım düşüncesiyle değil, çocuklarımızın oynayacağı parklar, nefes alabileceğimiz yeşil alanlar, yeterince otopark olacak şekilde bir kentsel dönüşüm için çaba harcanırsa işte o zaman kent kimliğini korumaya dayalı bir adım atılmış olur. Tabii bunun ekonomik olanaklarla doğru orantılı olduğu gerçeğini de ifade edelim. Sağlıklı bir kentsel dönüşüm yapılmadığı takdirde dar sokaklar, yeşil alansız mahalleler, zevksiz beton yığınları gerçeğiyle karşı karşıya kalırız. Oysaki buna değil, yeşil alanlara, doğallığa ve estetik yapılara gereksinmemiz var.
Kalın sağlıcakla…