Ülke genelinde uygulanan asgari ücret politikaları artık sadece alt gelir grubunu değil, genel ücret dengelerini de derinden etkiliyor. Konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, mevcut bütçe dengeleri ve vergi kesintileri üzerinden önemli rakamları paylaştı.
Açlık sınırı ile aradaki fark büyüyor
Halihazırda 28 bin 75 TL olarak ödenen net asgari tutarın alım gücü karşısındaki durumu uzman isim tarafından detaylandırıldı. Mayıs 2026 verilerine göre dört kişilik bir hanenin sağlıklı gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırı 35 bin TL seviyesini çoktan geride bıraktı. Aradaki uçurumun yaklaşık 7 bin TL'ye ulaştığını belirten Erdursun, açıklanacak yeni enflasyon rakamlarıyla bu makasın daha da açılabileceğini kaydetti. Hükümetin ekonomi programı ve yasal düzenlemeler göz önüne alındığında, temmuz ayında çalışanları rahatlatacak bir ara zammın ufukta görünmediği ifade edildi.
Sözleşmeli personelin gelir kaybı
Ara zam beklentisinin zayıf olması, özel sektördeki diğer maaş gruplarının da yıl sonuna kadar sabit kalacağı anlamına geliyor. Ancak brüt ücret üzerinden anlaşması olan çalışanların durumu çok daha farklı bir boyuta ulaşıyor. 2026'nın başında yüzde 16 olarak duyurulan enflasyon hedefine göre planlanan vergi dilimleri, net kazançların aylar ilerledikçe hızla azalmasına yol açıyor.
Özgür Erdursun'un hesaplamalarına göre, ocak ayından aralık ayına kadar yaşanan kuruşu kuruşuna gelir kayıpları şu şekilde tabloya yansıyor:
-
Brüt kazancı 50 bin TL olan bir kişi, seneye 40 bin 200 TL net gelirle başlarken aralık ayında eline geçen tutar 36 bin 500 TL'ye iniyor.
-
Aylık brüt 100 bin TL kazanan personelin ocak ayındaki 75 bin 900 TL'lik net maaşı, yılın son ayında 65 bin 700 TL'ye kadar geriliyor.
-
Brüt 150 bin TL'lik anlaşması olan çalışanın cebine ilk ay 111 bin 700 TL girerken, bu rakam senenin sonunda 95 bin 400 TL'ye düşüyor.
-
200 bin TL brüt ücrete sahip olanların ocak ayında aldığı 147 bin 400 TL net rakam ise aralık bordrosunda 114 bin 800 TL olarak hesaplanıyor.
Üst düzey çalışanlarda kesinti daha derin
Vergi dilimi yükünün en çok hissedildiği grup ise sosyal güvenlik primine esas kazanç tavanında, yani asgari ücretin yaklaşık 9 katı gelir elde edenlerde görülüyor. Bu grupta yer alan bir profesyonelin ocak ayında hesabına yatan 213 bin 800 TL'lik net maaş, sene sonu geldiğinde 167 bin TL seviyesine çakılıyor. Ortaya çıkan bu enflasyon ve vergi dilimi baskısı dikkate alındığında, uzmanlar tarafından ücretlerde yeni bir düzenlemeye gidilmesinin artık toplumsal bir zorunluluk haline geldiği kaydediliyor.