EN GÜZEL GÖKYÜZÜNÜN ALTINDAKİ SARMAL, DÜN DEMİRYOLU ve OTOYOL , BUGÜN JEOTERMAL

Abone Ol

Sultan Abdülhamit devrinde Osmanlı ile Avrupa devleri arasında ilişkiler oldukça iyiydi ve padişah ülke dışında gördüğü tren yollarını çok beğenmişti. Hatta bunların kendi ülkesinde yapılması için bir adım atmıştır ve İstanbul -Edirne arasına yaptırmaya karar vermiştir ancak Topkapı üzerinden geçeceği için proje iptal edilmiştir.

Türkiyenin ilk demiryolu Aydın-İzmir arasında 1860 yılında bitirilerek hizmete girmişti. Çok önceleri 250-450 kg arasında yük taşıyabilen develer ile İzmir limanına Aydın’dan yola çıkan kervanlar günde ortalama 30 km yol kat ediyordu. Kervanlar daha çok bölgenin tarımsal ürünlerini limana taşımak için kullanılıyor olmuştu. Yol güvenliği ise eski derbentlerin yerini alan bir tür koruyucularca üstlenilmekteydi. Bu sistemde kervan taşıyıcısı sadece malların yer değiştirmesini sağlamıyor aynı zamanda pazarla ve kredi mekanizması işlevini görüyordu. Deveci, küçük üreticinin malını İzmir’e götürüyor, kendi belirlediği bir fiyattan satıyor ve satış komisyonu alıyordu. Demiryollarının inşa edildiği tarihte Aydın civarında yüz bin devenin taşımacılıkta kullanıldığı düşünüldüğünde bu taşımacılıktan geçimini sağlayan ailelerin ne denli sarsıldığını anlamak kolay olacaktır.hatta demiryolunun hizmete girmesiyle işsiz kalan devecilerle, geceleri konakladığı hanların sahibi efelerin bu yüzden eşkiyalığa başladığı ve Osmanlıya başkaldırarak dağa çıktığı da söylenir.

23 Eylül 1856 günü İngilizlerin yaptırdığı Aydın İzmir arasındaki ilk demiryolu 130 kilometredir ve son Osmanlı padişahı Sultan Abdülhamit tarafından verilen imtiyazla yapılmıştır.

İzmir ile Aydın arasında yapılan hattın nedeni ise denizcilik ile ilgili etkinliklerdir. İzmir ve Aydın şehirleri deniz kıyısındadır ve ticari limanlara sahiptir. Bu sebeple de kentler arasında ürünlerin aktarılmasının kolaylaşması için bu yol yapılmıştır.

Bu projenin sonrasında ülkede tren yolu yapımı yaygınlaşmıştır ve sırayla yapılan yollar şöyledir

Edirne İstanbul hattı 1869-1877 yıllarında, 1872 yılında Anadolu’dan Mekke’ye 1892 yılında Mudanya ile Bursa arasında, 1899 yılında ise Sarıkamış askeri tren hattı yapılmıştır.

Gelelim Aydın’a yapılan demiryoluna. Aydın ve Söke ovalarının pamuk , incir ve meyan gibi ürünlerini İzmir limanına ulaştırmak üzere inşa edilen demiryolu , tamamen ticari amaçla yapılmıştır.

Ulaşım yönünden de yararı olmakla beraber , asıl amaç başta Forbes Levanten ailesi olmak üzere yabancı yatırımcıların ticari düşünceleridir.

Aydın işte başkalarının topraklarımızda uzun soluklu düşünceleri sonucu ticari yatırımı olarak demiryolu inşa edilmiştir.

Bugünlerde jeotermal enerji için yapılan çalışmalar da , aynı ticari amaç içindir.Bu kez yerli yatırımcılar, dünya bankası kredileriyle kar elde etmek için Herodot’un en güzel gökyüzü altındaki en verimli toprakları delik deşik etmeye devam etmektedirler. Birilerinin ülke enerjisi için tarım topraklarına göz dikmesi , üstelik yatırımın devlet eliyle desteklenmesi tarım mı , enerji mi , ikileminin galibini ilan etmektedir.Üstelik gene aynı devletin Tarım ve Hayvancılık bakanlığının Ulusal TV lerde zorunlu reklam spotlarında, “ atalarımız tepelere yerleşmişti “ diye başlayan ve ovada tarım arazilerini inşa etmekten kaçınılması gerektiğini belirten spotların aksine , kamuoyu önünde tarım , enerjiye feda edilmektedir.

Bu konuda hala bilgi kirliliği devam etmekte ve geçenlerde Elektirk Mühendisleri Odasınca yapılan açıklamada ülkemizin enerji açığının bulunmadığını belirtmesi, Jeotermal sorununa tüy dikti adeta.

Oysa bölgemizde RES (Rüzgar) ve GES (Güneş ) enerjileri kaynakları öylesine fazla ki..! hele bugünlerde güneş boş yere akan akarsu gibi, enerjisini üzerimize yağdırıyor.

O halde en acil yapılacak şey, sürdürülebilir, çevreci RES ve GES projeleri ile işle başlamaktır.

Bu enerjiler öylesine bol ve bedava iken , arzın merkezine yapılan binlerce metrelik kazılar ve işletme masrafları hem çevreye zarar vermekte hem de tarım ili Aydın’da tarım’ı bitirmektedir.

Artık kurumlar susmamalıdır.

Başta Valilik , ADÜ, Çevre Bakanlığı ,Ziraat Odaları , Ziraat Mühendisleri Odaları ile TMMOB el ele vererek , Jeotermalin varsa zararlarını açıkça Aydın’a anlatmalıdırlar.

Bu kamusal bir sorumluluktur.


Dün demiryolu ve otoyol, bugün Jeotermal, Aydın’ın geleceğini karartmamalıdır.

Önce demiryolu imtiyazı, sonra otoyol ,derken jeotermal binlerce dönüm tarım arazisinin elden çıkmasına neden olmuştur.

Oysa Otoyol yerine , yirmi yıl önce, çift şeritli bölünmüş yol yapılsaydı, Aydın’a yeter de artardı..

Tarım , nüfusu on milyara yaklaşan dünyamızın gelecekteki petrol kadar değerli ürünüdür.

Bugün tarım’ı mahvederek ,kazandığımız paraları yarın Tarım bittiğinde yiyemeyeceğimize göre, yol yakınken oturup görüşelim.

**********

Yarın 1 Eylül. Elveda yaz, hoş geldin sonbahar.

Artık daha kısalan gündüzler, uzayacak geceler,

Derken 3 ay sonra karşımızda kış.

Zaman hepimizi öğütüp bitiriyor , tıpkı kırık bir testideki su gibi.

Kırık testideki su ,içsek de bitecek , içmesek de..!

Onun içindir ki, hayatı doya doya yaşayın , çünkü ömür , kırık testideki su gibi, yaşasanız da bitecek , yaşamasanız da ..!

SÖZÜN ÖZÜ :

EN VERİMLİ ZENGİN TOPRAKLAR ÜZERİNDE YAŞAYAN VE BUNUN FARKINDA OLMAYAN FAKİR İNSANLARA AYDIN’LI DENİR.

MEHMET ÖZÇAKIR mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER -AYDIN GSM :0.532.3722627