İlk olarak, 1948'de William Shakespeare'in Onikinci Gece adlı oyununda, Olivia rolüyle profesyonel oyunculuğa adım atar. 1948'de mezun olunca Rockefeller bursu kazanarak, American Theatre Wing, Neighbourhood Playhouse ve Actors Studio'da eğitim görür.
Yurda döndüğünde mezun olduğu okulu Devlet Tiyatroları'na hoca olarak atanır. Yıldız Kenter, 1959 yılında Muhsin Ertuğrul'un haksız yere görevden alınmasını içine sindiremeyerek, kardeşi Müşfik Kenter'le Devlet Tiyatroları'ndan istifa eder
Yıldız Kenter, İstanbul'da 1961 yılında arkadaşları ile Kent Oyuncuları Topluluğu'nu kurar. Önce İstanbul'daki Karaca Tiyatrosu ile anlaşır ve 1959-1960 sezonunda Muhsin Ertuğrul yönetiminde oyunlar sahnelemeye başlarlar. Kent Oyuncuları çalışmalarını aynı adla 1962-1963 döneminden başlayarak Site Karaca, Dormen Tiyatroları'nda sürdürür. 1968 yılının sonuna doğru ise Harbiye'de yapılan Kenter Tiyatrosu'na geçerler, aynı yıl Hamlet ile Kenter Tiyatrosu perdelerini açar.
“Müşfik'le İstanbul'a geldik; evimiz de yoktu, paramız da.
Metin And'ın annesiyle babası tatile gitmişlerdi, bize o evi açtılar. Tek kişilik yatakta ben yatıyordum.
Müşfik de yerde yatıyordu. İlk oyunumuz Salıncakta iki Kişi'yi orada çıkardık.”
Yıldız Kenter,
sonrasında hayatının aşkı olacak Çineli hemşehrimiz ve Tiyatrocu 1926 doğumlu
Şükran Güngör'ü 1956'da “Dünkü Çocuk” oyununu izlerken tanır, çok etkilenir. 1961 Yılında Yıldız Kenter'in yönettiği ve Müşfik Kenter'in başrolünü oynadığı 'ÖFKE' adlı oyunla Kent Oyuncularına katılmıştır.
Babası Nuri Güngör bir dönem Çine Belediye Başkanlığı ve uzun yıllar Çine CHP İlçe Başkanlığı yapmış olan Şükran Güngör İlkokulu Çine'de okumuştur. Ortaokulu Aydın'da okuyan
Güngör, Liseyi İstanbul'da İstiklal Lisesi'nde okumuştur. Liseden sonra İstanbul Hukuk Fakültesine kaydını yaptırmış ama mezun olmadan ayrılmıştır.
Aslında
birbirleri ile pek de iyi anlaşarak başlamaz arkadaşlıkları, ancak daha sonra birbirlerini tanıyınca aşktan önce dostluk doğar aralarında.
Bu dostluk hiç tükenmeyen bir hayat arkadaşlığı ve aşkla da pekişince, ailelerine rağmen evlenme kararı alırlar.
Hayatın garip bir cilvesi , annesinin yaşadıkları bir sinema şeridi gibi Yıldız Kenyter',n başından aynen geçer. Annesi gibi ilk evliliğinden bir oğlu ve bu evliliği istemeyen iki dünür..!
Yıldız Kenter'in annesinin Şükran Güngör'ü çulsuz ve biraz da köylü bulmasına, Şükran Güngör'ün annesinin Yıldız Kenter'i dul ve çocuk sahibi olması nedeniyle istememesine rağmen, kimseyi dinlemeyerek nikah masasına otururlar. Hem de herkesten gizli.
1965 yılında Aydın'lı hemşehrimiz Oyun yazarı Dr. Hidayet Sayın 'ın kaleme aldığı “Pembe Kadın” 'daki oyunculuğuyla Yıldız Kenter adeta efsaneleşir. Tiyatronun biletleri haftalar öncesinden tükenir. “Pembe Kadın “ oyunundan hemen sonra.
