Haziran sona erdi, kaldı yaz mevsiminden 2 ay .
Temmuz ve Ağustos , ardından gelsin sonbahar.
Felaketlerle anılacak yılın ilk yarısı dün sona erdi.
Dile kolay 6 ay ne çabuk geldi ve geçti.
Bugün ikinci yarısındayız 2020 ' nin.
Sizce de öyle değil mi ?
Pandemi, yağmurlar , sel baskınları, deprem doğal olayların yanı sıra,bu moralsiz günlerde yaşanması gereken bir 6 ay daha ve 180 gün var önümüzde 2020 den çıkabilmek için.
Hoş ne demişler , gelen gideni aratır misali 2021 'in en getireceği de meçhul..!
Kimileri için geçim ve yaşam artık umutsuzluk içinde kara bulutlar, kimilerimiz için ise bitmeyecek sorunlar.
Sosyal ilişkilerimiz ise sıfır. Hayatımız temassız günlere doğru evriliyor ve pandemi korona günlerinde.
Virüs bulaşmasını önlemek üzere , uzaktan kumandalı yaşıyoruz.
İşler artık uzaktan , işe gitmeden ev ofis,
Kredi kartları temassız,
Eğitim kara tahtasız,
Dersler uzaktan erişimli konferans sistemi,
Karı koca virüs korkusu , ayrı odalarda ,
Evde herkes birbirinden kaçar tek başına,
Hatta yaz ayları camilerde açılan kuran kursları bile bundan böyle internette.
Birbirimize sarılmayı özledik.
Dedeler torununa , karı kocasına , anne babalar yavrusuna , çapkınlar sevgililerine , bayramlarda hepimiz birbirimize sarılmayı özledik.
Böylesine basit bir sarılma kucaklaşma sevincinden uzak kalacağımız söylense, inanır mıydınız..?
Kucaklaşmanın önemini ve ihtiyacını şimdi daha iyi anladık mı..?
Sevginin göstergesi ,sarılmak, öpmek ,kucaklaşmak, olmayınca insanların ne kadar moralsiz ve monoton oldukları ortada
Onun için , elimizdeyken, birlikteyken , değerini bilelim her şeyin.
Yitirdiğimizde geri gelmeyenlerin..!
***********
Geçen haftalarda korona virüsü önlemleri kadar bir gerçek olan depremlerden söz ederek, sağlık önlemleri kadar , deprem önlemlerinin de alınmasının gerekliliğini yazdığım günden sonra , biri Manisa Saruhanlı da , diğeri geçen hafta sonu Pazar günü Muğla Marmaris' te iki orta şiddette, deprem yaşadık .
İki depremin tam ortası ise AYDIN .
Sosyal medya da , herkes deprem sonrası korkusunu , paylaştığı mesajlarda belirtiyor.
Korkunun ecel'e faydası yok.
Korona ile savaşta nasıl üç ayrıntı ; maske , mesafe ve temas ise,
Deprem içinde tek slogan , SAĞLAM BİNA .
Ege bölgesinde bir hareketlenme olduğu gerçek.
Aydında en son yıkıcı deprem 1899 da yaşanmış.
yıkılan çamur harçlı taşduvar evlerin yerine çadırlar kurulmuş.
Nerdeyse 120 yıl geçmiş üzerinden .
Büyük ölçekte bir deprem mesajlarını Saruhanlı ve Marmaris' ten gönderdi.
Mesajı hala almadığımızı düşünüyorum.
Aydın da 70 ' lerden kalma 50 yıllık elle dökülen beton ile yapılan apartmanlar hala büyük bir tehlike.
1999 Marmara depremini yerinde bir ay çalışarak gören biri olarak , o çok güvendiğimiz , asansöründen veya merdivenlerinden çıkıp indiğimiz ,o yorgun Apartmanların kibrit kutusu gibi bir anda yerle bir olduklarını gördü bu gözler.
Aydın da Adnan Menderes Bulvarı , Söke Aydın caddesi, Nazilli Ordu caddesi 70 lerde yapılan elle dökülen beton ile yapılan apartmanlar başta olmak üzere “ ZORUNLU KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMASI “ mutlaka yasayla getirilmelidir.
Bu konuda tercih apartmandaki daire maliklerine bırakılmamalıdır.
*****
Bugün başlayan Temmuz sıcağında artık teraslarda, balkonlarda uyuyacağımız , açık hava otelleri dönemi başladı sayılır.
Ama fırın sıcağında bu günlerin , en güzel ödülü de bu sıcakların içinden çıkan AYDIN İNCİRİNİN LEZZETİ ' dir.
Yiin gari afiyet olsun..!
SÖZÜN ÖZÜ :
İNSANLARI İYİ TANIYIN ,
HER İNSANI FENA BİLİP KÖTÜLEMEYİN,
HER ,İNSANI İYİ BİLİP, ÖVMEYİN .-Mevlana
MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
P.K:110 EFELER – AYDIN
GSM : 0.505.8077828