Evet ekonomiden bahsediyorum. Halkımızın neredeyse yüzde 70’i çok ağır ekonomik şartlar altında hayatlarını sürdürüyor. Bu kesimi asgari ücretliler ve memurlar oluşturuyor. Yaşanan büyük ekonomik sıkıntının sonu gelecek gibi de görülmüyor. Toplumumuzun böylesi bir sıkıntı altında olması herkesi etkiliyor. Yüzler gülmüyor, herkes sinirli ve agresif bir şekilde. Zira çarşı pazar yangın yeri alev alev yanıyor. Paramızın alım gücü çok düşük. Devletin maaşlara yaptığı zamlar kar gibi eridi gitti. Ona rağmen etiketlerdeki fiyatlar hızla tırmanmaya devam ediyor.
Ülkede durum böyleyken mecliste bizi yani vatandaşları temsil edenlerse tokluk sınırının bile üzerinde yaşıyorlar. Aç değiller, açık değiller. Maaşları kallavi miktarda fazla. Eeee hal böyle oluca nereden bilsinler halkın ne sıkıntılarla cebelleştiğini. Gittikleri her yerde saygıyla karşılanan bu zatı muhteremler vatandaşın çilesini görmezden geliyor, feryatları da duymazlıktan geliyor. Kendi adıma benim haklarımı kimler gasp ediyorsa haram zıkkım olsun…
Dünyadan ve ülkemizden işinin ehli olan ekonomistler, önümüzdeki aylarda fırtınalı zam yağmurlarının olacağından söz ediyor. Bizler her alış verişe çıktığımızda aldıklarımızın hesabını yapıyoruz ve bir sonraki alış verişte etiketlerdeki kazık fiyatların artacağının da bilincindeyiz artık. Yapılan hesaplara göre önümüzdeki bir iki ay içerisinde her kalemden her bir şeye yapılacak zamların beklentisi şimdiden geriyor. Geçen yıl satın aldığımız her şey bu sene 2-3- hatta 4 kat zamlandı. Vatandaşlar şaşkın, nasıl düzelecek bu şartlar diye kara kara düşünüyor. Allah sonumuzu hayreylesin…