ÇİFTÇİLİK DARBE YEDİ

Abone Ol

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Avukat Mehmet Tolga Akalın,yayınladığı analizde hükümetin tarım politikalarını eleştirip Cumhurbaşkanı veAK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerin kullanacağı mazotunyarısı hükümet tarafından ödenecek sözlerinin bir anlamı olduğunu belirtti ve“İktidar çiftçinin sağ cebinden kestiğini sol cebine koymuştur” dedi.

Akalın, ayrıca AKP döneminde 650 bin çiftçinin çiftçiliğibıraktığını söyledi. Mehmet Tolga Akalın konuşmasını şöyle sürdürdü: “Erdoğanparti grubundaki açıklamasında çiftçinin kullanacağı mazotun yarısının hükümettarafından ödeneceğini açıkladı. Oysa hükümet çiftçiye hiçbir ek kaynaksağlamamış tam aksine çiftçinin sağ cebinden kestiğini sol cebine koymuştur.Bir diğer anlatımla çiğ süt ve gübreden kısılıp mazot olarak geri verilmiştir.2017 yılı Aralık ayında çıkartılan bir düzenleme ile 8 kuruş olan çiğ süt litredesteği 4 kuruşa indirilmiştir. Türkiye’de yıllık 19 milyon ton çiğ sütüretilmekte ve bu üretim genellikle soğuk zincirde gerçekleştirilmektedir. Budestek düşürmesi yoluyla 760 milyon TL. süt üreticisinin cebinden kesilmiştir.2017 yılında bütçede 877 milyon TL. gübre desteği olmasına rağmen, 2018 yılındabu destek 533 milyon TL’ye düşürülmüştür. Olması gereken yıllık artış dadikkate alındığında 2018 bütçesinde çiftçinin gübre desteğinden takribi 300milyon TL. kesilmiştir.

Çiğ sütten 760 milyon TL. gübreden 300 milyon TL. kısan iktidar,ortalama 1 milyar TL’yi 2018 bütçesine ekleyerek mazotun yarısı bizden söylemiile Türk çiftçisini mağdur etmiştir. Buğdayda verilen mazot desteğinin litrekarşılığı 2.6 litredir. Oysa iyi bir buğday çiftçisinin yıllık dekar tüketimi8-10 litre arasında olmaktadır. Dolayısıyla yarısı bizden açıklaması bu yönüile de doğru değildir. AK Parti Genel Başkanı çiftçiye verilmesi planlanan 300baş koyun projesini açıklarken, havuz medyası, manşetlerini köyüne dönene 300baş koyun başlıklarıyla süslemektedir. Her şeyden önce bu bir destek değil birkredidir. Diğer yandan Tarım Bakanı TİGEM kaynakları ile 500 bin baş koyununkredilendirileceğini açıklamıştır. Basit bir matematik ile bu krediden ancak1666 çiftçinin faydalanabileceği ortadadır. Ortalama her il başına 20 çiftçidüşmektedir. Bu iktidar döneminde TUİK verilerine göre yaklaşık 650 bininsanımız çiftçiliği bırakmıştır. Bin 600’ünün köyüne geri dönmesi neşehirlerin artan göç sorununu çözebilir ne de Türkiye’nin et ithalatına cevapverebilir.

ŞEKER PİYASASI KİME KALIR

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin gündeme gelmesi üzerine CHPbir rapor hazırladı. CHP Edirne Milletvekili Okan Kaytancıoğlu’nun hazırladığışeker fabrikaları özelleşiyor mu? Başlıklı raporda toplum sağlığını yakındanilgilendiren nişasta bazlı şeker (NBŞ) tüketiminin tamamen denetimsiz halegetirildiği kaydedildi. 696 sayılı KHK ile şeker kurumunun kapatılıp, bağımsızbir düzenleyici denetleyici otoritenin olmamasının sektörün dengesini bozduğunadikkat çekilen raporda, tam da bu süreçte şeker fabrikalarınınözelleştirilmesinin gündeme gelmesinin sorgulanması gerektiği belirtildi.Raporu hazırlayan Gaytancıoğlu, kanunun elindeki 25 şeker fabrikasına yönelikhiçbir yatırım ve planlaması olmayan iktidarın 14 fabrikayı bütçeye ek gelirsağlamak için satışa çıkarttığını ifade etti. Fabrikaların özelleştirilmesininşeker üretimine büyük darbe vuracağını dile getiren Gaytancıoğlu şöyle devametti: “Fabrikaların özelleştirilmesinin şeker üretimine büyük darbe vuracağınıdile getiren Gaytancıoğlu sözlerine devamla “Tarım Bakanlığında şekerle ilgiliyeni yapılanma süreci devam ederken, nişasta bazlı şeker kotalarınınartırılarak şeker piyasasını tamamen kendi kontrolüne almaya çalışan Cargil’inkapsamlı bir şeker raporu hazırladığı ortaya çıktı. Raporda şeker pancarıaleyhine tespitlerde bulunan Cargil, dolaylı yoldan Türkiye’nin şekerihtiyacını pancardan değil, mısır nişastasından karşılamasını savunmuştur.”

CHP’li Gaytancıoğlu, şeker pancarı üretiminden elde edilen şekerinbir zararı olmamasına rağmen konunun çarpıtıldığını aktararak, raporda şekerpancarının üretiminde çok su tükettiği ve ekonomiye çarpan etkisinin mısıragöre çok düşük olduğunu ileri süren Cargil, deyim yerinde ise şeker pancarınınzararlarını saymakla bitirememiştir” şeklinde konuştu.

Gaytancıoğlu, Türkiye’nin şeker pancarından zarar ettiğini ortayakoymaya çalışırken, Cargil’in NBŞ kotasının ilk planda 400 bin tonaçıkartılmasını, şeker fabrikalarının özelleştirilmesini ve şeker kotasının dabiran önce kaldırılmasını talep ettiği bildirildi. Şeker fabrikasınınözelleşmesinden ülke tarımı ve ekonomisinin büyük darbe yiyebileceğini söyleyenGaytancıoğlu Avrupa’da şeker pancarı üretiminde söz sahibi olan Türkiyeözelleşmelerin ardından bu üstünlüğünükaybederek şekerde de ithalatçı duruma gelecek. Böylece şeker piyasası tamamenCargil’in kontrolüne girebilir.