CHP'den 2002'den 2018'e kadar liste başı olarak girdiği tüm seçimlerde Yalova Milletvekili seçilen, 2018'de Cumhurbaşkanı adayı olarak partisinin yüzde 22 oy aldığı yerde yüzde 30 oy almayı başaran Muharrem İnce, partisinden istifa etti.
Mevcut yönetimle uzun süredir görüş ayrılıkları bulunan İnce'nin istifa edileceği birkaç aydır konuşuluyordu. Sonunda istifanın gerçekleştiğini öğrendik.
Muharrem İnce, öğretmen kökenli bir isim. Yalova'da dershanecilik yaparken politikayla da ilgilenmiş. Siyasetle olan ilgisi onu 2002 seçimlerinde parlamentoya taşımış.
Muharrem İnce'nin Türkiye çapında tanınmasını sağlayan olay ise 25 Aralık 2009'da gerçekleşti. TBMM'de bütçe üzerinde şahsı adına söz alan İnce'nin yaptığı konuşmada televizyonda ve sosyal mecralarda izlenme rekorları kırdı. İnce, bu konuşmasıyla, o günde kadar baskın olan 'İyi hatipler, yalnızca AK Parti'den çıkar' algısını kırdı.
***
Aslında İnce, 2002 – 2009 arasındaki Meclis konuşmasıyla da dikkatleri çeken bir isimdi ancak bunu yalnızca Meclis TV'nin müdavim izleyicileri bilir.
2009'dan sonra ise Yalova Milletvekili İnce'nin isminin başına bir de 'CHP Grup Başkanvekili' unvanı eklendi. Grup Başkanvekili İnce, artık CHP Genel Başkanı adına konuşuyordu. Medyada da daha çok görünür hale gelmişti.
Bu durum, uzunca bir süre devam etti. Ta ki İnce, CHP Genel Başkanlığına aday olana kadar…
Kılıçdaroğlu karşısında 2 seçime giren ve başarılı olamayan İnce, siyasi kariyerini sade bir milletvekili olarak sürdürdü.
***
Takvimler 2018'in 4 Mayıs'ını gösterdiğinde ise İnce, CHP'nin Cumhurbaşkanı aday olarak açıklandı.
Muharrem İnce, iki aydan az bir süreye karşılık gelen seçim kampanyasında olağanüstü performans sergiledi. CHP'nin başını çektiği 'muhalif' kitlelere umut oldu. Özellikle 3 büyük kentte gerçekleştirdiği mitingler mahşeri kalabalıklara ev sahipliği yaptı.
Ancak görülen o ki, meydanların coşkusu sandığa yansımadı. İnce, partisinden 8 puan daha fazla oy olarak, yüzde 30'luk 'psikolojik eşiği' aştı aşmasına ama Erdoğan, yüzde 52'lik oyla ilk turda yeniden seçilmeyi başardı.
İnce'nin o gece Gazeteci İsmail Küçükkaya'ya gönderdiği 'Adam kazandı' mesajı çok tartışıldı. Halen daha tartışılmaya devam ediyor. İnce, partililerince 'süreci iyi yönetememekle' eleştirildi.
Bütün bu tartışmalar, İnce'nin partiden kopmasıyla sonuçlandı. Şimdi geldiğimiz noktada başlıktaki soruyu, toplumun çok geniş kesimleri soruyor.
İnce başarılı olabilir mi? Bu soruya şimdiden olumlu veya olumsuz yanıt vermek hem güç hem de erken. Bunu zaman ve seçmenin tavrı belirleyecek.
Ancak şu var ki, İnce'nin istifa sırasında “CHP, artık bir tabeladan ibaret” sözü, CHP'nin kemikleşmiş tabanını oldukça yaraladı.
***
CHP, çok partili demokrasiye geçilen 1946'dan itibaren ya koalisyonlarla iktidara gelmiş ya da muhalefette kalmış bir parti. Fakat “Atatürk'ün partisi” imajıyla kemikleşmiş bir seçmen kitlesi mevcut.
Öyle ki, Türkiye'nin 1970'li, 80'li, 90'lı yıllarına damga vuran pek çok siyasi parti, günümüzde “tabela partisi” konumunda ama CHP, Türkiye'nin ikinci büyük partisi olma durumunu sürdürüyor.
CHP'nin o kemikleşmiş seçmeni de kolay kolay gidip başka partiye oy vermiyor. Tarihsel sürece baktığımızda CHP'den ayrılıp da başarıyı elde etmiş bir başka parti yok. “DSP var” derseniz, DSP, tüm siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül darbesinin ardından, 1985 yılında henüz CHP kurulmamışken kurulan bir siyasi partiydi. Dolayısıyla bu noktada DSP örneği gerçeği yansıtmaz.
Bakalım Muharrem İnce bu geleneği değiştirebilecek mi? Yoksa aynı gelenek sürüp gidecek mi?
Bekleyelim, görelim…