Balayına gitmezler, kendilerine ait bir evleri bile yoktur. Ertesi gün tekrar sahnededirler. Ailelerinin evlendiklerinden haberi yoktur. Bir süre ailelerinin yanında kalarak, durumu bu şekilde idare ederler. Sonrasında işler yoluna girer.
Yıldız Kenter oyundan geç geldiği zamanlar, Şükran Güngör ona küçük notlar bırakır: “Sevgili, çok uykum geldi. Ama ben de seni seviyom
bitanem… Ş”
2002 yılında aramızdan ayrılan Şükran Güngör için Yıldız Kenter şöyle diyor
“Şimdi de onunla beraberim. Ben ölünce bitecek Şükran… Benim için tabii… Bir tek şeyim var; hep söylediğim gibi dokunamıyorsun, sarılamıyorsun.”
Devletten hiç destek almadan
inşa edilen Kenter Tiyatrosu için verilen uğraşlar, koltuk satışları gibi girişimler,
büyük emeklerle kurulan Kenter Tiyatrosu, bir sigorta primi sorunu yüzünden icradan satılmakla karşı karşıya kalır.
Sorunu aşmak için Sakıp Sabancı'yla konuşmak isteyen Yıldız Kenter, Sabancı'ya ulaşamaz.
Son çare gittiği dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e durumu anlatır ve sigorta şirketi anında icrayı kaldırıp, borcu yeniden yapılandırır.
Yıllar sonra 1991'de Demirel'le
yapılan bir söyleşide hiç aşk mektubu almadığı yönünde bir cümle okuyunca, Yıldız Hanım harekete geçer. “Hoş bir röportajdı.
Süleyman Bey'in o rahat, insancıl tavrını yansıtıyordu.
Birden içinden ona bir mektup yazmak ve 'Ben size bir aşk mektubu gönderiyorum' demek geldi. Yazdım. Tiyatromuzu hacizden nasıl kurtardığını hatırlattım ve bu nedenle ona duyduğum sevgiden, bu sevginin hiçbir zaman sarsılmayacağından söz ettim. Birkaç gün sonra telefonla aradı ve teşekkür etti.”
2009'da sahnede 60. yılını geride bırakırken, Eugene Stickland'ın yazdığı Kraliçe Lear adlı oyunu ile yine seyircinin alkışlarını alır.
2009'dan bu yana artık yılların verdiği yorgunluk ve rahatsızlıklar yakasını bırakmadığından çok sevdiği Tiyatro sahnesinden uzaktadır.
Şükran Güngör 15 Eylül 2002 tarihinde vefat ettikten sonra her yıl 3 ay yazlıkğında kaldığı Bodrum Turgutreis mezarlığında toprağa verilir.Ancak bir Aydın'lı olarak eşi Şükran Güngör'ün
ÇİNE MEZARLIĞINA nakledilerek defnedilmesi bir Aydın'lı olarak talebimdir.
Yetiştirdiği onlarca oyuncu ile Aydın Milletvekili ve Bakanlık yapan Yüksel Yalova ile de birlikte oyunlar oynayan , Çine'li oyuncu ve yazar, Yalçın Dinçer'in de esinlendiği Şükran Güngör ve Yıldız Kenter adı birlikte , önerim üzerine Aydın da Efeler de adları verilen Tiyatro salonunda yaşıyor.
Bugün 91 yaşındaki ünlü sanatçımızın en kısa zamanda şifa bulması dileklerimizle , sevgili yengemiz ve Aydın'ın gelini Yıldız Kenter'e geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz.
Köşe yazımızın yayınlandığı gün usta sanatçı Yıldız Kenter'in vefat haberi duyuldu. Yıldız Kenter'e rahmet dilerken yakınlarının ve sevenlerinin başı sağolsun diyoruz.
SÖZÜN ÖZÜ : DÜNYADA HİÇ KİMSE SEYİRCİ KOLTUĞUNDA OTURAN CESUR İNSANLARI ALKIŞLAMAZ, ALKIŞLAR HEP SAHNEYE ÇIKANLAR İÇİNDİR.
MEHMET ÖZÇAKIR
P.K:110 EFELER – AYDIN
GSM : 0.532.3722627