CHP’DE ADAYLARIN SAYISI ARTIYOR

Abone Ol


”KİMSE PARTİYİ TARTIŞAMAZ

Eski İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın CHP Genel Başkan adaylığı açıklamasında yaptığı konuşmayı eleştiren CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK toplantısı sonrasında parti merkezinde açıklamalarda bulundu. Eski İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın adaylığını değerlendiren Tezcan, “CHP üyesi olan herkesin aday olabileceğini söyledi. Tezcan Kocasakal’ı şöyle eleştirdi. Ancak hiç kimse aday olurken, CHP’nin pozisyonunu ve durduğu hattı, kendi keyfine göre, tartışmaya açma yetkisine hakkına sahip değildir. CHP kuruluşundan bu yana misyonu belli bir partidir. Misyonu hem CHP’nin kuruluş değerlerini koruyan, hem de Kurtuluş Savaşını kuvayı milliye ruhunu, sosyal demokresinin ilkeleriyle buluşturan bir siyasi partidir. Partinin kimliği parti programında bellidir. Açar okurlarsa kimliği net anlatılır. Bugünkü partinin yönetim anlayışı bu kimlikten zerre sapmayan bir yönetim anlayışıdır. Buna rağmen, beğenmeyip aday olanlar olabilir, onun da yöntemi bellidir.”Tezcan, 3-4 Şubat’ta yapılacak kurultayın temasındaki adalet ve güven olacağını açıkladı. İstanbul İl Başkanı Caran Kaftancıoğlu’nun gezi olayları sırasında attığı tweet nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan özür diledi. İl Başkanımız siyasette unutulan nezaketin ne olduğunu basın toplantısında göstermiş oldu.”Hükümet OHAL’i 6. Kez uzamıştır. Bu iktidar uyuşturucu, bonzai bağımlısı gibi OHAL bağımlısı oldu. Bu milleti cendere altında tutmaktır. Parlamento kendi işlevini haklı ve doğru noktada tutmak istiyorsa yetkilerine sahip çıkmalı. AKP iktidarının 2018’de Türkiye’ye layık gördüğü tablo budur” dedi.


SEMİH YALÇIN’DA ELEŞTİRDİ


MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yazılı bir açıklama yaparak CHP’yi eleştirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığında CHP’nin cumhuriyetin temel değerlerinin ve milli hassasiyetlerin oluşturduğu emin ve güvenli limandan hızla uzaklaşarak Marksist öğretilerinin kirli sularına savrulduğunu ileri süren Yalçın şunları söyledi: “Kaset kumpasından sonra bölücü başının avukatını bünyesine dahil eden CHP, daha sonra bütün varlığıyla PKK’nin siyasi kanadının savunuculuğuna ve avukatlığına soyunmuştur. İstanbul İl Başkanlığı’nın milli değerler ve hassasiyetlere düşmanlığıyla, Marksist-Leninst örgütlere sempatisiyle bilinen birine teslim edilmesi de CHP’deki aşırı solcu değişim ve dönüşüm adına atılmış belirleyeceği bir adımdır.”