DERİNİN , DEMİRİN, MERMERİN ,ÇAMURUN ,HAMURUN HAYAT BULDUĞU İLÇEMİZ KARACASU

Abone Ol

İlçe adını ünlü tasavvuf düşünürü Süleyman Rüşdü’nün ataları tarafından "bu ne biçim karasu " denmesiyle şimdiki adını aldığı sanılmaktadır.

Aydının gezip dolaştığım en güzel iki ilçesinden biri Bozdoğan diğeri ise Karacasu'dur Her iki ilçemizin de otantik yaşamı,doğal güzellikleri, içten yakınlık ve misafirperverliği ve hala yaşatılan gelenekleri ile iç içe sakin dingin yaşamları hep özlemim olmuştur.

Bir dönem Yenişehir olarak isimlendirilen yerleşim, ünlü tasavvuf düşünürü Süleyman Rüşdü’nün ataları tarafından "bu ne biçim karasu " denmesiyle şimdiki KARACASU adını aldığı sanılmaktadır.

Biraz eli sıkı olarak bilinen Karacasu’luların , bu genel inanışın aksine, Aydın ve uzak illerden dahi katkıda bulundukları Dedebağ hayırları ile ünlenen toplu yenen keşkekleri ve bu hayır ve kültür hizmetlerini yürütmek üzere KARACASU GELİŞTİRME VAKFINI kurarak ilçenin her şeyi ile ilgilenen dışarıdaki varlıklı hemşehrileri, , bölgenin en büyük tasavvuf düşünürü "Yimezzade Süleyman Rüşdü" adıyla da tanınan Süleyman Rüşdü Efendiyi 1768 yılından bu yana doğduğu Nargedik köyü topraklarında ve ilçe merkezindeki Semerciler arastasındaki anıt mezarıyla bağrına basan vefakar Karacasulular dışında , Afrodisyas ören yerinin tanıtımını üstlenen ve rahmetli Vehbi KOÇ'un yine rahmetli kızı Sevgi GÖNÜL 'ün kurduğu GEYRE VAKFI ile Karacasuyu tanıtımda başarılı çalışmalara imza atmaktadır.

Sırtlanini Mağarası ve Görle kanyonu ,Kahvederesi mesire alanı ve yaylası ile doğal güzellikleri Karadenizi aratmayan ilçemizde ,Aydın ilinin ilk Etnografya Müzesini, belediye başkanlığı döneminde kazandıran Lise Müdürü Emin Mete , resmi kolleksiyoner olarak , tarihi eserlere ilgisi sonucu ilçede bir tarihi ev restore edilerek konuk evi olarak açılması çalışmaları devem etmektedir .

Denizlili ünlü Mimar Cengiz BEKTAŞ ile beraber Karacasu eski evleri restore çalışmalarına başlanmış ve örnek restore edilen yapılara alınan hibe yardımlarla bu çalışma tüm ilçede yaygınlaşmıştır..Her biri ilçenin sokaklarına dağılmış ve genelde Cuma ve Büyükdağlı mahallelerinde yer alan 90-100 yıllık Karacasu evlerinde ,Taş ve ahşabın birlikteliğinin güzel buluşmasını sağlayan eski ustaların , ahşaba verdikleri sanatsal zenginlikle , görenlerin hayranlıkla izlediği cumbalı ve sofalı , Karacasu evleri ile , doğasıyla KARADENİZ , eski evleri ile de bir SAFRANBOLU olmak yolunda bir hayli yol alınmıştır.

Işıklar ve Palamutçuk köyündeki gündüz çarşaf dokuyan dokuma makinalarının sesleri , komşu Denizli ilindeki Babadağ ilçesinden aşarak bu köylerimize geldiğini sanırsınız. En batıdaki Alemler köyümüzün zirvelerinden toplanan çam ağacı çırasının kokusunu ise hiçbir parfüme değişmezsiniz.

Adı dünyaya yayılan Afrodisias ören yeri ile ünlenen bu güzel ilçemiz ağaç ve maden( mermer ) zenginliğinin yanı sıra elma ambarı olarak bilinen platosu , el sanatlarından demircilik, çamurculuk (testi ve toprak işleri ) ve hamurculuk (pidesi ) ilçemizin turizminde ve tanıtımında birer markadır.

Şehrin merkezindeki küçük Sanayi sitesinde Ali ORTA ustanın hala sıcak demircilikle el işi üretilen ve Almanya’ya ihraç ettiği ortaçağ şövalye motifli baltaları birer tarihi eser gibidir.

