ÇARPIK ÇURPUK KENTLEŞME

Abone Ol

Aydın göç almaya müsait bir şehir. Son yıllarda artan nüfus ve onun getirdiği sorunlar dağ gibi büyüyor ama önü bir türlü alınamıyor. 30-35 yıl öncesine kadar kasabadan farksız bir il olan Aydın aldığı göçlerle büyüdü hatta önce Adnan Menderes, Mimar Sinan, Fatih Mahallesi, Zeybek Mahallesi ve İstiklal Mahallesi gibi yeni mahalleler kuruldu. Bu yeni kurulan mahalleler eski mahallelere göre daha modern dizayn edildi. Altyapısı, park ve bahçeleri, otopark alanları, geniş caddeleri ile oralarda yaşayan vatandaşların daha ferah yaşamasına imkan sağlıyor. Oysa eski mahallelerde yeniden yapılaşmaya gidildi lakin keşke değişim olmasaydı da eskisi gibi kalsaydı her şey. Birbirlerine ikiz kardeşler kadar benzeyen apartman blokları görsel çirkinlik yaratıyor. Değişen bir şey yok eski sorunlar yeni boyut kazanarak artmaya devam ediyor. Altyapı, otopark, sosyal tesis eksikliği ve çarpık yapılaşmalar…

Çarpık kentleşme sonucunda çirkin binalar, altyapısı isyan eden cadde ve sokaklar bunlara ilave olarak ta saçını başı yolan vatandaşlar. Üzülmemek elde değil, Aydınlı olarak gördüğüm bu dejenere olmuş yapılaşmalar adeta insanın ruhunu karartıyor. Kent ruhu taşımayan bu çirkin yapılaşmalar komşuluk ilişkilerini de sekteye uğratıyor. Apartmanların sakinleri komşuluğu unutmuş ya da hiç bilmiyor. Apartman ve sitelerde kimse kimseye selam vermiyor, hatta kat malikleri birbirlerini tanımıyor. Böyle olunca örfler ananeler unutulup gidiyor, bayram ziyaretleri yok, komşuluk buluşmaları yok, toplumsal bütünlük yok…

Şehrin yüksek tepelerinden manzaraya baktığımızda dağınık, içi çe yapılar, park ve bahçelerden bir haber mahalleler, göz zevkini bozan ucube bir görüntü ortaya çıkıyor. Şehir planlaması yapan kişiler neyi nasıl planlayamadıklarını görüyorlardır umarım. Yerel yönetimler de bu çirkinliğin önüne geçmiyor sanki sadece seyirci kalmayı seçiyor. Aslında kendilerine gelen apartman ve sitelerin planlarını inceleseler müteahhit firmalarına uyarılarda bulunup gerektiğinde projelere onay vermeseler bu çarpıklık meydana gelmez.

Unutulmamalıdır ki doğal afetlerde en çok bu çarpık kentleşme sonucu meydana gelen yapılar en çok hasarı görüyor. Durumun vehameti göz önünde bulundurulmalı şehrimiz tamamen dokusunu kaybetmeden önce atılması gereken adımlar atılmalı, yapılması gerekenler için harekete geçilmelidir.