EN FEDAKARLAR VE VEFAKARLAR

Abone Ol

Bu ülkenin en vefakar ve en fedakar değerlileri, afet, kriz , salgın gibi zor zamanlarda canlarını bile feda eden sağlık ve güvenlik görevlileridir.

Masa başı ve bankamatik memurları hiç kusura bakmasınlar ama, saat beşten sonra iki gün tatilde evlerinde rahatça uzanırken , bu meslek çalışanı arkadaşlarımız, açık bankamatik gibi 7 / 24 sabah akşam nöbetleşe görevdeler.

Bir sabahtan diğer sabaha kadar görev yapan bir başka görev var mıdır acaba ..? Elbette var , akaryakıt istasyonlarındaki pompacılar ..! Ama konumuz dışındalar.!

Sahada görev yapan hemşireler, hastabakıcıları, tıbbi sekreter ve güvenlik görevlilerinden başlamak üzere, doktorlar ve idareciler, sonrasında bürokratlar.

Yine alınan yaptırımları uygulamak ve denetlemek ve önlemleri almak üzere mesai bilmeden sokakta görev yapan bekçi, polis başta olmak üzere , tüm kolluk kuvvetleri ve sonrasında bürokratlar.

Mesailerini ve bundan fazlası canlarını ortaya koyarak , her şeyini “feda “ ederken asla “ kar “ etmeyi düşünmeyen bu sahadaki gerçek fedakarları bir kez daha anmadan geçmeyelim.

Her türlü hakaret ve şiddete maruz kalan , hizmet sektörünün resmi savaşçıları , adeta bir sünger gibi devletin kapısındaki ilk karşılayıcı-lardır. Medeni ülkelerden Amerika ve Almaya da gördüğümüz Polis şiddeti yanında ülkemizde gördüğümüz seviyeli yaklaşımı göz ardı edemeyiz. Sağlık ta eğer bir sigortanız yoksa, çok medeni bildiğimiz yurt dışında , asla kimse dönüp bakmaz hastanelerde .

Ama Türkiye de hepimizin eleştirdiği gibi , başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere , yerde yatan birine acil sağlık hizmeti verilir anında.

Keza suçlu iseniz elbette gereği yapılır her yerde.

Ama bizim ülkemizde henüz erozyona uğramayan İNSANLIK kavramı var olduğu sürece , suça karışmamış hiç kimse ne polisten ne de diğer kolluktan korkmasına çekinmesine gerek yok. İyi ki varsınız Sağlıkçılar ve Güvenlik-çiler. Yasalara uyan vatandaşların güvencesi, yasadışıların korkusu sizlerin hakları asla ödenmez..! Zaten ödenmiyor da belki..!

Ama unutmayın canlarını ve haklarını korumaya çalıştığınız bu necip millet sizin arkanızda değil , yanınızdadır.

****

ZAFER BAYRAMI SONRASINDA DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Geçtiğimiz 30 Ağustos törenleri programa göre 20 dakika içinde çelenk koyarak sona erdi.

Anma törenlerinin değişmezi Kuvvayi milliye ruhunu taşıyanların aynı ruhtaki torunları meydanda yerlerini aldı.

Açıkça adet yerini bulsun , çelenkler yerine konsun, bir askeri görevli konuşsun diye hazırlanan anma törenlerinin bittiği anonsuyla , çocuklar gibi ortada kalakaldık..!

Açık havada düğün ve halaylara , asker uğurlamalarına , şampiyon taraftarların gövde gösterilerine ses çıkarmayanlar , bu bayramları öksüz ve yetim kutlamamıza neden oldukları için meydana gelenler içleri buruk ayrıldılar.

Bir başka gerçeği de belirtmekte yarar var.

Her bayram ve kutlamaları izlerim.geçen yıl ve daha önceki resmi bayram kutlamalarında resmi geçit törenine izlemek için katılanların azlığı ve Aydın 'ın ilgisizliği de ortada.İstasyon meydanında bir ve iki yüz'ü geçmeyen halk zaten çoğu emekli veya erkenciler. Törene katılanların yakınları ile bu kesim dışında geniş halk kalabalıkları bir başka üzücü gerçek. Hafta içi olsa , herkes içinde gücünde denir ama hafta sonu sabah 09.30 da yapılan törenler yerine uykuyu sevenler kalkamadılar yataktan.

hele bu yıl salgın nedeniyle de isteksizlik , kalabalıklardan elimizi ayağımızı çekmeye neden oldu sanırım.

***

KAPALI KÖY OKULLARI TEKRAR AÇILAMAZ MI ..?

Okullar açıldı . Ama nasıl verilecek eğitim orası bir soru işareti. Kapanan köy okulları salgın nedeniyle açılan hastaneler gibi yeniden açılmalı.

Ankara da kapanan hastaneler malum korone nedeniyle yeniden açılıyor. Aydın da da kapanan ilkokullar gözden geçirilerek yeniden açılmalı ve onlarca öğrencinin uzak yerlere taşındığı , Taşımalı eğitim yerine sadece birkaç öğretmen taşınarak köyde eğitim yeniden başlamalıdır. Hem böylece , eğitim de virüs bulaşıcılığı sıklığı önlenebilecek , hem de köy de , öğretmenler velilerle iç içe , köyün sorunları ve öğrencilerin geleceği ve eğitimi konusunda bire bir yüz yüze iletişimi sağlanmalıdır.

Kapanan ilkokullardan biri de ,Çine yolu üzerinde Çiftlik veya Çiftlikburnu da denilen köyün İlkokulu. İşte o ilkokulun rahatsız eden terke dilmiş atıl durumdaki görüntüleri.

Yıllardır terk edilmiş bu köydeki ilkokul , daha önce yazdık çizdik , resmi kurumlarca bir başka amaçlı olarak kurs veya yetişkin eğitimi veya Üretim kooperatifleri tarafından Yöresel Ürün pazarı olarak kullanılabilirdi.

Ancak hiçbiri yapılamadı ve terk dilen bu binalar nerdeyse viraneye dönüştü.

Aydın Valisi Sayın Hüseyin AKSOY ve Aydın Ticaret Odası ile Ticaret Borsası başkanları dediklerimin ne kadar doğru olacağını göreceklerdir.

Aydın'da proje üreten ,

iş için fikir yaratanlar , Sivil Toplum Kuruluşları ile Valilik bir toplantıda buluşmalı ve kentin h geleceği için AYDIN ŞURASI düzenlenmelidir.

Boşuna dememiş atalarımız “el elden üstündür.”

Fikir ve proje her şeyi bildiğini sandığımız sadece “devlette “ değil , daha çoğu kentin duygusal sahibi SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDE .

SÖZÜN ÖZÜ:

BAŞKASINA AKIL VERİRKEN ,KALANI SİZE YETMEYECEKSE,

ONUN İÇİN RİSK ALMAYIN , SİZ AKILSIZ KALMAYIN..!


MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.505.8077828