Ünlü kırmızı toprağına şekil veren ustaların ıslak ellerinde şekillenen GELİN TESTİSİ " altı emziğinin kapalı olan dört deliğiyle " kocasının başka kadınlarla evliliğini ve kuma getirmesini istemediğini belirten" aydın Karacasu kadınını simgelemektedir. Özellikle kültür ve sanat ve edebiyat ile tarih konusunda bu ilçemizden çok değerli araştırmacı ve ünlüler yetişmiştir.

ADÜ'nün bu ilçemizdeki İktisadi ve idari programlar dışında Dericilik ,Seramik,Takı tasarımı gibi bölümlere ilişkin Meslek Yüksek okulunun , bu ilçemizde açılması tesadüf değildir. Hayırseverleri ve İlçe dışında yaşayan varlıklı hemşehrilerinin destekleriyle Karacasu fiziki yapı ve ekonomik gelişime büyük destek olmaktadır.Her ne kadar ilçede tekdüze bir yaşam sürdürülmekte ise de , işte bu sakin ,gelenekçi ve dingin yaşamı , yorgun bedenlere ve ruhlara adeta bir şifa kaynağıdır.Bunun için mi gelirler bilinmez ama Başaran ve Yenice beldeleri arasında her yaz direk ve bacaların misafirleri leylekler de bu şirin ilçemizde konaklarlar.

KARACASU TARİHİ

Karacasu İlçesi oldukça eski bir yerleşimdir.

Bölgede yerleşik hayatın tam olarak ne zaman başladığı bilinmemektedir. Ancak, Afrodisias Antik Kenti ve çevresinde bulunan tarihi eserlerden İlçenin tarihinin 5-6 bin yıl öncesine kadar uzandığı tahmin edilmektedir.

Bizans kaynaklarına göre, İlçe ve çevresinin Türklerin eline geçişi ve Türk Boylarının bölgede iskanı 1071 Malazgirt Meydan Savaşı sonrasına rastlar.

Tarihi kaynaklardan, Selçuklu Kabilelerinden Dağhan sülalesine mensup Eymür Aşiretinin bugünkü Ataeymir Beldesinin bulunduğu yerde yerleşmiş olduğu ve Ayhan Kabilesi Yazırlı Boyunun Yazır Köyü ve civarını yurt edindikleri , bu boylardan gelen “Karasül” Oymağının ise Karşıyaka olarak ta bilinen ve testi ocaklarının ,eski evlerin yoğun olarak bulunduğu bugünkü Cuma Mahallesinin bulunduğu yerde “Karacasu Köyü”nü kurdukları anlaşılmaktadır.

11-13. yüzyıllar arasında bölge dört kez Selçukluların ellerine geçmiş ve Karacasu toprakları Türkmen boylarınca iskan edilmiş; bölgeye, bir süre Menteşe Beyliği, daha sonra da Aydınoğulları Beyliği egemen olmuştur. 1413 tarihinde II. Murat, Karacasu topraklarını Osmanlı İmparatorluğu'na katmış; 1864 yılında Nazilli'ye bağlı “Bucak” olan Karacasu, 1867 tarihinden itibaren “İlçe” olarak Aydın İline bağlanmıştır.

Karacasu İlçesi, doğusunda bulunan ve bir kısmı denizli ili sınırlarında kalan Babadağ ile batısında Bozdoğan ilçesi ile sınır olan Karıncalı Dağı arasında kalan ve yer yer dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip yaklaşık 40 km uzunluğundaki vadide kurulmuştur. İlçenin en önemli akarsuyu Dedeler Köyünden çıkıp Büyük Menderes Irmağına dökülen(antik adı Marsyna ) Dandalaz Çayı'dır.

İlçenin denizden yüksekliği 600 metre yüksekliğinde olması nedeniyle, Aydın İlinin diğer bölgelerine göre kış mevsimi daha soğuk, yaz mevsimi ise daha serin ve kuraktır .Bu nedenle, yaylarında serinliğin ve dağlarında yeşilliğin hiç eksik olmadığı çam ile meyve ağaçlarının koyu yeşil görüntüleri ,Aydının Karadeniz’i bu ilçemiz parlayan turizm ve tarih merkezimizdir.

Haydi bu hafta sonu günübirlik Karacasu’ya rota çevirelim.Sabah kahvaltısında pide, Akşama da ağaçlar arasında Kahderesi’nde kuyu tandırına.

Haydi bu hafta sonu Karacasu ‘ ya..!

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828