AŞIRI YAĞIŞLAR VE KURAKLIK…

Abone Ol

Son yıllarda ülke genelinde yağışların normallerin de altında olması sebebiyle barajlar kuruma noktasına gelirken bir çok göl, gölet ve dereler su seviyelerinin çok altında kalmıştı.

Tarım kenti olan Aydın il genelinde tarlalara kademeli olarak su verildiği dönemler oldu. Büyük Menderes Nehri’nin tamamen kuruduğuna da tanıklık ettik. Bu nedenle Bozdoğan Barajından periyodik aralıklarla ekili araziler için su salındı. Ancak bu da üretim için yeterli gelmedi.

Bu yıl özellikle ilk 4 ay Türkiye genelinde rekor seviyelere ulaşan Özellikle de Ocak ayında bazı bölgelerde geçmiş yıllara kıyasla 4 kat fazla yağış oldu. Bu durum çiftçilerimizi hem sevindirdi hem üzdü. Yaşanan sel baskınlarından ekili araziler de zarar gördü. Zira uzun yıllardan bu yana böyle yağışlar görülmemişti. Barajlar göller ve göletler taştı. Dereler, ırmaklar halen tabiri caizse gürül gürül akmaya devam ederken, uzmanlar ülkemizin yakın gelecekte küresel ısınmadan kaynaklı kuraklığın yaşanabileceği bilgisini aktarıyor.

Son 50 yılın en kurak dönemini geçen yılın ilk 9 ayında yaşadığımız göz önünde bulundurulursa 2026 yılında meteoroloji uzmanlarına göre yaz aylarında sıcaklık rekorunun kırılabileceği öngörülüyor.

Bu gerçekleşir mi bilinmez ama şimdi elimizde var olan mevcut su kaynaklarımızı en iyi şekilde kullanmalı, su kaynaklarının değeri bilinmeli ve gelecekte yaşanabilecek kuraklığa karşı tedbirli olunmalıdır.

Kısa dönemli son yağışlara aldanarak suyumuzu bilinçsiz kullanmamalıyız.
İlkim değişiklikleri nedeniyle Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı en büyük tehlikelerden biridir kuraklık. Sağlığımızla ilgili bazı rahatsızlıkları yenmek için yaşam tarzı değişikliği gerekiyorsa kuraklığa karşı da su yönetimi yaşam tarzı haline getirilmelidir...