Yaklaşık 7/8 aydan bu yana yağmur yağmayan ilimizde geçtiğimiz haftadan beri belli aralıklarla yağmur yağmaya başladı. Tarım kenti olan ilimizde uzun zamandan bu yana yağmur yağmaması üreticileri endişelendirmeye başlamıştı. Son gerçekleşen yağışlar çiftçilere ve vatandaşlara umut oldu.
Tarlalarını ekmek için yağmur bekleyen üreticiler harekete geçerek tarlalarını ekmeye başladı. Ayrıca zeytin üreticileri de yağmurların ardından yağlanan zeytinlerini hasat etmeye başladı.
Öte yandan yağmurlar sayesinde barajlardaki su seviyeleri de yavaş yavaş yükselmeye başladı. Pandeminin ilk yılında yani 2020’de Aydın’daki ve ülke genelindeki içme suyu barajları da kurumaya yüz tutmuş hatta bazı kentlerde barajlar ve nehirler tamamen kurumuştu. Su gibi hayatımızın en önemli kaynağı küresel ısınmaya bağlı hava şartları yüzünden yeterli yağış olmaması yüzünden su kıtlığı yaşanmasına neden oluyor. Ülkemizde devlet bazı bölgelerde yer altı barajları oluşturmaya başladı. Böylece aşırı sıcak geçen yaz aylarında elimizdeki suların buharlaşarak yok olmasının önüne geçilmiş olacak.
Su sıkıntısı dünyanın diğer ülkelerinde de ciddi bir sorun oluşturuyor maalesef. İçme ve kullanma suyu ve sulama suyuna ulaşım gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Acil önlemler alınmazsa yakın gelecekte susuzluktan kaynaklanan salgın hastalıklar ve ölümlerin yaşanması hiçte içten değil. Dünyamızı bu hale getirenler yine bizleriz. Sorunu nasıl yarattıysak çözümünü de bulmak zorundayız. Su olmazsa en fazla ¾ gün yaşayabiliriz, su yoksa ekemeyiz açlıktan helak oluruz. Lütfen başta evlerimizde olmak üzere suyumuzu idareli ve kararında kullanalım. Unutmayalım ki su yoksa hayatta yok…