GÜNEŞ UMUTTAN ŞİMDİ DOĞAR

Abone Ol

*Çocuğunuzdan umut kesmek yok…

Üstün başarılı olmuş üstün seçkinlerin haytaları ve gelişmeleri üzerinde yapılan araştırmalardan anlaşılıyor ki:

Ünlü büyüklerden bazıları gittikleri okulların eğitim ve öğretim koşullarına uyum sağlayamamışlardır. Bazıları da öğretmenlerince “kıt akıllı” sayılarak başarısızlığa uğramak durumunda bırakılmıştır.

Bazı ünlü büyükler de okula gönderilmeyerek babaları, anneleri ya da özel öğretmenleri yoluyla yetiştirilmişlerdir. Bunlarla ilgili olarak verilecek örnekler yukarıda verdiğimiz örneklerle sınırlı değildir. Diğerlerine de kısaca bir bakalım:

-Winston Churcill, İngiltere’nin ünlü Sandharst askeri akademisinin giriş sınavını ancak üçüncü deneyişinde verebilmişti.

-İnsanoğlunun yaşamını kökten değiştiren ışığın (elektriğin) mucidi Thomas Edison’un öğretmeni, onun “beyinsiz bir çocuk” olduğunu; hiçbir işte başarılı olamayacağını söylemişti.

-Ya Leonardo da Vinci? Resmin dehası. Oysa 67 yıllık yaşamında sadece 17 resim yapmıştı. Çünkü o da bir hiperaktifti ve dikkat bozukluğuyla resimlerinin bir bölümünü tamamlayamamıştı. Ama o da tıpkı Edison gibi yaratıcılığın şahikasıydı.

-Ünlü müzisyen Enrico Caruso’nun ilk müzik öğretmeni: “Senin sesin pencere kenarından giren rüzgârın ıslık çalmasına benziyor” diyerek ders vermeyi reddetmişti.

Ama o, sonraları İtalya’nın en büyük tenorlarından biri oldu.

-Ünlü yazar Emile Zola, Sorbone Üniversitesi’nin Dil ve Edebiyat sınavını kazanamamıştı.

-Genetik ilminin kurucusu Gregor Mendel, gençliğinde üniversiteye kabul edilmemişti. Profesörlerden biri, o tarihlerde onun hakkında, “Mendel’de bir ilim adamı için gerekli düşünebilme yeteneği yok” demişti.

Ama o, bu olumsuzluklardan yılmadı ve çağımızın en gözde ilim dallarından biri olan genetik ilminin kurucusu oldu.

Başarının önündeki en büyük engel, yılgınlık ve kararsızlıktır. Azimli ve kararlı olmak başarının temel koşuludur. İncelenen ünlü büyüklerin önemli bir bölümü ortalamayı hayli aşan uzun, etken ve verimli bir hayat yaşamıştır. Daha ileri yaşlarda bile verimliliklerini yitirmemişlerdir.

Başarısızlıklar insanın moralini bozmamalı, ümidini kırmamalı. Aksine yeniden başlamak, tekrar çalışmak ve hatalarını düzeltmek için taze bir şevk, heyecan ve gayret vermelidir.

BAŞARACAĞINA İNANCINI HİÇ YİTİRMEDİ

Ya çalışkanlığı, cesareti, eşsiz dayanıklılığı, soğukkanlı ve telaşsız oluşu ile Kurtuluş Savaşı’nı, Türk ulusuyla el ele kazanan, en değerli emaneti Cumhuriyet’i kurarak, Türk ulusunun yüzünü güldüren adam, bizim örnek liderimiz, başöğretmenimiz Atatürk’ümüz…

Güçlükler karşısında yılgınlık göstermiş midir?

Cesaret ve azmini kaybetmiş midir?

Özellikle yıkımlar karşısında gösterdiği soğukkanlılık, onun deneyimlerinden ders çıkaran kavrayışı ile güçlüklere dayanırlığının bir sonucudur.

Bütün girişimlerinde, yılmaz kararlılığı onu başarıya ulaştıran en belli başlı niteliği olmuştur.

Kendine güven duygusuyla beslenen eşsiz cesareti, tarihe mal olan kahramanlığının yüksek onur duygusu ve özsaygısıyla birlikte itici gücü olmuştur.

Tüm gençler Atatürk’ü örnek almalı, onun emanetinin yılmaz bekçileri olmalı, onun gibi güçlükler karşısında yılmadan, O’nun izinde yürümelidir.

Gençler! Başaracağınıza inancınızı asla yitirmeyin. Atatürk gibi…