İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kabe’de ihram içine çekilmiş fotoğrafı sosyal medyada çok konuşuldu. İmamoğlu zaman zaman cami çıkışlarında da görüntüleniyor ve bu tarz hareketleri bir takım çevreler tarafından muhafazakar seçmene şirin görünmek için yaptığı taktikler olarak görülüyor. Doğru mudur değil midir bilemem ama bildiğim bir şey var. Din konusundaki samimiyetsizliğin Türkiye’nin bir gerçeği olduğu. Bunun örneklerini son yıllarda sıkça görür olduk. Öyle ki bu konuyu işleyen, gerçek hayat hikayelerinden uyarlanmış diziler bile var. Kendini muhafazakar olarak lanse eden çevrelerden çıkan kamuoyuna yansımış türlü rezillikler gördük. Gündüz kuşağı programlarında muhafazakar görünümlü ailelerin ve kişilerin türlü günahları ortalığa saçılıyor. Siyasiler mukaddes olan ne varsa reklam kampanyalarında bol bol kullandılar. Bir dönem muhafazakarlık siyasette o denli etkili hale geldi ki solun kalesi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, islami kimliğiyle öne çıkan Ekmelettin İhsanoğlu’nu aday gösterdi. Ancak siyaset gibi türlü oyunların, çıkar ilişkilerinin hakim olduğu bir alana malzeme edilen din, doğal olarak yozlaştı. Mezar başında dua ederken çekilmiş fotoğrafını servis ettirmeyen başkan, milletvekili, bakan kalmadı diyebiliriz. Ölüleri bile reklam kampanyalarına alet ettiler. İmam, cemaat ilişkisi misali sosyal medyada din istismarının çok daha düzeysiz örneklerini gördük. Düğün gecesi kıldıkları namazı paylaşan çiftler mi ararsınız, camide dua ederken çekilmiş fotoğraflarını paylaşanlar mı, bol makyajlı, şuh bakışlı tesettürlü kadınlar mı.. .Bu yaşananlar, birazcık aklı ve iyi niyeti olan herkese laikliğin neden gerekli olduğunu net bir şekilde göstermiştir diye düşünüyorum.