Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı “Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi” ev sahibi olma hayalleri kuran dar gelirlileri heyecanlandırmış olabilir. Son bir yıl içinde ekonomide yaşanan gelişmeler nedeniyle kontrolsüz bir biçimde şişen ev fiyatlarından sonra dar gelirliler için ev sahibi olmak gerçek anlamda hayal olmuştu. Bu koşullar altında Cumhurbaşkanının açıkladığı, sosyal konut projesi özellikle şehit ve gazi aileleri, ilk kez ev alacak olan emekliler ve dar gelirliler, yeni evlenecekler gibi kesimlerin öncelikli olacağı ifade edildiği proje umutları yeşertti. Ancak ev sahibi olabilmek için gerekli koşulları göz önüne aldığımızda dar gelirliler için ev sahibi olmak halen çok zor görünüyor. Zira bir ailenin yaşamasına uygun bir evin 100 metrekareden az olmaması gerekir. Bu ebattaki sıfır evlerin fiyatları ise şu an itibariyle bile 750 bin lira civarında. Dar gelirlilerin mevcut piyasa koşullarında birikim yapmasının zor olduğunu göz önüne aldığımızda başvuracağı ilk yöntem konut kredisi almak olacaktır. Bu noktada şöyle bir problem var. Halihazırda 0.99’dan konut kredisi veren kamu bankaları yeterli kredi çıkaramıyorlar. Örneğin Vakıfbank en fazla 150-200 bin lira verebiliyor. Halkbank’ın maksimum çıkarabildiği kredi ise 500 bin lira. İnşaat sektörünün kullandığı malzemelerin her gün değişen fiyatları, kamu ihalelerini alan firmaların bile işi yarıda bırakıp tasfiye istemelerine neden oluyor. Bu nedenle devlet ihalelerine artık değişen girdi maliyetlerinden oluşan farkın ödenmesi koşulu da eklenecek. Çünkü firmalara iş yaptırabilmek için başka seçenek kalmadı. TOKİ’nin yaptıracağı sosyal konut projelerini alan firmalarda bu farkı elbette yansıtacaklar. Dolayısıyla bu fark evlerin fiyatlarına ve bu evleri alacak olanların ihtiyaç duyduğu kredi miktarı da yansıyacak. Tüm bu koşullar göz önüne alındığında dar gelirliler için sosyal konut projeleri bile gerçek bir umut olmaktan çıkabilir