Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte gıda kaynaklı zehirlenme vakalarında da artış yaşanabileceği belirtildi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Aydın İl Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, özellikle toplu yemek üretimi yapan işletmeler, restoranlar, oteller, okul ve yurt yemekhanelerinde gıda güvenliği kurallarına daha fazla dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, gıda zehirlenmesinin hastalık yapıcı mikroorganizmalarla kirlenmiş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığı belirtilerek, mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterdiği ifade edildi. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekildi.
Gıda kaynaklı zehirlenmelerin büyük bölümünün bakteri kaynaklı olduğu belirtilen açıklamada, özellikle Salmonella bakterisinin çiğ veya iyi pişirilmemiş tavuk eti, yumurta ve pastörize edilmemiş süt ürünleri aracılığıyla bulaşabildiği kaydedildi.
Kişisel hijyenin gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan açıklamada, çalışanların el temizliğine dikkat etmesi, üretim ve servis alanlarının düzenli olarak temizlenmesi ve kullanılan ekipmanların dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Çiğ ve pişmiş ürünlerin aynı ortamda bulundurulmasının çapraz bulaşma riskini artırdığı belirtilirken, özellikle tavuk eti kaynaklı zehirlenmelerde bu durumun sıkça görüldüğü aktarıldı. Bu nedenle çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı tutulması gerektiği kaydedildi.
RENK, KOKU VE DOKU BOZULMALARINA DİKKAT!
Ayrıca et, tavuk, balık ve süt gibi ürünlerin yeterli sıcaklıkta pişirilmesinin ve uygun koşullarda saklanmasının önemine dikkat çekildi. Soğuk zincirin korunmaması ve pişirilmiş gıdaların uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesinin ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
Gıda üretiminde kullanılan suyun içme suyu kalitesinde olması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, birçok zararlı mikroorganizmanın su yoluyla da bulaşabildiği belirtildi.
Tüketicilere de uyarılarda bulunan Gıda Mühendisleri Odası, yemek tüketilen işletmelerde genel hijyen koşullarının gözlemlenmesi, uzun süre beklemiş veya renk, koku ve dokusunda bozulma görülen gıdaların tercih edilmemesi gerektiğini bildirdi.
Açıklamanın sonunda, güvenli gıda üretiminin tesadüfe bırakılamayacak kadar önemli olduğu vurgulanarak, gıda mühendislerinin bilgi ve uzmanlığının halk sağlığının korunmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.
GIDA ZEHİRLENMESİ NEDİR? GIDA ZEHİRLENMESİNİN BAŞLICA NEDENLERİ
Gıda zehirlenmesi; hastalık yapıcı mikroorganizmalarca kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıkan sağlık problemleridir. Bu mikroorganizmalar gıda içerisinde çoğalabilir ve toksin üretebilirler. Zehirlenme belirtileri genellikle mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateştir. Bu belirtiler bazen hafif belirtilerle geçse de çocuklar yaşlılar ve hastalar için hayati tehlike oluşturabilir. Hastalık yapan mikroorganizmalar çiftlikten çatala kadar birçok aşamada gıdalara bulaşabilir. Gıda zehirlenmeleri felçten ölüme kadar çok ciddi sonuçlar doğurabilir.
Gıda zehirlenmesine neden olan mikroorganizmalar biyolojik kökenli olabildiği gibi pestisit kalıntılarının neden olduğu kimyasal kaynaklıda olabilir. Ancak gıda kaynaklı zehirlenmeler çoğunlukla bakteri kaynaklı olmaktadır. Bu bakterinin kaynağı gıda, su, hayvan ve insan kaynaklı olabilmektedir. Basında sık sık karşılaştığımız tavuk zehirlenmelerinde neden olan Salmonella bakterisi genellikle çiğ veya az pişmiş et, kümes hayvanları, yumurta ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinde bulunur. Tüm dünyada gıda kaynaklı olarak en fazla rapor edilen hastalık olan Salmonella, çoğunlukla hijyenik olmayan koşullarda ve iyi pişmemiş kanatlı hayvanların tüketilmesi ile bulaşır.