BU BATAKLIKTAN ÇIKIŞ VAR MI?

Abone Ol

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Aydın’da da uyuşturucu kullanımı ve ticareti giderek artıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, haftada beş bin uyuşturucu satıcısı ve imalatçısının gözaltına alındığını açıkladı. Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz de geçen hafta düzenlediği basın toplantısında Nazilli’de işlenen suç türlerinin başında uyuşturucu ticareti olduğunu vurguladı.Zehir tacirleri işi öyle bir noktaya taşıdılar ki uyuşturucuya başlama yaşı ortaokul öğrencilerine kadar düştü. Emniyet ve Jandarmadan gelen haberlerin çoğunun konusu uyuşturucu operasyonları olmaya başladı. Uzmanlara göre işlerin bu hale gelmesinde bir etken rol oynuyor. Bunlardan biri sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkileri. Henüz hayatı tanımayan yeni yetme çocuklar sosyal medyada gördükleri sanal dünyayı gerçek sanıyorlar. Kendi hayatlarının gerçeklikleri ile sanal dünyada gördükleri arasındaki muazzam fark onları depresif bir ruh haline sürüklüyor. Son yıllarda aile yapısındaki parçalanmanın yaygınlaşması da anne babası ayrılmış çocukları kolayca bataklığa sürüklüyor. Bireyselleşme, özgürlük kavramının sınırlarının haddinden fazla genişlemesi gençleri fazlasıyla konformist bir yaşam algısına doğru itiyor. Tabi konunun bir de adli yönü var. Uyuşturucu kullananlar cezaevine değil rehabilitasyon merkezlerine gönderiliyor. Ticaretini yapanlar ise kısa bir süre tutulduktan sonra salıveriliyor ve kirli işlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar. Konunun bir diğer boyutu ise son yıllarda kontrolsüzce artan mülteci akını. Orta doğu ülkelerinden Türkiye’ye ne idüğü belirsiz milyonlarca insan aktı. Ülkenin her yerine dağıldılar. Maalesef ki birçoklarını suç teşkil eden eylemlerde gördük. Hatta mültecilerin saldırısında ölen vatandaşlarımız oldu. Hal böyleyken mültecilerin uyuşturucu işinin tamamen dışında kaldıkları düşünülemez. İşlerin bu raddeye gelmesinde pek çok etken rol oynamış olsa da bir güvenlik zaafiyeti gözlerden kaçmamalı. Sınırların güvenliği uzun zamandır tartışma konusu. Yurt içinde bunca uyuşturucu taciri, torbacısı, imalatçısı ürediyse ve her gün yenileri yakalandığı halde sonu gelmediği gibi git gide artıyorsa bunda bir güvenlik zaafiyeti de görmek gerekir.Bu bataklığı kurutmak mümkün değil belki ama minimalize etmek de artık çok zor. Çünkü manzaraya bakınca ipin ucu kaçmış gibi görünüyor. Seçime kadar hükümetin bu konuya eğileceğine pek ihtimal vermiyorum. Ancak seçimden sonra kurulacak hükümetin mutlaka bu konuda harekete geçmesi gerekiyor.Ne yaparlar, nasıl yaparlar bilmem ama bu meseleye bir çözüm bulmak artık şart oldu. Zira uzun vadeli sonuçları felakete yok açabilir.