Aydın, yeni valisi Osman Varol’u makam odasında değil, sokakta karşıladı.
Göreve başladığı ilk günlerde bürokratların klasik refleksi çoğu zaman bellidir. Tebrikleri kabul etmek, kurum brifingleri almak, makam trafiği ile şehri tanımak. Ancak Vali Osman Varol’un Aydın’daki ilk mesaisi, daha ilk günden nasıl bir yönetim anlayışı ortaya koyacağının küçük ama önemli bir işaretini verdi bana göre. İlk gün mesaisinde ben de kendisini takip ettim.
Valilik binasında karşılama töreninin ardından valilik binasından çıktı, Aydın'ın içine karıştı. Vatandaşın yüzündeki şaşkınlığı ve heyecanı gördüm. Elbette önceki dönem valilerimiz de halkın içinde oldular ancak, Vali Varol'un enerjisi bana faklı geldi.
İlk günden hatta ilk saatlerden itibaren esnafın elini sıktı, vatandaşla sohbet etti, sorunlarını dinledi, kısacası kentin nabzını protokol masasından değil, kaldırımlarda, sokaklarda, caddelerde tuttu. Hatta karşıdan karşıya geçerken araçlar durdurulmadı, her vatandaş gibi yayalar için yanacak olan yeşil ışığı bekledi ve yeşil ışık yanınca karşıdan karşıya geçti.
Bu detay basit gibi görülebilir ama aslında bir yöneticinin karakterine dair çok şey söyler. Çünkü bazı yöneticiler şehri raporlardan, brifinglerden tanır, bazıları ise insanların gözünün içine bakarak.
Osman Varol’un ilk gün tercihi ikinci yoldan yana oldu.
Aydın’da göreve başladığı gün gerçekleştirdiği saha turunda sadece esnaf ziyaretiyle yetinmemesi de dikkat çekiciydi.
Günün en anlamlı duraklarından biri ise şüphesiz şehitlik ziyaretleri oldu. Kent merkezindeki şehitlikleri ziyaret ederek dua eden, kabirlere çiçek bırakan Vali Varol, görevinin ilk gününde devlet geleneğinin en önemli unsurlarından biri olan "Vefa" vurgusunu unutmayarak yerine getirmiş oldu.
Bugün kamuda belki de en çok ihtiyaç duyulan kavramlardan biri tam da bu aslında. Vefa'yı unutmak.
Bu toprakların bedelini ödeyenleri, bu ülkenin sessiz kahramanlarını, geride bıraktıkları emanetleri unutmamak gerekiyor. Osman Varol’un ilk gün programına şehitlik ziyaretini dahil etmesi, yalnızca sembolik bir ziyaret değil, aynı zamanda devlet ciddiyetini ve toplumsal hafızaya verdiği önemi gösteren bir mesajdı bana göre.
Şöyle bir bakınca Vali Osman Varol sıradan bir bürokrat profili de çizmiyor. İzmir doğumlu olan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Varol, akademik birikimi yüksek, yurt dışı eğitim geçmişine sahip bir isim aynı zamanda. Ancak onu farklı kılan yalnızca akademik kariyeri değil. Amasya, Ağrı ve son olarak deprem sonrası Türkiye’nin en zor illerinden biri olan Adıyaman’daki valilik görevleri kendisinin kriz yönetimi, koordinasyon ve saha deneyimini güçlendiren önemli durakları oldu.
Özellikle Adıyaman gibi ağır bir afet sürecini yönetmiş bir ismin Aydın gibi deprem potansiyeli yüksek ama aynı zamanda dikkatle yönetilmesi gereken bir kente atanması tesadüf değil.
Şahsen söylemem gerekirse Adıyaman deprem tecrübesi onun kariyerindeki en güçlü referansı ve Aydın gibi deprem riski taşıyan bir şehirde bu deneyim çok önemli.
Bu nedenle Aydın’ın yeni valisini değerlendirirken yalnızca bugün yaptığı ziyaretlere değil, geçmiş görev yerlerinde oluşturduğu profile de bakmak gerekiyor.
Karşımızda masa başından çok sahayı tercih eden, teknik yönü kuvvetli ama insan temasını da ihmal etmeyen bir yönetici profili var gibi görünüyor.
Elbette bir kenti tanımak zaman ister. Bir vali için de şehirle kurulan bağ, birkaç ziyaretle değil, aylar içinde alınan kararlar, yapılan yatırımlar ve kurulan iletişim diliyle şekillenir. İlk 100 gün neler olacak, Aydın'da neler değişecek hep birlikte göreceğiz. Ancak ilk izlenim bazen çok şey anlatır.
Osman Varol’un Aydın’daki ilk günü de şunu gösterdi. Yeni vali önce sokağı okumayı tercih ediyor.
Bu şehir için bu kötü bir başlangıç değil. Çünkü
Aydın, tarımıyla, turizmiyle, hızlı büyüyen ilçeleriyle, kronik altyapı başlıklarıyla ve deprem gerçeğiyle dikkat isteyen bir il. Böyle bir şehirde masa başından değil, sahadan yönetim anlayışı her zaman daha fazla karşılık bulur.
İlk günün fotoğrafı netti. Bir yanda esnafın arasında yürüyen bir vali, diğer yanda şehitlikte dua eden bir devlet temsilcisi.
Sessiz, sade ama mesajı güçlüydü.
Öyle görünüyor ki biz gazetecilerin haber sayfalarında sansasyon yerine hizmet, proje ve denetim eksenli başlıklar daha çok karşılık bulacak.
Kısacası Osman Varol siyasi çıkışlarıyla değil, kriz yönetimi, saha temposu ve teknik bürokrasi diliyle öne çıkan bir vali profili çiziyor.
Aydın, yeni valisini tanımaya başladı.
Görünen o ki Osman Varol da Aydın’ı tanımaya makamdan değil, şehrin kalbinden başladı.
Dağlarından yağ, ovalarından bal akan, efeler diyarına hoş geldin Sayın Vali!