HAYAT TARİH GİBİ, TEKERRÜRDEN İBARETTİR

Abone Ol

Hani bir söz vardır ya, bir baba on evladına bakar da,

Bir evlat bir babaya bakamaz.

İstatistiklere göre , erkekler önde gider, hakkın rahmetine.

Allah geleceklerini hayırlı eylesin , bu fakir köşe yazarınızın 2 kızı var , hepimizin evlatlarını bize bağışlasın yüce yaradan.

Bu fakirden bir nasihat evlatlarıma ve herkesin evladına, Aman evlatlarım,

Eğer olur da, bir baba geride kalırsa, Azrail kıyıda köşede unutur da,

Yaşlı bir huysuz ihtiyar olursam, Benim artık yaşlandığımı düşündüğü-nüz gün Sabırlı olun lütfen ve beni anlamaya çalışın,

Yemek yerken üstümü kirletirsem üzerimi değiştirecek gücüm yoksa.

Lütfen sabırlı olun.

Benim size bir şeyler öğretmek için sizinle ilgilendiğim zamanları hatırlayın...

Sizinle konuşurken, sürekli aynı şeyleri yüz kere tekrarlıyorsam eğer,

Yine de ,sözümü kesmeyin beni dinleyin.

Siz küçükken, ısrarla tekrar tekrar sorduğunuz soruları

Ben de yüz defa tekrar tekrar cevaplıyordum.


Banyo yapmak istemediğimde;

Beni utandırmayın yada azarlamayın…!

Sizin ayak direttiğiniz günleri hatırlayın.

banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırlayın,

Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürseniz eğer,

bana zaman tanıyın ve beni yüzünüzde alaycı bir gülümsemeyle izlemeyin sakın. Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımda ipin ucunu kaçırırsam lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanıyın.

eğer hatırlayamazsam, sinirlenmeyin.

çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil,

sizin yanınızda olabilmem ve sizin beni dinliyor olmanızdır. Eğer daha önce anlattıklarımı yine tekrar anlatmaya başlarsam,

Varsın dinlemeyin , dinliyormuş gibi yapın , sakın yüzüme vurup , daha önce anlattığımı hatırlatmayın. çünkü bir gün vakti gelip hak vaki olduğunda,

artık ne beni bir daha görebilecek, ne de sesimi ebediyyen duyamaya-caksınız. Ben size bir sürü şeyi nasıl yapacağınızı gösterdim, İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi, iyi yaşamı, zorlukları göğüslemeyi, Eğer bir şey yemek istemezsem, baskı yapmayın bana,

Ne zaman yemem ya da yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.

Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elinizi vermeye çalışın,

Tıpkı, benim size ilk adımlarınızı atarken verdiğim gibi.

Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde,

ve ölmek istediğimi ,kızmayın. Bir gün siz de anlayacaksınız, yaşımın , zevk alma değil artık uzatma sürelerini geçirdiğim bir zaman olduğunu anlamaya çalışın, Bir gün şunu çok iyi anlayacaksınız:

hatalarıma karşın hep sizin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım, Ve sizin yolunuzu hazırlamaya çalıştım. Sizin yanınızda olduğumda üzgün, kızgın ya da güçsüz hissetmeyin kendinizi. Benim yanımda olmalısınız, beni anlamalısınız ve bana yardım etmelisiniz.

Yürümeme yardımcı olun,

ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme de.

Benim için yaptıklarınızı, bir gülümseme ve sizin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.

hani yeni yıl takvimlerinde yılın ilk ayı ocak ay'ına benzetilen, emekleyen bir bebek olurdu ya eskiden, O sensin işte, yeni yılla birlikte gelen ,

Diğeri de yılın son ayı Aralık ayında elinde asa , benim bu dünyadan göç eden, hayat karanlık tünel'in bir ucundan girip diğerinden ışığa koşmaktır, Senin şimdi girdiğin bu tünelde , yaşlı babanız diğer çıkıştadır…!

Yakalayıp sarılabilirsen ne ala, Yoksa tünelin ucunda karanlıkta kaybolur gider bir baba , bir ana ,

Tıpkı Orson Welles'in şarkısındaki gibi,

“Siz yaşlılığın ne olduğun u bilemezsiniz ama , ben gençliğin ne olduğunu bilirim “

Bu satırlarımı sen de yaz bir yere evladım,

Benim yaşıma geldiğinde,

evlatlarına okursun sende..!


SÖZÜN ÖZÜ

HAYAT , BİSİKLETE BİNMEK GİBİDİR.

PEDALI ÇEVİRDİĞİNİZ SÜRECE, GİDERSİN ,

DURDUĞUNDA İSE DÜŞERSİN.


MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828