ÇİFTÇİNİN AYAKTA KALMA SAVAŞI…

Abone Ol

Aydın denince akla gelen şeylerden ikisi incir ve zeytindir. Dünyaca ünlü ürünleriyle övdüğümüz bu topraklarda aslında görünmeyen büyük bir mücadele yaşanıyor.

Tarlalarda gün doğmadan başlayan emek, çoğu zaman artan maliyetlerinden gölgesinde kalıyor. Toplumsal sorunların başında gelen mazot, gübre, ilaç, sulama sorunları ve işçilik giderleri her geçen yıl daha da artıyor. Üretici bu durumda aynı kazancı elde edemiyor. Bir yanda kuraklık tehdidi varken diğer yanda iklim değişikliklerinin etkileri doğuyor. Çiftçiler her sezon yeni bir belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Özellikle küçük aile işletmeleri için üretime devam etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Aslında Aydın ekonomisinin temel taşlarından biri tarımdır. Sadece incir veya zeytin bir ürün değil aynı zamanda bir ailenin geçim kaynağıdır. Bölgemizin kültürel mirası ve ülke ekonomisine kattığı önemli değerlerdendir. Bu durumda üretici kazanamazsa ne kaliteli ürün sürdürülebilirliği kalır ne de genç nesillerin tarıma olan ilgisi.

Bugün birçok üretici çocuklarının çiftçilik veya hayvancılık yapmasını istemiyor. Çünkü verdikleri emek ile aldıkları kazanç arasında çok fark var. Tarımın geleceği için sadece üretim miktarını değil üreticinin refahını da konuşmak gerek.

Aydın, incir ve zeytinin başkenti olarak anılmaya devam edilecekse ki öyle olmalı, bu unvanı yaşatan üreticilerin sesini daha fazla duyulmalı. Tarladaki mücadele görünmese de sofralarımıza kadar gelen ürünlerin arkasında çok büyük hikayeler var.

ÜRETİCİNİN KAZANDIĞI BİR SİSTEM KURULMALI

Çiftçilerin en büyük şikayetleri artan maliyetlere karşı ürün fiyatlarının yetersiz olması. Üretici ürününü değerinde satabilirse, aracılık maliyetleri azalır ve kooperatiflerin güçlendirildiği bir sistem oluşturulursa ancak böyle bu iş devam eder.

Aydın inciri ve zeytini dünyanın tanıdığı ürünler. Ancak ham ürün satmak yerine paketleme, işleme ve markalaşmaya ağırlık verilirse üreticinin kazancı artabilir. Bir kilogram zeytinden sadece zeytin değil, marka değeri de üretilmeli.

Aydın'ın bereketli toprakları dün olduğu gibi bugün de ürün vermeye devam ediyor. Ama toprağın bereketi tek başına yeterli değil. Üreticinin emeğini koruyan, gençleri tarımda tutan ve ürünleri dünya pazarında daha güçlü hale getiren adımlar atılmadıkça sorunlar büyümeye devam edecek. İncir ve zeytinin başkenti olmakla övünüyoruz. Artık bu unvanı yaşatan üreticiyi de hak ettiği değere kavuşturmak gerek…